27 Eylül Pazar günü Çankaya’da olağanüstü bir gün yaşandı.
YENİ Parti üyeleri, ilçe örgüt başkanını doğrudan seçmek için sandık başına gitti. Çankaya’da yalnızca bir ilçe başkanı seçilmedi; aynı zamanda örgütün iradesinin, üyenin söz ve karar hakkının ne anlama geldiği de ortaya konuldu.
Tam anlamıyla bir demokrasi şöleni yaşandı.
Bu seçim, geçmiş seçimlerden farklıydı. Daha önceki dönemlerde çoğu zaman “işaret edilen” aday ya da adaylara oy vermek için sandık kuruluyor, katılım düşük kalıyor, örgüt içindeki delege ağaları kendi adaylarını belirleyip örgütü o tercihe yönlendirmeye çalışıyordu.
Böyle bir anlayış, zaman içerisinde partinin demokrasi geleneğini zayıflattı. Delege gücü, kişisel ilişkiler ve bireysel çıkarlar öne çıktığında seçimler de gerçek anlamından uzaklaşıyor, göstermelik bir demokrasi görüntüsüne dönüşüyordu.
Bu kez öyle olmadı.
Genel Başkan Özgür Özel’in 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla ortaya koyduğu yeni anlayış, örgütlerde doğrudan demokrasinin önünü açtı. Artık örgütler kendi başkanlarını doğrudan seçebilecekti. Delege sistemi, yasaların zorunlu kıldığı alanlarla sınırlanacak; esas olan üyenin doğrudan iradesi olacaktı.
Bu değişim, elbette yıllardır delege sistemi üzerinden siyaset yapanları rahatsız etti.
Ancak Çankaya’da sandık konuştu. YENİ Parti’nin kuruluş sürecinde örgüte katılanların yaklaşık yarısının yeni üyelerden oluşması da bu değişimin önemli göstergelerinden biriydi. Çankaya’da yeni üyeler yalnızca sayısal bir büyüklük oluşturmadı; aynı zamanda yeni bir siyaset anlayışının taşıyıcısı oldu. Örgüt üyeleri, eski siyaset tarzının alışkanlıklarını değil, yeni nesil siyaseti tercih etti.
Seçim sürecinde adaylardan biri hakkında “ilçe örgütünün adayı”, “belediyenin adayı” gibi çeşitli iddialar ortaya atıldı. Ancak Çankaya üyesi, dedikoduların ve yönlendirmelerin peşinden gitmedi.
Kendi iradesiyle karar verdi.
Ve sandıktan Ercan Başal çıktı. Başal, rakibini 518 oy farkla geride bırakarak Çankaya İlçe Başkanı seçildi.
27 Eylül’ün bir başka anlamı daha vardı. Aynı gün, Kırşehir Kuyu Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in doğum günüydü. Seçimin ardından Ercan Başal, Hüseyin Can Güner’i selamlayarak seçim başarısını onun doğum günü hediyesi olarak ilan etti.
Bu tablo, seçim sürecinde ortaya atılan “belediyenin adayı” söylemlerine de kendi cevabını verdi.
Çünkü sandıkta kazanan bir belediye hesabı değil, üyenin iradesi oldu.
Özgür Özel’in ortaya koyduğu “Söz ve karar üyenin, irade üyenin” anlayışı Çankaya’da karşılığını buldu.
Çankaya üyeleri, kendilerine dayatılmak istenen tercihlere boyun eğmedi. Örgütün iradesinin üzerine konulmak istenen hiçbir ipoteği kabul etmedi.
Bu seçimin asıl önemi de burada. Çankaya’da artık yeni bir dönem başlamıştır.
Ercan Başal ve yeni ilçe yönetiminin önünde önemli bir sorumluluk bulunmaktadır: Seçim sürecinde verilen sözleri yerine getirmek, örgütün bütün bileşenlerini bir araya getirmek ve üyelerin yönetime yalnızca seçim gününde değil, siyasetin her aşamasında katılmasını sağlamak.
Çünkü doğrudan seçilmek, yalnızca bir yetki değildir. Aynı zamanda hesap verme sorumluluğudur.
Çankaya örgütü, kendisine verilen bu yetkiyi büyük bir motivasyon ve enerjiyle kullanmak zorundadır. Farklı görüşleri, farklı geçmişleri ve farklı siyaset anlayışlarını aynı örgüt çatısı altında buluşturmak; kişisel hesapların değil, ortak hedeflerin örgütünü yaratmak zorundadır.
Çankaya’da verilen mesaj açıktır:
SÖZ VE KARAR ÜYENİN,
HESAP VERMEK YÖNETİMİN OLACAK.
27 Eylül’de Çankaya’da ortaya çıkan irade yalnızca bir ilçe başkanlığı seçiminin sonucu değildir.
Bu irade, siyasetin örgüt tabanından yeniden kurulabileceğini gösteren önemli bir deneyimdir.
Çankaya’nın sandığından çıkan bu demokrasi iradesi, dalga dalga büyüyerek örgütü güçlendirecektir.
Çünkü demokrasi mücadelesi ile iktidar mücadelesi birbirinden ayrı değildir.
Üyenin söz sahibi olduğu, örgütün kendi kararını verdiği ve yönetimlerin üyeye hesap verdiği bir siyaset anlayışı; Çankaya’dan başlayarak daha geniş bir demokrasi mücadelesinin de önünü açabilir.
27 Eylül’de Çankaya yalnızca bir başkan seçmedi.
Çankaya kendi iradesine sahip çıktı.