Bir şehrin hafızası yalnızca meydanlarında, anıtlarında, eski binalarında saklanmaz. Bazen bir nikâh defterinde, bir salonun kapısında, yıllar sonra albümden çıkarılan bir fotoğrafta yaşar.

Ankara’da resmi nikâhın mekân hikâyesi, Cumhuriyet’in yeni hukuk düzeniyle başladı. 1926 tarihli Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlüğe girmesiyle evlilik, devlet tarafından tanınan ve kayıt altına alınan resmi bir akit haline geldi. Başkentte bu akdin nerede gerçekleştiğini gösteren erken tarihli kayıtlardan biri, 22 Mayıs 1930’da Ankara Şehremaneti’nin evlenme salonunda kıyılan bir nikâhtan söz ediyor. Rukiye Hanım ile Hüsnü Bey’in nikâhını, dönemin Şehremini Nevzat Bey kıymıştı.
Yıllar sonra Ankara’nın nikâh hafızasına Türk Ocağı binası da eklendi. Namazgâh Tepesi’ndeki bu yapı, önce Türk Ocaklarına, ardından Halkevi’ne ev sahipliği yaptı. Halkevlerinin kapatılmasından sonra binanın bir bölümü Ankara Belediyesi tarafından nikâh salonu olarak kullanıldı. Kaynaklar bu dönemi 1950’lerin başından 1960’ların başına kadar uzatıyor. Böylece Cumhuriyet’in kültür hayatında önemli yeri olan bir yapı, Ankaralıların hayatlarını birleştirdiği törenlere de tanıklık etti.
Sonra Gençlik Parkı… Parkın içindeki nikâh salonu, kuşaklar boyunca Ankaralıların ortak hatıralarından biri oldu. Dönemin gazeteleri, 1975’te burada kıyılan nikâhlardan söz ediyor. Benim ilk nikâhım 1977’de evde kıyılmıştı. Gençlik Parkı’ndaki nikâhım ise 1982’de, ikinci nikâhımdı. Bu nedenle o salon, Ankara’nın ortak hafızasının yanı sıra benim hayatımda da özel bir yere sahip.
Gençlik Parkı’ndaki salonun geçmişi anlatılırken bir tarih ayrımına dikkat etmek gerekiyor. Göl Gazinosu binasının 1942’de yapıldığı biliniyor; ancak binanın gazino ve nikâh salonu olarak hangi tarihlerde kullanıldığı konusunda kaynaklar aynı kronolojiyi vermiyor. Bir akademik çalışma Göl Gazinosu’nun 1970’lerden itibaren nikâh salonu işlevi gördüğünü, 1980’lerin başında da bu hizmetin sürdüğünü belirtiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2015 tarihli açıklamasında ise yapının 1980’lere kadar Göl Gazinosu olarak kullanıldığı, daha sonra ikiye bölünerek doğu bölümünün Nikâh Sarayı’na dönüştürüldüğü aktarılıyor. Dönem gazetelerindeki haberler, Gençlik Parkı’nda nikâh salonunun 1970’lerin ortasında faal olduğunu gösteriyor.
Ankara’nın resmi nikâh mekânları, tek bir salonun kapanıp diğerinin açıldığı düz bir çizgi izlemedi. Şehremaneti’nin evlenme salonu, Türk Ocağı binasının bir bölümü ve Gençlik Parkı gibi yerler farklı dönemlerde bu hikâyenin parçası oldu. Belediye hizmeti zamanla başka salonlara ve tören mekânlarına da yayıldı. Gençlik Parkı’ndaki tarihî salon ise yenilenerek 2023’te 100. Yıl Nikâh Salonu adıyla yeniden hizmete açıldı.
Bir zamanlar Şehremaneti binasında atılan imzalar, sonra Türk Ocağı’nın tarihî duvarları arasında ve Gençlik Parkı’nın göl kıyısında sürdü. Her çift kendi gününü yaşadı; şehir de onların mutluluğuna sessizce tanıklık etti. Benim 1982’de Gençlik Parkı’nda kıyılan ikinci nikâhım da bu uzun Ankara hikâyesinin kişisel hafızamdaki yerini koruyor.