Ankara’nın binlerce yıllık tarihine tanıklık eden Ulus, yıllardır beklediği değişim ve dönüşüm sürecine giriyor. Başkent Ankara’nın tarihi ve kültürel mirasını yeniden gün yüzüne çıkarmayı amaçlayan proje, kentin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ulus, Çankırı Caddesi ve İsmetpaşa Mahallesi'ni kapsayan dönüşüm bölgesinde mevzuata aykırı faaliyet gösteren, tarihi kimliğe zarar veren pavyon ve eğlence mekanlarının ve batakhanelerin yıkım işlemleri tamamlanmış.

Bölgenin tarihi ve kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmalar Hacı Bayram-ı Veli Türbesi, Augustus Tapınağı, Tarihi Roma Hamamı, Ankara Kalesi, 1. Meclis Binası ve tarihi Kral Yolu'nu kapsayan mirası gün yüzüne çıkacak.

İçişleri Bakanı Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara’yı huzurun ve güvenin şehri, tarihin ve kültürün başkenti yapmak için çalıştıklarını belirtti.

Ulus’ta yeni bir dönemin başladığını vurgulayan Şahin, bölgenin manevi ve kültürel dokusuna uygun olmayan, vatandaşların huzurunu bozan ve güvenliği tehdit eden yapılara müdahale edildiğini ifade etti.

Ulus, Çankırı Caddesi ve İsmetpaşa Mahallesi’ni kapsayan dönüşüm alanında, mevzuata aykırı faaliyet gösteren, tarihi kimliğe zarar veren yapıların ve kamuoyunda batakhane olarak nitelendirilen işletmelerin yıkım işlemlerinin tamamlandığı bildirildi.

TARİHİ BAŞKENTİN KİMLİĞİ YENİDEN ORTAYA ÇIKIYOR

Asıl önemli olan ise yıkımların ardından bölgenin nasıl yeniden düzenleneceği...

Ankara’nın tarihi mirasını korumayı ve ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalar kapsamında Hacı Bayram-ı Veli Türbesi, Augustus Tapınağı, Tarihi Roma Hamamı, Ankara Kalesi, Birinci Meclis Binası ve tarihi Kral Yolu gibi önemli değerlerin birbirleriyle bütünleşmesi hedefleniyor.

Böylece Ankara'nın binlerce yıllık geçmişi yalnızca kitaplarda ve tarih sayfalarında kalmayacak, kentin sokaklarında yeniden hayat bulacak.

ANKARA TURİZMİNDE YENİ BİR SAYFA AÇILABİLİR

Aslında Ulus için düşünülen bu proje son derece önemli ve heyecan verici.

Yıllardır bakımsızlık, plansız yapılaşma ve çeşitli sorunlarla gündeme gelen Ulus'un tarihi kimliğine yeniden kavuşması, yalnızca bölge sakinleri için değil, bütün Ankara için büyük kazanım olacaktır.

Özellikle çalışmaların Kültür Yolu güzergâhıyla bütünleştirilmesi, Ankara'nın tarihi ve kültürel zenginliklerinin uluslararası turizme açılması açısından önemli bir fırsat yaratabilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var: Dönüşüm yalnızca yıkımlardan ibaret kalmamalı. Tarihi yapılar korunmalı, çevre düzenlemeleri yapılmalı, yaya ulaşımı kolaylaştırılmalı ve bölgeyi ziyaret edenlerin zaman geçirebileceği sosyal alanlar oluşturulmalı.

Esnafın, bölge sakinlerinin ve kentin kültürel dokusunun da bu dönüşümün bir parçası olması gerekiyor.

ULUS, BAŞKENTE YAKIŞAN BİR CAZİBE MERKEZİ OLMALI

Ankara, yalnızca devlet kurumlarından, bakanlıklardan ve kamu binalarından ibaret bir başkent değil. Binlerce yıllık geçmişi, Roma'dan Osmanlı'ya uzanan tarihi ve Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden yapılarıyla çok büyük bir kültürel zenginliğe sahip.

Bu zenginliğin en önemli merkezlerinden biri de Ulus.

Dileğimiz, başlatılan çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi ve Ulus'un geçmişteki tarihi ihtişamına yeniden kavuşmasıdır.

Doğru planlama ve güçlü bir uygulamayla Ulus; tarihi dokusuyla bütünleşen, nezih, güvenli ve turistlerin ilgiyle ziyaret edeceği bir kültür ve turizm merkezine dönüşebilir.

Kısacası, Ulus'un yeniden ayağa kaldırılması Ankara'nın tarihine, kültürüne ve geleceğine yapılacak en değerli yatırımlardan biri olacaktır.