“UZMAN PSİKOLOG MERVE SOYLU TAŞ ANLATTI”

Uzman Psikolog Merve Soylu Taş, insan psikolojisi, kendini tanıma, ilişkilerde tekrar eden davranışlar ve terapi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek şeref derecesiyle mezun olan Soylu Taş, Ankara Üniversitesi Aile Danışmanlığı yüksek lisans programını tamamladı. Üç yıldır Ümitköy’de İlk Esen Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde koordinatör olarak görev yapan Soylu Taş, aynı zamanda bireysel ve aile terapileri gerçekleştiriyor.

“İnsan kendisini tam anlamıyla tanıyamaz”

Bir insanı tamamen tanımanın mümkün olmadığını belirten Soylu Taş, psikoterapide temel amacın kişinin kendisine yönelik iç görüsünü artırmak olduğunu söyledi. Danışanların terapi sürecinde daha önce fark etmedikleri bazı davranışlarının ve duygularının nedenlerini keşfedebildiğini ifade etti.

“Kaçındığımız duygular davranışlarımızda ortaya çıkıyor”

İnsanların bazı duygulara yaklaşırken bazılarından kaçındığını belirten Soylu Taş, bastırılan duyguların ortadan kalkmadığını vurguladı. Başarısızlık duygusunun zorbalık, aşırı çalışma, sürekli gülümseme veya gereğinden fazla özür dileme gibi farklı davranışlarla kendisini gösterebileceğini söyledi.

“Ben böyleyim demek çaresizliğe dönüşebilir”

“Ben böyleyim” düşüncesinin kişinin kendisini gözlemlemesi açısından önemli olabileceğini belirten Soylu Taş, ancak kişinin davranışlarının nedenlerini değiştiremeyeceğine inanmasının çaresizlik yaratabileceğini ifade etti. İşlevsel olmayan davranışların fark edilmesinin ve gerektiğinde terapi desteği alınmasının önemli olduğunu dile getirdi.

“İnsanlar bildikleri yola dönüyor”

Kişilerin kendilerine iyi gelmediğini bildikleri ilişki ve davranışlara geri dönebilmelerinde alışkanlık ve belirsizlik korkusunun etkili olabileceğini belirten Soylu Taş, özellikle kaygılı bağlanan kişilerin bildikleri yolu değiştirmekten kaçınabildiğini söyledi.

“Kendimizi tanımaya zaman ayırmalıyız”

Günümüzde insanların yoğun uyaranlar nedeniyle kendileriyle baş başa kalmaya yeterince zaman ayıramadığını belirten Soylu Taş, insanların öncelikle kendilerini anlamaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kişinin kendisini anlayabildiğinde başkaları tarafından daha rahat anlaşılabileceğini ve kabul edilebileceğini ifade etti.

“Bu gerçekten benim fikrim mi?”

Soylu Taş, herkesin kendisine zaman zaman “Bu gerçekten benim fikrim mi, yoksa bu düşünceyi bana insanlar mı dayattı?” sorusunu sorması gerektiğini belirtti. Bu sorgulamanın kişinin kendisini daha az yargılamasına ve kendisini daha kolay kabul etmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

“Güven ilişkisi terapinin temelinde”

Terapist ve danışan arasında güven ilişkisi kurulmasının terapi sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Soylu Taş, danışanın yargılanmayacağını ve terapistin kendi düşüncelerini dayatmayacağını bilmesi gerektiğini ifade etti. Sağlıklı bir terapötik ilişkinin oluşmadığı görüşmelerin terapi sürecinin amacına ulaşmasını zorlaştırabileceğini dile getirdi.