Bir çoğumuz hasta olmadan doktora gitmiyor, düzenli sağlık kontrollerini bile yaptırmıyoruz!Günlük işlerimizin telaşında, bir yandan teknolojideki baş döndürücü gelişmelerin nimetlerinden faydalanırken, diğer yandan modern yaşamın olumsuzluklarına maruz kalabiliyoruz.
Modern çağda sağlığımızı olumsuz etkileyen bir çok etkenler var. Ancak bunların hiç birisine dikkat etmiyoruz. Fonksiyonel Tıp çalışmaları konusunda Uzman Dr. Aynur Ketene’nin bir yazısını okudum. Hastalıklara yol açan temel nedenleri sıralıyor. Yaşam tarzı, beslenme, egzersiz, uyku ve toksin maruziyetlerinin/zorunlu olunmasının/ önemli bir yer tuttuğunu vurguluyor ve “Son yüzyılda beslenmenin değişmesi, hareketsizlik, toksinin artması, kronik hastalıkların artmasına neden oluyor” diyor.
Sağlıksız beslenmenin temelini oluşturan hazır, katkı maddeli, paketli, yiyeceklerin vücudun işleyişini bozduğunu, vitamin- mineral gibi mikrobesinler eksikliğinin ruh-zihin-beden ilişkisini bozarak hastalıkları davet ettiğini söyleyen Dr. Aynur Ketene, liften zengin mevsim sebze ve meyvelerin, Omega 3, zeytinyağı gibi sağlıklı yağların, yoğurt, turşu ve sirke gibi fermente gıdaların beslenmeye dahil edilmesinin önemini vurguluyor
Yetersiz su tüketimi
Günlük su tüketimi konusuna da değinen Dr. Ketene, “Vücut sağlığı için gerekli günlük sıvı tüketimi herkes için aynı değil. Kişi kilosunu 30-40 ml ile çarparak günde alması gereken sıvı miktarını hesaplayabilir. Her gün yeterli sıvı alımının sağlanmasına ve bunun çoğunun su ile karşılanmasına özen göstermek çok önemli. Zira yeterli su tüketimi hücrelerin işleyişi ve toksinlerin atılabilmesi için de şart. Şekerli içecekler su yerine geçmeyip aksine vücuda zarar veriyor.” uyarısında bulunuyor.
Bir çoğumuz özellikle sıcak havalarda marketlerden pet şilerden su içiyoruz.Dr. Aynur Ketene bunu çok sakıncalı buluyor ve “Hormon bozucu içeren plastik şişelerden su içilmesi uzun vadede adet düzensizliklerine, erken ergenliğe, erkeklerde jinekomastiye (meme büyümesi) sebep olabileceğinden cam şişeden su içilmeli, plastikten kaçınılmalıdır.” diyor.
Uzman Dr. Ketene sağlığımız için dikkat etmemiz gerekenleri şöyle sıralıyor :
Hareketsiz yaşam - günlük en az 30-60 dakika tempolu yürümek, haftada 2-3 gün kas çalıştıracak şekilde fitness yapmak ve kas esnekliği için yoga- platesten faydanlanmak önemli.
Aşırı çay-kahve içilmesi Çay ve kahveyi günlük bir-iki fincandan fazla tüketmemeye özen gösterin. Aşırı tüketim, kafeinin uyarıcı etkisi nedeniyle stresin artmasına neden olurken, diüretik etki nedeniyle idrara sık çıkılmasına, bu sırada da fazlaca magnezyum atılımına neden oluyor. Bu da bedenin işleyişini olumsuz etkiliyor.
Gün ışığından faydalanmamak - Gün ışığı vücudumuzda mutluluk ve uykuyu düzenleyen serotonin ve melatonin hormonunun salınımını destekliyor. Öğlen dik ışıkta UVB ışınlarının hakim olduğu saatlerde kısa süreli güneşlenmek D vitamini yapımına katkı sağlıyor.
Yetersiz ve kalitesiz uyku - Geç saatlere kadar televizyon karşısında uyanık kalmak, gürültülü ve sesli ortamda uyumak melatonin ve büyüme hormonu salınımını olumsuz etkiliyor. Melatonin en güçlü antioksidan hormonu olduğundan kaliteli ve yeterli uykuya çok önem vermek, mutlaka en geç 23.00’da yatakta olmak ve en az 8 saat deliksiz uyumak büyük fayda sağlıyor.
Sosyal hayattan kopmak - Dr. Aynur Ketene, özellikle toplumumuzda ilerleyen yaş ile birlikte işitsel sorunlar ve kronik hastalıklar derken sosyal hayattan uzaklaşmanın çok sık görüldüğünü belirterek, anti-sosyal yaşam tarzının psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini söylüyor. Dr. Ketene “Evrimsel sürece baktığımızda insanoğlu tek başına yaşamamıştır ve sosyal hayattan ayrı kalmayı tolere edemez. Bunun vücutta oluşturacağı kronik stres bedenin biyokimyasal ve hormonal işleyişini bozarak psikosomatik denilen hastalıklara yol açarabilir. Bu nedenle her zaman sosyal hayatın içerisinde olmaya önem vermek psikolojik ve fiziksel sağlığımızı da olumlu etkileyecektir” diyor.