6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde, yaklaşık dokuz saat arayla 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana geldi. Resmî açıklamalara göre, 50 binden fazla can kaybının yaşandığı bu felakette, bölge genelinde 200 binden fazla bina ağır hasar aldı. Ancak, bu acı kayıplarımızın nedenlerini yeterince sorgulamadık ve unutma eğilimine girdik. Bugün aynı ölçekte bir deprem yaşansaydı, durumumuz ne olurdu? Geçen iki yıl içinde gerçekten yeterli dersi çıkarabildik mi?

Uzmanlardan kritik uyarılar

Yer bilimciler, özellikle eski binaların denetimi ve güçlendirilmesi gerekliliğine dikkat çekiyor. "Bu yapılar güçlendirildi mi ya da dönüşüme uğradı mı?" sorusu hâlâ cevap bekliyor. Özellikle, Türkiye'nin ekonomik merkezi olan İstanbul büyük bir risk altında. Son günlerde Ege Denizi'nde, özellikle Santorini Adası bölgesinde meydana gelen 400'den fazla sarsıntı, Kuşadası ve İzmir Körfezi'nde de büyük depremler olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, acilen önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

"Riskli binalarda yaşamaya devam etmemeliyiz"

Depremler doğanın bir gerçeği olsa da, afetleri oluşturan unsur dayanıksız yapılardır. Uzmanlar, sorumluluğun sadece yetkili mercilerde olmadığını, vatandaşların da bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. "Binalarımızın denetimlerini yaptırmak zorundayız. Riskli yapılarda yaşamaya devam etmek, can güvenliğimizi tehlikeye atmak demektir. İnsan hayatı paha biçilmezdir. Ev sahipleri olarak sorumluluk almalı, bir daha benzer acıları yaşamamak için gerekeni yapmalıyız."

 Kaybedecek zamanımız yok

Uzmanlar, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerin altyapı ve yapı stoğunun olası büyük depremlere karşı güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor ve şunları ekliyor : "Bu konuda kaybedecek zamanımız yok. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki şehirler ciddi bir tehdit altında. İstanbul'da olası depremin büyüklüğünün 7 ve üzerinde olacağı öngörülüyor. Şehirdeki mevcut yapı stokunun büyük bölümü risk taşıyor ve bu durumun bedeli çok ağır olabilir."

Depreme dayanıklı bir ülke inşa etmek için zaman kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Gelecekte benzer acıları yaşamamak için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi şart

Bu uyarılara rağmen Türkiye büyük depreme hâlâ hazırlıklı değil