İnsan bazen susmayı seçer. Çünkü bilir ki her söz, her tartışma, her karşı çıkış bir anlam taşımaz. Ama bazı insanlar vardır; suskunluğu zayıflık, mesafeyi suç, farklı düşünmeyi ise neredeyse bir ihanet gibi görür.
Bugünün en görünmez ama en yaygın hastalıklarından biri bu: herkesin her konuda fikri olması ve bu fikri tartışılmaz bir doğru gibi sunması.
Oysa asıl mesele fikir değil, tavırdır.
Bir konuda bilgisi olsun ya da olmasın, kendini mutlak doğru kabul eden o tavır… Karşısındakini dinlemeyen, anlamaya çalışmayan, sadece kendi haklılığını büyüten o bakış açısı… İşte insanı yoran da, uzaklaştıran da tam olarak budur.
Çünkü bu insanlar için mesele “doğruyu bulmak” değildir.
Mesele, “haklı çıkmak”tır.
Ve ne yazık ki haklı çıkma arzusu, çoğu zaman insan olmanın önüne geçer.
Bir noktadan sonra kendinizi anlatmayı bırakırsınız. Çünkü anlatsanız da anlaşılmayacağınızı bilirsiniz. Cümlelerinizin çarpıtılacağını, niyetinizin sorgulanacağını, hatta suskunluğunuzun bile aleyhinize kullanılacağını fark edersiniz.
İşte o an değişmezsiniz aslında.
Sadece yorulursunuz.
Ama dışarıdan bakıldığında hikaye çoktan yazılmıştır:
“Eskisi gibi değil.”
“Değişmiş.”
“Artık uzak.”
Oysa kimse şunu sormaz:
Neden?
Kimse kendine dönüp bakmaz.
Hiç kimse “Acaba ben mi dinlemedim, ben mi bastırdım, ben mi hep haklı olmaya çalıştım?” demez.
Çünkü bu tür bir yüzleşme cesaret ister.
Ve çoğu insan, başkasını eleştirmeyi, kendine ayna tutmaktan daha kolay bulur.
Oysa ilişkiler, tartışmalar, fikir ayrılıkları… Bunların hiçbiri bir yarış değildir. Kim daha haklı diye ölçülen bir alan hiç değildir. Bazen en doğru şey, karşıdakini anlamaya çalışmak bazen de geri çekilmeyi bilmektir.
Ama ne garip ki, geri çekilen hep suçlu ilan edilir.
Çünkü gürültünün içinde sessizlik anlaşılmaz.
Çünkü ego, en çok sessizliğe tahammül edemez.
Ve insan en çok da burada kırılır:
Anlaşılmadığı için değil…
Anlaşılmak hiç denenmediği için.
Belki de bu yüzden bazı mesafeler bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Bazı suskunluklar bir tavır değil, bir korunma biçimidir.
Ve bazı insanlar hayatımızdan çıkmaz…
Sadece artık içimizde yer kaplamaz.