Sigaranın zararları yıllardır anlatılıyor. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, sigaranın yalnızca içeni değil; o ortamda sonradan bulunan kişileri de ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Üstelik tehlike yalnızca havada kalan dumandan ibaret değil.

Sigara içildikten sonra duvarlara, halılara, koltuklara, perdelere ve araç döşemelerine sinen kimyasal kalıntılar da uzun yıllar etkisini sürdürüyor.

Bir ev ya da otomobil satın aldığınızı düşünün. Sizden önce o ortamda yoğun şekilde sigara içilmişse, görünmeyen ama sağlığı tehdit eden zehirli bir tabaka ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Uzmanların “üçüncü el sigara dumanı” olarak adlandırdığı bu durum, özellikle çocuklar ve bebekler için büyük risk oluşturuyor.

Çin’de 15-24 yaş aralığındaki 12 bin genç üzerinde yapılan araştırma, sigaranın yalnızca aktif içicilerde değil; sigara dumanına maruz kalan kişilerde de ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koydu. Araştırmada, sigara içilmeyen ancak daha önce sigara kullanılan ortamlarda bulunan kişilerde bile akciğer kanseri riskinin ciddi ölçüde arttığı belirtildi.

Toplumda yaygın bir yanlış inanış var: “Camı açtık, kapıyı havalandırdık, artık zarar kalmadı…”

Oysa bilimsel çalışmalar bunun tam tersini söylüyor. Sigara dumanındaki toksik maddeler; duvarlara, eşyalara, kumaşlara ve araç iç yüzeylerine yapışıyor. Zamanla bu maddeler daha tehlikeli kimyasal bileşiklere dönüşerek insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.

Özellikle evlerde ve otomobillerde bu durum çok daha büyük risk taşıyor. Çünkü kapalı alanlarda biriken toksik kalıntılar uzun süre ortamda kalabiliyor. Araç koltukları, tavan döşemeleri, emniyet kemerleri hatta klima sistemleri bile sigara kalıntılarını tutabiliyor.

Bu nedenle gelecekte yalnızca “hasarsız araç” değil, “sigara içilmemiş araç” kavramının da önem kazanması bekleniyor. Aynı durum konut sektörü için de geçerli olabilir.

SİGORTA ŞİRKETLERİ YENİ DÖNEME HAZIRLANABİLİR

Uzmanlara göre ilerleyen yıllarda sigorta şirketleri, sigara içilmiş ev ve araçları farklı kategorilerde değerlendirebilir. Çünkü bu durum yalnızca temizlik sorunu değil, aynı zamanda sağlık riski anlamına geliyor.

Sigara kullanılan bir evin duvarlarından eşyalarına kadar birçok noktada toksik kalıntılar bulunabiliyor. Aynı şekilde sigara içilmiş araçların ikinci el piyasasında değer kaybetmesi de sürpriz olmayacak. Çünkü alıcılar artık yalnızca motor durumuna ya da boya değişimine değil, sağlık açısından güvenli olup olmadığına da dikkat etmeye başladı.

En büyük risk grubunu ise çocuklar oluşturuyor. Gelişim çağındaki çocukların hücre yapıları daha hassas olduğu için kimyasal maddelerden çok daha fazla etkileniyorlar. Uzun yıllar boyunca bu maddelere maruz kalmaları, ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

Sigara artık yalnızca içenin kişisel tercihi olarak görülmüyor. İçilen ortamın duvarına, koltuğuna, perdesine hatta havasına bıraktığı görünmez izlerle toplum sağlığını tehdit eden bir sorun haline geliyor.