İnsan, umut eden bir varlık. Umut ederken de ister istemez bekler. Bir mesajı, bir haberi, bir özrü, bir terfiyi, bir sevgiyi… Hayatın neredeyse tamamı beklentiler üzerine kurulu. Ancak çoğu zaman bizi yoran şey yaşadıklarımız değil, yaşanmasını umduklarımız oluyor.
Beklenti, doğası gereği geleceğe dönüktür. Henüz gerçekleşmemiş bir ihtimal üzerine zihinsel bir senaryo kurarız. O senaryoda herkes olması gerektiği gibi davranır; insanlar bizi anlar, değer verir, çaba gösterir. Fakat gerçek hayat, zihnimizdeki kadar düzenli değildir. İşte kırılma tam da burada başlar.
Beklentinin en tehlikeli hali, dile getirilmeyenidir. “O zaten anlamalıydı.”, “Ben onun yerinde olsam yapardım.” gibi cümleler, aslında karşı tarafa değil, kendi içimizdeki hayal kırıklığına yöneliktir. Çünkü beklenti, paylaşılmadığında bir iletişim değil, bir sınav haline gelir. Ve kimse haberi olmadığı bir sınavdan geçemez.
Modern çağda beklentiler daha da arttı. Sosyal medya, ilişkileri ve başarıyı idealize edilmiş bir vitrin üzerinden sunuyor. Herkes mutlu, herkes başarılı, herkes seviliyor gibi bir algı oluşuyor. Bu da bireyin kendi hayatına dair beklenti çıtasını yükseltiyor. Oysa gerçek hayat; eksik, kusurlu ve inişli çıkışlıdır.
Beklentisiz yaşamak mümkün mü? Muhtemelen hayır. Çünkü beklenti, aynı zamanda motivasyon kaynağıdır. Bir öğrencinin sınavdan iyi not beklemesi, bir çalışanın emeğinin karşılığını almak istemesi doğaldır. Sorun beklentinin varlığı değil, dozudur. Beklenti gerçeklikten koptuğunda hayal kırıklığı kaçınılmaz olur.
Belki de çözüm, beklentiyi tamamen yok etmek değil; onu bilinçli yönetmektir. İnsanlardan değil, kendi emeğimizden beklenti içinde olmak… Kontrol edemeyeceğimiz şeylere değil, çabamıza odaklanmak… Ve en önemlisi, beklentilerimizi açıkça ifade edebilmek.
Çünkü çoğu kırgınlık, karşılanmayan beklentilerden doğar. Çoğu huzur ise azaltılmış beklentilerden.
Beklenti, insanın umuda tutunma biçimidir. Ama dozunu ayarlamadığımızda, umut yerini yük olmaya bırakır.
Belki de en sağlıklı denge, umudu koruyup beklentiyi hafifletmektir.