Cumhurbaşkanına selam çakan vekil adeta günah çıkardı. CHP’ den AK Parti’ye geçen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, neden CHP’ den AK Parti’ye transfer oldu, neden bu partiyi seçti?
Bütün bunları samimiyet ile bir bir anlattı. Doğrusu böyle bir tercihi neden yaptı ve günlerce konuşulan o selam çakma görüntülerini neden verdi doğrusu bende merak etmiştim.
İşte bütün bunları öğrenmek ve birazda kendisini yakından tanımak için TBMM kulisinde bir araya geldim. Kendisi hakkında yazılan çizilenler, dışında son derece sempatik ve cana yakın bir insanla karşılaştım doğrusu.
Yeni AK Parti’li vekil, son derece sıcak kanlı, esprili ve cesaretli konuşmasına tanık oldum. Yıllarını basın mensubu olarak geçiren ve TBMM kulislerini iyi koklayan bir gazeteci olarak, bir siyasetçinin samimi olup olmadığını iyi bilirim.

İşte bu bakımdan, yeni AK Parti Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ı dikkatli bir şekilde dinledim. Evet bir partiden seçilip, binlerce o parti adına oy alıp, sonra başka partiye transfer olmanın ne kadar etik olup olmadığını bir kenara bırakarak sayın vekili dikkatle dinledim.
Esasen sözünü esirgemeyen, doğru bildiğini sakınmadan konuşan bir Milletvekili Hasan Ufuk Çakır. Heyecanlı, yerinde duramayan, haksızlığa isyan eden bir kişiliğe sahip vekil olarak gördüm kendisini.
Mersin Milletvekili Çakır, son aylarda belki hırçın gözükmesi ve transferi sırasındaki davranışlarına da açıklık getirdi. Esasen CHP’ de bulunduğu sırada neler yaşadığını içine atarak konuşmaya çalışıyor.
Kendisiyle bir saate yakın yaptığım sohbette, çok şeyler anlatmaya çalıştı fakat hep yutkundu, meselenin o partili, bu partili olmak değil esas olanın halka hizmet etmek olduğunu hep işaret etti Hasan Ufuk Çakır.
Artık geriye bakmak değil, önüne bakan bir Milletvekili olarak halka hizmet etmek istediğini söyledi Mersin Milletvekili Çakır. Siyasi bir aileden gelen AK Parti’nin yeni vekili.
Babası Demirel’li yılların politikacısı, bende babasını o yıllardan tanırım. Demirel’in sevdiği bir siyasetçiydi. Adı Mustafa Çakır idi. O nedenle Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’da geçmişi politikacı olan bir vekil.
Ben de şuna inanıyorum, uzun süre sabrettikten sonra CHP’ den istifa etmek zorunda kalmış Utku Çakır. Kendi ifadesine göre AK Parti’ye geçtikten sonra binlerce tebrik telefonları almış seçmenden.
Henüz AK Parti’ye geçeli kısa süre olmasına rağmen gece gündüz arayan vatandaşların dertlerine derman olmaya çalıştığını söylüyor Mersin Milletvekili. Bu ortamda 4 bin 300 kişiyi hastanelerde muayene ettirmiş sayın Çakır.
Buna bizzat ben de şahit oldum. Telefonu bir saniye durmadı. Bir saate yakın sohbetimiz sırasında telefonu hiç susmadı, her birine teker teker cevap verdi. Bu sürede, hastane randevu isteğinden, iş isteyene, para yardımından, evlenme yardımına kadar birçok konuda telefonlar geldi.
Şunu söylemek istiyorum, bir insan hakkında karar verirken dışardan tahminde bulunmamak lazım. Ben sayın Hasan Ufuk Çakır’ın ne bir yakını ve nede kendisini çok yakından tanırım. Ancak şunu dürüstçe söylemem lazım.
Son günlerde kendisi ile ilgili çıkan transfer haberleri ve nede Cumhurbaşkanının huzurunda selam çakma görüntüleri bir insanı tanımak için kafi değildir. Ben bütün bunları vatandaşlara bırakıyorum.
Meclis kulisinde yaklaşık bir saate yakın oturup konuştuğum, yeni AK Parti’li Mersin Milletvekili anlatılan kadar da değil bence. Evet ateşli bir siyasetçi, aklına geleni dürüstçe haykırıyor. Ama inanın vekilin çok insancıl yanı var, bence CHP zamanında iyi bir seçim yapmış ama.
Elinde tutamamış, bunun nedenlerini bana sıraladı ama off the record olarak söyledi, bende ona sadık kalıyorum. Fakat kendisi çok sıcak kanlı, ateşli, inandığı ve doğru olduğunu bildiği olayları barut gibi açıklamayı seven bir politikacı.
Kendi ifadesi ile geleceği düşünmeden, bu görevde kaldığı süre içinde, bu halka ne kadar hizmet eder onun düşüncesinde bir siyasetçi. Kendisini yakından tanımasaydım belki bende yanılgıya düşüp kendisini suçlayabilirdim.
Ama elimi vicdanıma koyup, son günlerde suçlanan eski CHP’li, şimdilerin AK Parti’li Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ı yakından tanıyıp bunları yazmazsam haksızlık yapmış olurdum.