24 yıl sonra ülkemize gelen NATO zirvesi, kim ne derse desin, Türkiye için çok önemli bir adım olmuştur. Meslek hayatım boyunca yaklaşık 20 NATO zirvesine tanıklık yapmışımdır.
İki gün önce Ankara’ da yapılan 36’tıncı NATO toplantısı, ülkemiz adına başarılı bir organizasyondur. Bunun yorum yapılacak tarafı da yoktur.
Gerçi, başta ABD olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinin zirve için yaptığı harcamalardan daha çok harcama yapılmıştır. Ben bu zirveyi al, ver ticareti dışında başka açıdan incelemek istiyorum
Bazı kesimler harcamalar ve zirve nedeniyle Ankara’nın kitlenmesini şiddetle eleştirmişlerdir. Evet Başkent gerçekten kitlenmiş, Ankaralıların çoğu şehirden kaçmışlardır.
Ancak, NATO zirvesinin getirdikleri, götürdüklerinden çok daha fazla olmuştur. Zira liderler ve ülkeleri, başkentin güzelliklerine ve muhteşem yemeklerine tanık olmuşlardır.
Evet ABD başkanı Trump Türkiye için evinde verdiği “müjdem” olacak şeklindeki açıklamalarını, miş, mış’ lara çevirmiş ve bakıcem, edicemlerle geçiştirmiştir.
Evet F 35’ ler konusu, ABD başkanının hep hafızasında kalmış, ama bir türlü icraata geçememiştir. Oda biliyor ki ABD’de işler onun söylediği gibi gitmiyor
Bir kere ABD, Türkiye değildir, orada Başkanlarının da üstünde demokratik kurumlar vardır. F35 uçakları ve askeri uçak motorları gibi savunma sanayiine ait ürünler bir emirle verdim, ettim le olmuyor.
Bu nedenle, Başkan Trump’ ın evdeki hesabı, Türkiye’ de tutmamıştır ve Cumhur Başkanı Erdoğan’ a müjdem var dediği sözleri, ABD Senatosu’na ve Pentagon’a takılmıştır.
Zira, ABD’de işler böyle gidiyor, görevdeki Başkanlar sevdiği meslektaşlarına cömert ce jestler yapıp “verdim” diyebiliyor, ancak oda biliyor ki, karşısında Senato ve Pentagon bulunmaktadır.
O nedenle Trump’ ın evdeki pazarı, Ankara’ da tutmamıştır. Şimdi Erdoğan’a vermeyi düşündüğü 6 adet F.35 uçağı, Kaan uçağı için istediğimiz 100 adet motor ve F.16 uçaklarımızın modernizasyonu gibi önemli konular iki, ABD Kurumunun onayını da gerektirmektedir.
Bu nedenle, Başkan Trump’ ın vaatleri, göreve geldiği günden beri verdiği, halledeceğiz, hallediyoruz dan farklı olmayacak gibi gözüküyor. Uzmanlarda böyle konuşmaktadır.
Umarım, Trump ,Türkiye’ye ayak bastığı andan itibaren, Cumhurbaşkanımız Erdoğan için dizdiği methiyeler, karşılıksız kalmaz ve bu kez verdiği sözleri tutarda Cumhur Başkanımızı tekrar hüsrana uğratmaz.
Bütün bu gelişmelerin yanında, 36’cı Ankara NATO zirvesi, ABD başkanı Trump’ ın imza attığı bir zirve olmuştur. Liderlerin çoğu maalesef onun etrafında pervane olmuştur.
Trump, sanki Türkiye’deki NATO zirvesine gelmemiş, Oval ofiste çalışma yapıyormuş gibi yayılıp ülkelere göz dağı vermiştir. Tramp, İspanya’dan, Rusya’ya, Suriye’den Ukrayna’ya kadar birçok ülkeye Zirvede adeta ders vermiştir.
Buda yetmedi, Trump, bir an Türkiye’de olduğunu unuttu galiba, komşumuz İran’a savaş açtı. Üstelik bunu kardeşim dediği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkesinde yapmıştır.
Bu ne nezakete ve ne diplomatik kurallara uyar. Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı sınır komşumuza bombalar yağmıştır.
İşte bütün bu karmaşaya rağmen, 24 yıl aradan sonra ülkemize gelen 36 NATO zirvesi özellikle ülkemizin tanıtımı açısından yararlı olmuştur.