Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun bin yılı aşkın tarihi, taht kavgaları ve din savaşlarıyla doludur. Ancak bu uzun silsile içinde biri vardır ki, unvanını Hristiyan dünyasından değil, Avrasya’nın engin bozkırlarında hüküm süren Musevi bir Türk kağanlığından almıştır: IV. Leon "Hazar" (Leo IV the Khazar).
775 ile 780 yılları arasında İsabria (Suriye) Hanedanı’nın temsilcisi olarak tahta çıkan IV. Leon; öz annesinin bozkır kökenleri, Iconoclasm (Tasvir Kırıcılık) fırtınasının ortasında izlediği ılımlı siyaset ve hırslı eşi Atinalı İrene ile olan çalkantılı evliliğiyle Bizans tarihinin en özgün figürlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Bizans tahtındaki bu "Hazar Torunu"nun kısa ama fırtınalı hayatını, bozkırla olan kopmaz bağını, saray içi entrikalarını ve tarihin karanlık sayfalarında kalan ilginç ayrıntılarını detaylarıyla inceliyoruz.
BOZKIRDAN SARAYA UZANAN KAN BAĞI
IV. Leon, 25 Ocak 750 tarihinde Konstantinopolis’te dünyaya geldi. Ona tarih boyunca anılacağı "Hazar" (Khazar) lakabını kazandıran şey, annesinin kökenleriydi.
-
Diplomatik Bir Evlilik: Leon’un babası, Tasvir Kırıcılık hareketinin en sert uygulayıcılarından biri olan sert mizaçlı İmparator V. Konstantinos’tu. Konstantinos, Emevi/Abbası tehdidine karşı Kuzey Karadeniz ve Kafkasya’nın hakimi olan Hazar Kağanlığı ile stratejik bir ittifak kurmak istedi.
-
Çiçek Hatun (İrene): Bu diplomatik evlilik doğrultusunda Hazar Kağanı Bihar’ın kızı Çiçek (Çiçak), Konstantinopolis’e gelin olarak getirildi. Vaftiz edildikten sonra "İrene" adını alan Hazar prensesi, Bizans sarayına kendi kültürünü ve giyim tarzını da taşıdı.
-
İki Dünyanın Mirasçısı: IV. Leon, damarlarında hem Doğu Roma’nın hem de Hazar Türklerinin kanını taşıyan ilk ve tek Bizans imparatoru olarak tarihe geçti.
TAHTA ÇIKIŞI VE YÖNETİMİ
Babası V. Konstantinos’un 775 yılında Bulgar Seferi sırasında ölmesi üzerine, Leon 25 yaşında IV. Leon unvanıyla tek başına Doğu Roma İmparatoru oldu.
Ilımlı Bir Politika: "Denge Sanatı"
İsabria Hanedanı, dinsel tasvirlere (ikonlara) karşı yürüttüğü acımasız Iconoclasm politikasıyla tanınıyordu. Babası V. Konstantinos, ikonlara tapan keşişleri sürgüne göndermiş ve manastırları kapatmıştı. Ancak IV. Leon, babasının sertliğini yumuşatmayı seçti:
-
Sürgündeki keşişlerin geri dönmesine izin verdi.
-
İkonaseverlere (Iconophile) karşı baskıları azalttı ve din adamları arasında bir denge kurmaya çalıştı.
-
Ancak İsabria Hanedanı’nın resmi doktrininden de tamamen sapmadı; tasvir kırıcılığı devlet politikası olarak kağıt üzerinde tuttu.

Askeri Başarılar: Araplarla Mücadele
Kısa hükümdarlığı sırasında IV. Leon, Abbasilerle devam eden sınırdaki çatışmaları başarıyla yönetti. Ünlü generali Mihail Lahanodrakon komutasındaki Bizans ordusu, 778 yılında Suriye’ye başarılı bir sefer düzenleyerek Abbasileri mağlup etti ve çok sayıda esirle geri döndü.
SARAYDA TEHLİKELİ DANS
IV. Leon’un özel hayatı, siyasi kararlarından çok daha çalkantılıydı. 769 yılında Yunanistan’dan gelen ve koyu bir ikonasever olan Atinalı İrene ile evlendi. Bu evlilikten geleceğin imparatoru VI. Konstantinos doğdu.
Ancak eşi İrene’nin saray içindeki gizli ajandası ve iktidar arzusu, Leon’un hükümdarlığını gölgeledi:
-
Üvey Kardeşlerin İsyanı: Leon tahta çıktığında, babasının diğer eşinden olan üvey kardeşleri (özellikle Sezar Nikephoros) tahtı ele geçirmek için komplolar kurdu. Leon, kardeşlerini öldürtmek yerine onları sürgüne gönderip unvanlarını ellerinden alarak merhametli ama kararlı bir tutum sergiledi.
-
Sarayda İkon Arama Operasyonu: Ölümüne kısa bir süre kala Leon, sarayda gizlice saklanan ikonları bulmak için geniş çaplı bir arama yaptırdı. Eşi İrene’nin yatak odasında gizlenmiş ikonlar bulması üzerine, karısıyla ipleri kopardı ve onu saraydan uzaklaştırdı.
ANİDEN GELEN ÖLÜM
IV. Leon’un hükümdarlığı uzun sürmedi. 8 Eylül 780 tarihinde, henüz 30 yaşındayken aniden hayatını kaybetti.
Ölüm nedeni resmi kayıtlara yüksek ateş ve tüberküloz olarak geçse de, dönemin dedikoduları ve sonraki tarihçiler farklı bir iddiayı gündeme taşıdı:
-
Leon’un ölümünün ardından tahta 9 yaşındaki oğlu VI. Konstantinos geçti.
-
Ancak yönetimi fiilen eline alan kişi, kocası tarafından saraydan uzaklaştırılan Atinalı İrene oldu. İrene, Bizans tarihinin ilk kadın naibi ve ilerleyen yıllarda oğlunun gözlerine mil çektirerek tahtı tek başına ele geçiren ilk kadın imparatoru (Basileus) olacaktı.
AZ BİLİNENLER
Anneden Gelen "Çiçek Moda Akımı" (Tzitzakion)
Annesi Hazar Prensesi Çiçek (İrene), Bizans sarayına geldiğinde giydiği geleneksel Hazar elbisesiyle büyük bir hayranlık uyandırdı. Bu elbise Bizans sarayında bir moda akımı başlattı ve Hazar prensesinin adından mülhem "Tzitzakion" (Çiçek Elbisesi) olarak adlandırıldı. Bu törensel giysi, sonraki yüzyıllarda dahi erkek saray görevlileri tarafından giyilmeye devam etti.
Kutsal Taç Laneti İddiası
Leon’un ani ölümüyle ilgili en ünlü efsanelerden biri, Ayasofya’daki bir tacı çalmasıyla ilgilidir. İddiaya göre Leon, Ayasofya’da sergilenen ve İmparator Herakleios döneminden kalan mücevherlerle kaplı kutsal bir tacı çok beğenip kendi kafasına takmıştı. Tacın üzerindeki değerli taşların zehirli olduğu ya da "kutsal bir lanet" taşıdığı, bu yüzden imparatorun kafasında aniden çıkan çıbanlar ve yüksek ateş sebebiyle öldüğü söylenir.
Hazar Museviliği ve Bizans
Leon’un anne tarafı olan Hazarlar, 8. ve 9. yüzyıllar arasında devlet dini olarak Museviliği benimseyen tek Türk devletiydi. Leon’un annesi Çiçek Hristiyanlığı kabul edip vaftiz edilmiş olsa da, Leon’un imparatorluğu döneminde Bizans ile Hazar Kağanlığı arasındaki ticari ve askeri ilişkiler altın çağını yaşadı.
Mütevazı Bir "İsabrialı"
Babası "Kopronymos" (Pis isimli) lakaplı V. Konstantinos ve dedesi III. Leon oldukça sert, tavizsiz ve radikal ikon düşmanlarıyken; IV. Leon ailesinin en sakin ve uzlaşmacı üyesi olarak tanındı. Tarihçiler onu "annesinin bozkırlı yumuşak huyluluğunu taşıyan lider" olarak nitelendirir.
Bizanslı Tarihçi Theophanes’in Notu: "Hazar'ın oğlu Leon, babasının yolundan gitmek istediyse de merhameti ve karısının gizli oyunları arasında sıkışıp kaldı. Kısa süren ömrü, imparatorluğa fırtına öncesi sessizliği getirdi."
IV. Leon "Hazar", Bizans tahtında oturan bir Türk-Bizans senteziydi. Onun erken ölümü, Doğu Roma’da ikon krizinin yeniden patlamasına ve eşi İrene’nin tarihin en kanlı saray darbelerinden birini gerçekleştirerek tek başına iktidara gelmesine zemin hazırladı.




