Adolf Hitler'in "Führer Yardımcısı" unvanını taşıyan, Mein Kampf (Kavgam) kitabının kaleme alınmasında başrol oynayan ve İkinci Dünya Savaşı'nın tam ortasında tek başına bir uçakla İngiltere'ye uçarak tarihin en tuhaf diplomatik macerasına imza atan Rudolf Hess, Nazi Almanyası'nın en tartışmalı figürlerinden biriydi. Nasyonal Sosyalist rejimin yükselişinden Nürnberg Yargılamaları'na, Spandau Hapishanesi'ndeki gizemli ölümüne kadar Hess'in yaşamı bilinmezliklerle doludur.
ERKENDEN ŞEKİLLENEN RADİKALİZM
Rudolf Walter Richard Hess, 26 Nisan 1894 tarihinde Mısır’ın İskenderiye kentinde varlıklı bir Alman tüccar ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Gençliğini Mısır'daki tüccar çevresinde geçiren Hess, öğrenim için Almanya'ya gönderildi.

I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte 1914’te gönüllü olarak Bavyera Piyade Alayı’na katıldı. Savaş boyunca Somme ve Verdun gibi en kanlı cephelerde çarpıştı; iki kez ciddi şekilde yaralandı. Savaşın sonlarına doğru pilotluk eğitimi alarak Alman Hava Kuvvetleri'ne (Luftstreitkräfte) geçti. Almanya’nın yenilgisi ve Versay Antlaşması’nın getirdiği ağır şartlar, Hess'te derin bir hayal kırıklığı ve radikal milliyetçi duygular yarattı.
NAZİLER ARASINDAKİ YÜKSELİŞ
Savaş sonrası Münih Üniversitesi’ne kaydolan Hess, burada jeopolitik kuramcısı Prof. Karl Haushofer ile tanıştı. Haushofer'in "Lebensraum" (Yaşam Alanı) teorisi, Hess'in ideolojik altyapısını şekillendirdi. Aynı dönemde aşırı sağcı ve mistik Thule Cemiyeti’ne katıldı.

-
İlk Karşılaşma (1920): Hess, Mayıs 1920’de Münih’teki bir birahanede Adolf Hitler’in konuşmasını dinledi ve ona adeta dini bir tutkuyla bağlandı. Kısa süre sonra Nazi Partisi’ne (NSDAP) 16 numaralı üye olarak katıldı.
-
Birahane Darbesi ve Landsberg Hapishanesi (1923): Hitler’in 1923’teki başarısız darbe girişiminde aktif rol aldı. Hitler ile birlikte Landsberg Hapishanesi'ne kapatıldı. Hess, hapishanede geçirdikleri dönemde Hitler'in dikte ettiği Kavgam (Mein Kampf) kitabını yazıya geçiren, düzenleyen ve şekillendiren kişi oldu.
-
Führer Yardımcılığı (1933): Nazilerin 1933'te iktidara gelmesiyle Hess, "Führer'in Şahsi Yardımcısı" ve kabinede devlet bakanı oldu. Hitler'den sonra partideki en yetkili ikinci isimdi.
ÖZEL HAYATI VE KİŞİLİĞİ
1927 yılında Ilse Pröhl ile evlenen Hess'in bu evlilikten Wolf Rüdiger Hess adında bir oğlu oldu. Nazi üst düzey yöneticilerinin aksine lüks hayata ve yolsuzluğa pek ilgi duymadı; disiplinli, içe dönük ve münzevi bir yaşam sürdürdü.

Özel hayatındaki en belirgin özelliklerden biri esoterizme, astrolojiye, homeopatiye ve alternatif tıbba olan aşırı ilgisiydi. Yanında sürekli bitkisel ilaçlar ve doğa kürleri taşıyan Hess, düzenli olarak astrologlara danışıyordu.
İNGİLTERE'YE UÇUŞ VE ESARET
İkinci Dünya Savaşı devam ederken, İttifak devletlerini ve Hitler’i şaşkına çeviren bir olay gerçekleşti. 10 Mayıs 1941 akşamı Hess, özel olarak hazırlattığı bir Messerschmitt Bf 110 savaş uçağıyla tek başına Bavyera'dan havalandı.

-
Amaç Ne İddia Ediliyordu? Hess, Almanya'nın SSCB’ye saldırmasından (Barbarossa Harekâtı) hemen önce İngiltere ile barış imzalamak istiyordu. İngiltere'deki barış yanlısı aristokratlardan Hamilton Dükü ile temas kurup Kraliyet ailesini barışa ikna etmeyi hedefliyordu.
-
İskoçya’ya Paraşütle Atlayış: İskoçya semalarında yakıtı biten uçaktan paraşütle atlayan Hess, bir çiftçi tarafından yakalandı. Kendisini "Yüzbaşı Alfred Horn" olarak tanıtsa da kısa sürede kimliği anlaşıldı.
-
Hitler'in Tepkisi: İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Hess’i derhal hapse attırdı. Hitler ise planın başarısız olduğunu görünce Hess’i "deli" ve "hayalperest" ilan ederek partiden ihraç etti.
NÜRNBERG YARGILAMALARI VE SPANDAU HAPİSHANESİ
Savaşın sona ermesinin ardından Hess, Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Almanya'ya getirildi. Yargılama boyunca hafıza kaybı taklidi yaptığı iddia edildi.

-
Ceza: Mahkeme, Hess'i "insanlığa karşı suçlar"dan suçsuz bulurken, "barışa karşı suç işlemek için komplo kurmak"tan müebbet hapis cezasına çarptırdı.
-
Spandau Hapishanesi: 1947'de Batı Berlin'deki Spandau Hapishanesi'ne nakledildi. Yıllar geçtikçe diğer Nazi mahkumların serbest bırakılmasıyla 1966'dan itibaren devasa hapishanede tek mahkum olarak kaldı. Müttefik devletler (ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB) hapishaneyi sırayla nöbet tutarak korudu.
GİZLİ ÖLÜMÜ
17 Ağustos 1987 tarihinde, 93 yaşındaki Rudolf Hess'in Spandau Hapishanesi'nin bahçesindeki bir çardakta elektrik kablosuyla kendisini asarak intihar ettiği açıklandı. Ancak ölümü üzerindeki şüpheler hiçbir zaman silinmedi:
-
Cinayet İddiaları: Ailesi ve sonradan açıklama yapan bazı görevliler, eklem iltihapları nedeniyle kollarını dahi kaldıramayan 93 yaşındaki bir adamın kendisini asmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu savundu. İddialara göre, İngiltere'nin savaşa dair sırları açıklamasından korktuğu için İngiliz istihbaratı (MI6) tarafından öldürüldü.

-
Happhanenin Yıkılması: Hess’in ölümünün ardından Spandau Hapishanesi, Neo-Naziler için bir tapınak veya anıt haline gelmemesi için tamamen yıkıldı ve molozları Kuzey Denizi'ne döküldü.
-
Mezarının Açılması: Wunsiedel'deki mezarı Neo-Nazilerin ziyaret noktası haline gelince 2011 yılında kemikleri çıkarılarak yakıldı ve külleri denize saçıldı.
AZ BİLİNENLER
-
"Führer" Unvanının Yaratıcısı: Hitler için kullanılan "Führer" unvanını ve Nazilerin resmi selamlaşma ritüellerini protokole bağlayan ana isimlerden biri Hess'ti.
-
Toplu Beslenme Takıntısı: Yemeklerine zehir katılacağı korkusuyla uzun yıllar boyunca sadece kendi önünde açılan konserve gıdaları yedi. Nürnberg mahkemesi sırasında da yiyeceklerini diğer sanıklarla gizlice değiştirmeye çalışıyordu.
-
Hafıza Kaybı Numarası: Nürnberg Yargılamaları sırasında aylarca hiçbir şey hatırlamadığını iddia etti. Ancak duruşmanın son günlerinde aniden konuşarak "Hafıza kaybım sadece taktiksel bir perdeydi" dedi.
-
Dünyanın En Pahalı Mahkumu: 1966 ile 1987 yılları arasında Spandau Hapishanesi'nde tek başına yattığı dönemde, onu korumak için her ay yüzlerce asker görevlendirildi ve yıllık maliyeti milyonlarca doları buldu.





