Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk serbest seçimleriyle iş başına gelen ve 10 yıl boyunca başbakanlık makamında ülkeyi yöneten Adnan Menderes; ekonomik hamleleri, köylü odaklı siyaseti ve trajediyle biten yaşamıyla Türk siyasetinin en tartışmalı ve iz bırakan simgelerinden biridir.

Demir Yumruk ve Bağdat Fatihi: IV. Murad
Demir Yumruk ve Bağdat Fatihi: IV. Murad
İçeriği Görüntüle

Demokrat Parti’nin zaferle çıktığı 14 Mayıs 1950 seçimlerinden 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine, Yassıada yargılamalarından İmralı’daki idama uzanan bu çalkantılı süreç, Türkiye’nin demokrasi tarihini derinden etkilemiştir.

İşte Aydınlı bir çiftçinin cumhuriyet tarihine damga vuran Başbakanlığa yükselişi, özel hayatı, iktidar yılları ve hakkında az bilinen tüm detaylar.

GENÇLİK YILLARI VE SİYASETE GİRİŞ

1899 yılında Aydın’da varlıklı bir toprak ağasının oğlu olarak dünyaya gelen Adnan Menderes, genç yaşta anne ve babasını kaybetti. İzmir Amerikan Koleji’nde eğitim gördü; Kurtuluş Savaşı yıllarında Aydın bölgesinde İstiklal Madalyası kazanacak yararlılıklar gösterdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren Menderes, tarım ve yerel siyasetle ilgilenmeye başladı.

1930 yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın Aydın il başkanlığını yürüttü. Partinin kapanmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün dikkatini çekerek Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katıldı ve 1931 yılında Aydın milletvekili olarak Meclis’e girdi.

DÖTLÜ TAKRİR VE DEMOKRAT PARTİ

1945 yılında Toprak Reformu Kanunu görüşmeleri sırasında Menderes; Celâl Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte parti içi muhalefeti başlatan "Dörtlü Takrir" önergesini verdi. Bu çıkışın ardından CHP'den ihraç edilen ekip, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’yi (DP) kurdu.

DP’nin "Yeter! Söz Milletindir!" sloganıyla yürüttüğü kampanya, tek parti rejiminden bunalan geniş kitlelerde karşılık buldu. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların %52,7’sini alarak ezici bir zafer kazandı. Bu olay Türk demokrasi tarihinde "Beyaz İhtilal" olarak anıldı.

İKTİDAR YILLARI

Menderes’in 1950-1960 arasındaki 10 yıllık iktidarı, Türkiye’de köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönem oldu.

Alan Gerçekleştirilen Hamleler ve Gelişmeler
Ekonomi ve Tarım Marshall Planı desteğiyle tarımda makineleşme sağlandı, kara yolu ağı genişletildi, baraj ve fabrikalar açıldı.
Dini ve Sosyal Politika Türkçe okutulan ezanın yeniden Arapça okunmasına izin verildi, dini yayınlar serbestleştirildi.
Dış Politika Kore’ye asker gönderildi (1950), Türkiye NATO’ya üye oldu (1952), Bağdat Paktı kuruldu.
Eleştiriler ve Gerilimler 1955 sonrası dış borçlanma ve enflasyon tırmandı; Tahkikat Komisyonu'nun kurulması, muhalefete ve basına yönelik baskılar sert eleştirilere yol açtı.

27 MAYIS DARBESİ VE YASSIADA

1950’lerin sonuna doğru üniversite gençliğinin protestoları, muhalefetle tırmanan gerilim ve ordu içindeki huzursuzluk cuntacı yapılanmaları tetikledi. 27 Mayıs 1960 sabahı, Milli Birlik Komitesi (MBK) yönetime el koydu. Adnan Menderes, Kütahya’da tutuklanarak Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda yargılanmaya başlandı.

Adnan Menderes 2

Anayasayı ihlal, örtülü ödenek kullanımı ve toplumsal olayları kışkırtma gibi çok sayıda suçlamayla yargılanan Menderes, zorlu ada koşullarında fiziksel ve ruhsal olarak ağır yıprandı. Yassıada yargılamaları sonucunda Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idama mahkûm edildi.

İdam kararı engellenmeye çalışılsa da 17 Eylül 1961 günü Menderes, İmralı Adası’nda idam edildi.

ÇAPKIN BAŞBAKAN

Adnan Menderes, 1929 yılında Evliyazade ailesinden Berin Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Yüksel, Mutlu ve Aydın adında üç oğlu oldu.

Ancak özel hayatı, opera sanatçısı Ayhan Aydan ile yaşadığı uzun süreli ilişki nedeniyle sık sık gündeme geldi. Yassıada yargılamaları sırasında "Bebek Davası" başlığı altında bu ilişki mahkemeye taşındı. Ayhan Aydan’ın mahkemedeki "Ben bu adamı sevdim" diyerek Menderes'i savunması, dönemin en çok konuşulan duruşma anlarından biri oldu.

AZ BİLİNENLER

1. Uçak Kazasından Sağ Kurtulması

17 Şubat 1959'da Kıbrıs Antlaşması’nı imzalamak için Londra’ya giden Menderes’i taşıyan THY uçağı, Gatwick Havaalanı yakınlarında düştü. 14 kişinin öldüğü kazadan Menderes hafif sıyrıklarla mucizevi şekilde sağ kurtuldu. Bu olay, halk nezdinde "God’ın koruduğu lider" imajını pekiştirdi.

2. Tiyatro Sevgisi ve Müzik Kulağı

Giyim kuşamına ve zarafetine büyük önem veren Menderes, iyi derecede keman çalar ve klasik batı müziği dinlerdi. İktidarı döneminde Devlet Tiyatroları ve operanın gelişmesine kişisel bütçesinden ve idari imkânlardan ciddi destek verdi.

3. İdam Öncesi İntihar Girişimi

İdam kararı açıklanmadan kısa bir süre önce Menderes, hücresinde biriktirdiği birikmiş uyku haplarını içerek intihar teşebbüsünde bulundu. Midesi yıkanarak hayata döndürülen Menderes, doktor raporuyla "sağlığı yerindedir" denildikten hemen sonra sehpaya çıkarıldı.

4. İade-i İtibar

1990 yılında TBMM tarafından çıkarılan kanunla Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın itibarları devlet mertebesinde iade edildi. Naaşları İmralı’dan alınarak İstanbul Vatan Caddesi’ndeki Anıt mezara devlet töreniyle nakledildi.

Siyasi mirası, iktisadi hamleleri ve trajik vedasıyla Adnan Menderes, Türkiye’nin çok partili hayata geçiş mücadelesinde simge bir isim olarak tarih sayfalarında yerini korumaktadır.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz