Tarih

Dünyayı Cetvelle Bölen İmza: Tordesillas Antlaşması

Tarihte bugün, İspanya ve Portekiz arasında Tordesillas Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre iki devlet Avrupa kıtası dışındaki dünyayı kendi aralarında paylaştı. Gelin birlikte bu ilginç anlaşmaya bakalım.

Abone Ol

Bundan tam 532 yıl önce bugün, 7 Haziran 1494’te, İspanya’nın Kastilya bölgesindeki küçük Tordesillas kasabasında bir araya gelen diplomatlar, dünya tarihinin en cüretkar ve kibirli sözleşmelerinden birine imza attılar.

Dönemin iki denizci süper gücü olan Kastilya (İspanya) ve Portekiz Krallığı, henüz keşfedilmemiş olanlar da dahil olmak üzere, Avrupa dışındaki tüm dünyayı harita üzerinde düz bir çizgiyle ikiye böldü.

Tordesillas Antlaşması, sömürgecilik tarihinin resmi başlangıç noktası sayılmasının yanı sıra, bir papanın dünyayı iki krallık arasında paylaştırma yetkisini kendinde bulduğu, harita mühendisliğinin jeopolitik bir silaha dönüştüğü fırtınalı bir dönemi temsil ediyor.

Amerika kıtasının kaderini çizen, Brezilya’nın Portekizce konuşmasına neden olan ve İngiltere ile Fransa gibi güçleri çılgına çeviren bu tarihi dönüm noktasını tüm satır aralarıyla inceliyoruz.

OKYANUSTA GÜÇ SAVAŞI

15. yüzyılın sonlarında, Avrupalıların Hindistan’ın zenginliklerine ve baharat rotalarına ulaşma arzusu, Atlantik Okyanusu’nu büyük bir rekabet alanına çevirmişti.

  • Kristof Kolomb’un Dönüşü (1493): Kolomb, İspanyol bayrağı altında batıya yelken açıp "Hint Adaları"nı (aslında Amerika kıtasını) keşfettiğini iddia ederek döndüğünde, Portekiz Krallığı ayağa kalktı. Portekizliler, daha önce Papa’dan aldıkları fetvalara dayanarak, Kanarya Adaları'nın güneyindeki tüm denizlerin kendilerine ait olduğunu savunuyorlardı.
  • Savaşın Eşiğindeki İki Güç: İspanya ve Portekiz arasında okyanus hakimiyeti yüzünden büyük bir savaş çıkmak üzereydi. Her iki krallık da hem Hristiyan dünyasını bölmemek hem de enerjilerini savaş yerine keşiflere harcamak için bir hakem arayışına girdi.

HAKEM PAPA

Bu krizin çözülmesi için dönemin en yüksek otoritesine, Katolik dünyasının lideri Papa VI. Alexander’a başvuruldu. Ancak Papa’nın tarafsız olduğunu söylemek zordu; zira kendisi İspanyol asıllı (Borgia ailesinden) biriydi.

  • Papalık Çizgisi (İspanya'nın Zaferi): Papa, 1493 yılında yayınladığı Inter Caetera fetvasıyla, Yeşil Burun Adaları'nın (Cape Verde) 100 fersah (yaklaşık 480 km) batısından geçen, kuzeyden güneye uzanan hayali bir meridyen çizgisi çizdi. Bu çizginin batısı İspanya’ya, doğusu ise Portekiz’e ait olacaktı. Bu paylaşım, yeni keşfedilen Amerika topraklarını tamamen İspanya’ya bırakıyordu.
  • Portekiz’in Diplomatik İtirazı ve Tordesillas: Portekiz Kralı II. João, bu mesafenin kendi Afrika deniz rotalarını ve keşif güvenliğini tehlikeye attığını belirterek İspanya ile doğrudan masaya oturdu. 7 Haziran 1494’te imzalanan Tordesillas Antlaşması ile çizgi, Portekiz'in ısrarıyla biraz daha batıya, Yeşil Burun Adaları'nın 370 fersah (yaklaşık 1770 km) batısına kaydırıldı.

Bu küçük harita düzeltmesi, İspanya için devasa bir Amerika imparatorluğunun onaylanması demekti; Portekiz için ise Afrika ve Hindistan deniz yollarının güvenceye alınması anlamına geliyordu.

DÜNYAYI BÖLEN ÇİZGİNİN SONUÇLARI

Tordesillas’ta atılan imzalar, o dönemde henüz kimsenin bilmediği coğrafi gerçeklerin ortaya çıkmasıyla dünyayı kalıcı olarak değiştirdi.

Brezilya’nın Doğuşu

Antlaşma imzalandığında, Amerika kıtasının ne kadar doğuya uzandığı henüz bilinmiyordu. Çizgi 370 fersah batıya çekilince, Güney Amerika kıtasının en doğu ucu otomatik olarak Portekiz tarafında kalmış oldu. 1500 yılında Portekizli denizci Pedro Álvares Cabral, rüzgarların etkisiyle batıya savrulup bugün Brezilya dediğimiz topraklara ayak bastığında, bu toprakların Tordesillas çizgisine göre Portekiz’e ait olduğunu fark etti. Bugün Güney Amerika’da neredeyse tüm kıta İspanyolca konuşurken, Brezilya’nın Portekizce konuşmasının yegane sebebi bu antlaşmadır.

Küreselleşme ve Sömürgecilik

Antlaşma, yerli halkların haklarını, kültürlerini ve topraklarını tamamen yok sayarak, dünyayı "Hristiyan toprağı olanlar ve olmayanlar" şeklinde böldü. Bu durum, yüzyıllar sürecek olan köle ticareti, yerli katliamları ve sistematik sömürgeciliğin yasal (!) altyapısını oluşturdu.

AVRUPA'NIN İTİRAZI

İspanya ve Portekiz dünyayı kendi aralarında neşeyle paylaşırken, Avrupa’nın diğer büyük güçleri bu durumu tam bir şaşkınlık ve öfkeyle izledi.

  • Fransa’nın İsyanı: Fransa Kralı I. François, bu adaletsiz paylaşıma karşı edebiyat ve diplomasi tarihine geçen şu meşhur sözü söyledi:

"Dünyanın İspanya ve Portekiz arasında paylaşılmasını öngören Adem babamızın vasiyetnamesini görmek istiyorum! Hangi madde beni bu mirastan mahrum bırakıyor?"

  • İngiltere ve Hollanda’nın Yanıtı: İngiltere ve Hollanda gibi denizci devletler, Katolik Kilisesi’nin bu kararını hiçbir zaman tanımadı. Protestanlığın da yayılmasıyla birlikte bu devletler, Tordesillas çizgisini hiçe sayarak Kuzey Amerika’ya ve Asya’ya kendi kolonilerini kurmak için yelken açtılar. Bu durum, okyanuslarda yüzyıllar sürecek korsanlık savaşlarını ve donanma çatışmalarını tetikledi.

AZ BİLİNENLER

Konu

Detaylar ve Tarihsel Gerçekler

Kral II. João’nun Gizli İstihbaratı

Portekiz Kralı II. João’nun, çizginin 100 fersahtan 370 fersaha çekilmesi için neden bu kadar ısrar ettiği uzun süre anlaşılamadı. Tarihçiler, Portekizli balıkçıların ve gizli kaşiflerin, Kolomb’dan çok daha önce Güney Amerika’nın (Brezilya) varlığından haberdar olduğunu ve kralın bu toprakları garantilemek için masada bilerek blöf yaptığını düşünmektedir.

Dünyanın Diğer Ucundaki Kriz: Zaragoza

Tordesillas çizgisi dünyayı önden ikiye bölmüştü ama dünya yuvarlaktı. Denizciler dünyanın arkasından dolanıp Uzak Doğu’da (Molucca Adaları) karşı karşıya gelince çizginin arkada nerede birleşeceği krizi çıktı. Bu yüzden 1529 yılında Zaragoza Antlaşması imzalandı ve dünyanın arka yüzüne de ikinci bir antipodal (karşıt) çizgi çekildi.

Ölçülemeyen Çizgi

Antlaşma imzalandı ancak 1494 yılında denizde boylamı (meridyeni) tam olarak ölçecek bir teknoloji henüz icat edilmemişti. Denizciler mesafeleri tahmini olarak hesaplıyordu. Bu teknik yetersizlik yüzünden İspanyol ve Portekizli haritacılar, sınır bölgelerinde (özellikle Amazon ve Rio de la Plata nehirleri çevresinde) yüz yıl boyunca hangi toprağın kime ait olduğu konusunda kavga etmeye devam ettiler.

UNESCO Dünya Belleği Mirası

Antlaşmanın İspanya ve Portekiz arşivlerinde saklanan iki orijinal nüshası, taşıdığı olağanüstü tarihsel önem ve dünya haritasını şekillendirme gücü nedeniyle 2007 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’ne (Memory of the World) dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Tordesillas Antlaşması, iki küçük Avrupa krallığının harita üzerinde kurşun kalemle çizdiği bir çizginin, milyonlarca insanın dilini, dinini ve geleceğini nasıl değiştirebileceğinin en somut ve trajik kanıtıdır. 532 yıl önce imzalanan o parşömen parçası, bugünkü küresel dünya düzeninin, sınırların ve dillerin haritasını kalın çizgilerle belirlemeye yetti.