Osmanlı Devleti’nin genç hükümdarı Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed), 1451 yılında tahta çıktıktan sonra hedefini Konstantinopolis olarak belirledi. Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan şehir, kara ve denizden kuşatılarak büyük bir abluka altına alındı.
6 Nisan 1453 günü başlayan kuşatma boyunca Osmanlı ordusu, dönemin en büyük toplarını kullanarak surları yoğun ateş altına aldı. Şehrin savunmasını Bizans İmparatoru XI. Konstantinos yönetirken Osmanlı ordusu karadan ve denizden ilerleyişini sürdürdü.
Rumeli Hisarı ve toplar kuşatmanın kaderini belirledi
Kuşatma öncesinde İstanbul’un dış dünyayla bağlantısını kesmek isteyen II. Mehmed, Boğaz’ın Avrupa yakasına Rumeli Hisarı’nı yaptırdı. Böylece Karadeniz üzerinden gelebilecek yardımların önü kapatıldı.
Osmanlı ordusunun kullandığı dev toplar, Bizans surlarında büyük hasara yol açtı. Ayrıca Osmanlı gemilerinin Haliç’e indirilmesi, Bizans savunmasını zor durumda bıraktı. Şehir çevresinde lağım tünelleri açılarak surların altı hedef alındı. Yeraltında yaşanan çatışmalar sırasında hem Osmanlı hem de Bizans lağımcıları ağır kayıplar verdi.
Son hücum 29 Mayıs sabahı başladı
29 Mayıs Salı günü gün doğmadan önce Osmanlı askerleri namaz kıldı, ardından mehter takımının çaldığı hücum marşları eşliğinde büyük saldırı başladı. Osmanlı birlikleri kısa süre içerisinde surları aşarak şehrin merkezine doğru ilerledi.
Şiddetli çatışmaların ardından Konstantinopolis düştü. Şehrin bazı noktalarında direniş sürse de Osmanlı ordusunun kontrolü kısa sürede tamamen sağlandı. Osmanlı sancakları surlara dikilirken Bizans İmparatorluğu da resmen sona erdi.
Fatih Sultan Mehmed Ayasofya’ya girdi
Fethin ardından II. Mehmed, komutanları ve devlet adamlarıyla birlikte şehre St. Romanos Kapısı’ndan giriş yaptı. Tarihi kaynaklara göre, daha sonra Ayasofya’ya gelen padişahın secde ederek toprağı öptü.
Ayasofya’ya sığınan halka canlarının bağışlanacağını söyleyen II. Mehmed, şehrin yönetimini Osmanlı idaresine aldı. Fetihle birlikte Konstantinopolis, Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti haline geldi.
İstanbul’un fethi dünya tarihini değiştirdi
Tarihçiler, İstanbul’un fethini Orta Çağ’ın sonu ve Yeni Çağ’ın başlangıcı olarak değerlendirmektedir. Doğu Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla Osmanlı Devleti büyük bir imparatorluk haline gelirken Avrupa’da siyasi ve ekonomik dengeler de değişti.
Fetih, yalnızca askeri bir başarı olarak değil; dünya tarihinin akışını değiştiren en önemli olaylardan biri olarak kabul edilmeye devam ediyor.

