Tam 545 yıl önce bugün, Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı’nda, tarihin akışını değiştiren, Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ın kapılarını aralayan "Ebû'l-Feth" (Fetihlerin Babası) Fatih Sultan Mehmed Han hayata gözlerini yumdu.
Sadece bir fatih değil, aynı zamanda bir filozof, mühendis, şair ve vizyoner bir devlet adamı olan II. Mehmed’in mirası, bugün hâlâ modern Türkiye’nin ve Balkanlar’ın dokusunda yaşıyor.
İstanbul’un surlarını yıkan devasa toplardan Rönesans sanatçılarına olan ilgisine, gizemli ölümünden çok dilli entelektüel kişiliğine kadar Sultan Mehmed’in destansı hayatını inceliyoruz.
BİR ŞEHZADENİN SANCILI İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ
30 Mart 1432’de Edirne’de doğan şehzade Mehmed’in çocukluğu, babası II. Murad’ın devlet işlerinden yorulup tahtı ona bırakmasıyla (1444) erken bir olgunluk sınavına dönüştü.
Henüz 12 yaşındayken karşılaştığı Haçlı tehlikesi ve içerideki Çandarlı Halil Paşa muhalefeti, onun "mutlak otorite" kavramını şekillendirdi. 1451’de ikinci kez tahta çıktığında artık tek bir hedefi vardı: Kızıl Elma; Konstantinopolis.
İMKANSIZ FETİH
İstanbul’un fethi, sadece askeri bir zafer değil, bir mühendislik harikasıydı.
- Şahi Topları: Sultan, bizzat kendisinin tasarladığı ve dökümünde yer aldığı, o döneme kadar görülmemiş büyüklükteki toplarla (Şahi) surları dövdü.
- Gemilerin Karadan Yürütülmesi: 21 Nisan’ı 22 Nisan’a bağlayan gece, donanmayı karadan yürüterek Haliç’e indirmesi, askeri tarihin en büyük lojistik dehalarından biri olarak kabul edilir.
- Sonuç: 29 Mayıs 1453’te şehre giren genç padişah, Bizans’ın varlığına son vererek Osmanlı’yı bir "imparatorluk" seviyesine çıkardı. İlk işi, Ayasofya’yı koruma altına almak ve şehrin demografik yapısını canlandırmak için sürgünleri geri çağırmak oldu.
SINIRLARIN EFENDİSİ
Fatih, saltanatı boyunca 25’ten fazla sefere bizzat liderlik etti:
- Anadolu Birliği: Trabzon Rum İmparatorluğu’na son verdi, Akkoyunluları Otlukbeli’nde (1473) mağlup ederek Anadolu’daki Türk siyasi birliğini pekiştirdi.
- Balkanlar: Sırbistan, Mora, Eflak, Boğdan, Bosna ve Arnavutluk’u imparatorluğa kattı. Bosna’daki Hristiyan ruhbanlara verdiği "Ahidnâme" ile din özgürlüğünü garanti altına alması, modern insan hakları beyannamelerinden yüzyıllar öncesine dayanan bir hoşgörü belgesidir.
- Denizlerin Hakimi: Kırım’ın fethiyle Karadeniz’i bir "Türk Gölü" haline getirdi, Otranto’yu (İtalya) fethederek Roma kapılarına dayandı.
AVRUPA VE İSLAM DÜNYASI'NDA 'FATİH'
Fatih, yaşadığı dönemde her iki dünyada da hem hayranlık hem de korku uyandırıyordu.
- Grand Turco: Avrupalılar ona "Büyük Türk" (Grand Turco) diyordu. Onlara göre o, antik çağın kahramanlarıyla yarışan, durdurulamaz bir liderdi. Özellikle İtalya’da fethi sırasında kiliselerde "Büyük Kartal Öldü" çanları çalınmıştır.
- Kayser-i Rûm: Fatih, Roma İmparatorluğu'nun yasal varisi olduğunu savunarak "Roma Kayseri" unvanını kullandı. Bu, onun evrensel bir imparatorluk vizyonuna sahip olduğunun kanıtıydı.
- İslam Dünyası: "Konstantiniyye fethini müjdeleyen komutan" olarak İslam dünyasının en prestijli lideri konumuna geldi.
ÖZEL HAYATI VE ÇOCUKLARI
Fatih, sadece kılıç sallayan bir asker değildi; o bir Rönesans Hükümdarıydı.
- Yedi Dil: Türkçe'nin yanı sıra Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İbranice ve İtalyanca bildiği rivayet edilir.
- Avni Mahlası: Şiirlerini "Avni" lakabıyla yazan usta bir şairdi. Divanı, döneminin en zarif edebi eserlerinden biri kabul edilir.
- Sanata İlgi: İtalyan ressam Gentile Bellini’yi İstanbul’a davet ederek portresini yaptıran ilk Osmanlı padişahıdır.
- Çocukları: En meşhurları halefi II. Bayezid, sürgün hayatıyla trajik bir öyküye sahip olan Cem Sultan ve genç yaşta vefat eden Şehzade Mustafa’dır.
SIRLARLA DOLU ÖLÜM
1481 yılında yeni bir sefer için Üsküdar’a geçen Sultan, Gebze’de fenalaştı.
- Zehirlendi mi?: Fatih’in ölümü bugün bile tarihçiler arasında tartışmalıdır. Bazı kaynaklar onun İtalyan asıllı doktoru Maestro Iacopo (Yakup Paşa) tarafından zehirlendiğini iddia eder.
- Hedef Neresiydi?: Son seferinin hedefi bir devlet sırrı gibi saklanmıştır ancak tarihçiler büyük çoğunlukla hedefin Roma veya Mısır (Memlükler) olduğunu düşünmektedir.
AZ BİLİNENLER
- Harita Tutkusu: Fatih’in en büyük hobilerinden biri haritacılıktı. Ptolemy'nin antik haritalarını yeniden çizdirmiş ve coğrafi keşifleri yakından takip etmiştir.
- Fatih ve Hızır Çelebi: İstanbul'un ilk kadısı Hızır Çelebi'nin karşısında bir davada, bir Rum mimarla eşit şartlarda yargılanmış ve haksız bulunduğu noktada mahkemenin kararına boyun eğmiştir.
- Kütüphane Merakı: Sarayda kurduğu kütüphane, döneminin en zengin Doğu-Batı sentezi koleksiyonuna sahipti. Homeros’un İlyada destanını orijinal dilinden okuduğu söylenir.
- Gül Koklayan Portre: Meşhur gül koklayan portresindeki gül, "Hz. Muhammed'i ve sevgiyi" temsil ederken, aynı zamanda onun ince zevkini yansıtır.
Fatih Sultan Mehmed, arkasında sadece fethedilmiş topraklar değil, modern bir devlet yapısı ve evrensel bir kültür mirası bıraktı. İstanbul’un yedi tepesinde yükselen silüeti, 545 yıl sonra bugün bile dünyayı etkilemeye devam ediyor.