Bundan tam 1958 yıl önce bugün, 9 Haziran MS 68’de, Roma İmparatorluğu’nun en tartışmalı, en eksantrik ve tarihe adını "zalimlikle" yazdırmış son Julio-Claudian hanedanı üyesi İmparator Neron, boğazına sapladığı bir hançerle hayatına son verdi.

Ölürken dudaklarından dökülen "Qualis artifex pereo!" (İçimdeki sanatçıyla birlikte ölüyorum!) sözü, onun sadece bir imparator değil, aynı zamanda narsist bir tiyatrocu, bir müzisyen ve her şeyden önemlisi gücün delirttiği bir figür olduğunun özetiydi.

Büyük Roma Yangını’nı lir çalarak izlediği iddialarından tarihin ilk büyük Hristiyan katliamına, annesini katlettiği saray entrikalarından modern tarihçilerin ortaya çıkardığı şaşırtıcı komplo teorilerine kadar; Neron’un fırtınalı hayat hikayesini tüm satır aralarıyla inceliyoruz.

HIRSIN DOĞURDUĞU CANAVAR

Neron, MS 37 yılında Lucius Domitius Ahenobarbus adıyla doğdu. Onu Roma tahtına taşıyan şey kendi askeri dehası değil, annesi Genç Agrippina’nın sınır tanımayan iktidar hırsıydı.

İmparator Neron 3

  • Entrikalarla Örülen Taht Yolu: Agrippina, dönemin imparatoru Claudius ile evlenmeyi başardı ve onu, kendi öz oğlu Britannicus yerine Neron’u evlatlık almaya ikna etti. İşler tamamlandığında Agrippina, İmparator Claudius’u zehirli bir mantarla öldürterek henüz 16 yaşındaki Neron’u Roma tahtına oturttu (MS 54).
  • "Altın Beş Yıl" (Quinquennium Neronis): Neron’un saltanatının ilk beş yılı, Roma tarihinin en huzurlu dönemlerinden biriydi. Çünkü genç imparatorun arkasında bilge filozof Seneca ve Praetor Prefektörü Burrus gibi güçlü danışmanlar vardı. Neron bu dönemde vergileri azalttı, gladyatör dövüşlerini kısıtladı ve sanata ağırlık verdi. Ancak bu sakinlik, fırtına öncesi sessizlikti.

KANLI SARAY VE ÇALKANTILI HAYAT

Neron büyüdükçe annesinin üzerindeki mutlak otoritesinden rahatsız olmaya başladı. Bu durum, Roma sarayını antik dünyanın en kanlı tiyatro sahnesine çevirdi.

  • Ana Katli: Neron, kendisini sürekli tehdit eden ve yönetmeye çalışan annesi Agrippina’yı öldürmeye karar verdi. Önce bindiği gemiyi batırarak ona kaza süsü vermek istedi ancak annesi yüzerek kurtuldu. En sonunda MS 59’da muhafızlarını göndererek onu yatağında katlettirdi. Agrippina’nın ölürken muhafızlara, Neron’u kastederek "Karnıma vurun, bu canavarı doğuran yere vurun!" dediği rivayet edilir.
  • Ölümcül Aşklar: Neron, ilk eşi Claudia Octavia’yı boşayıp sürgüne gönderdi ve orada öldürttü. Ardından büyük aşkı Poppaea Sabina ile evlendi. Ancak öfke nöbetleri meşhur olan Neron, hamile olan Poppaea’yı bir tartışma sırasında karnına tekme atarak trajik bir şekilde öldürdü. Bu ölümün ardından yaşadığı vicdan azabı, onu akılalmaz çılgınlıklara sürükleyecekti.

ROMA YANGINI

19 Temmuz MS 64 gecesi, Roma’nın Circus Maximus yakınlarında başlayan ve tam bir hafta süren devasa yangın, şehrin 14 bölgesinden 10’unu küle çevirdi. Tarihçi Suetonius, Neron’un yangını sarayının kulesinden Troy’un yıkılış şarkısını söyleyip lir (veya kitara) çalarak keyifle izlediğini yazar. Ancak modern tarihçiler bu konuda büyük bir şüphe içindedir:

İmparator Neron 4

  • Yangın Sırasında Neron Neredeydi? Güvenilir tarihçi Tacitus’a göre, yangın çıktığında Neron Roma’da değil, 50 kilometre uzaktaki yazlık şehri Antium’daydı. Yangın haberini alır almaz Roma’ya dönmüş, evsiz kalan halk için sarayının bahçelerini açmış, gıda yardımı organize etmiş ve şehrin yeniden inşası için bizzat çalışmıştır.
  • Günah Keçisi Olarak Hristiyanlar: Yangının ardından, Neron’un devasa sarayı "Altın Ev"i (Domus Aurea) yapmak için şehri bilerek yaktığı dedikodusu yayıldı. Neron, bu tehlikeli dedikoduyu bastırmak için suçu Roma’da yeni yeni filizlenen mistik bir gruba, yani Hristiyanlara attı. Hristiyanlar çarmıha gerildi, arenalarda vahşi hayvanlara yem edildi ve geceleri saray bahçelerini aydınlatmak için canlı birer meşale gibi yakıldı. Havari Petrus ve Pavlus da bu zulüm dalgasında hayatını kaybetti.

ÇÖKÜŞ VE TRAJİK İNTİHAR

Sanat sevdası yüzünden devlet işlerini boşlayan, aristokratları fahiş vergilerle ezen ve bitmek bilmeyen lüks harcamalarıyla hazineyi kurutan Neron’a karşı eyaletlerde (Galya ve İspanya) büyük isyanlar başladı.

Roma Senatosu, Neron’u "Halk Düşmanı" (Hostis Publicus) ilan etti. Bu, görüldüğü yerde işkenceyle öldürüleceği anlamına geliyordu. Muhafızlarının bile kendisini terk ettiğini gören Neron, Roma dışındaki sadık bir azatlı kölesinin villasına kaçtı.

Peşindeki atlıların sesini duyduğunda, canlı ele geçip işkence görmemek için boğazına bir hançer dayadı. Kendi kendine vurmaya cesaret edemeyince sekreteri Epaphroditus’un yardımıyla hançeri sapladı. Ölürken attığı o son çığlık, tarihe kazındı: "Qualis artifex pereo!"

Mahmut Tanal’dan Kılıçdaroğlu Tepkisi
Mahmut Tanal’dan Kılıçdaroğlu Tepkisi
İçeriği Görüntüle

AZ BİLİNENLER

Olimpiyatlarda Zoraki Şampiyon

Neron, MS 67 yılında Yunanistan’daki Olimpiyat Oyunları’na katıldı. Araba yarışları sırasında kurallara aykırı olarak 10 atlı bir araba kullandı ve yarış esnasında arabadan düşüp yaralandı, yarışı bitiremedi. Buna rağmen, imparatorun gazabından korkan hakemler onu Olimpiyat Şampiyonu ilan ettiler. Neron o turnuvadan Roma’ya tam 1808 birincilik ödülüyle döndü.

Ölen Karısının Benzeriyle Evlendi

Hamile karısı Poppaea’yı tekmeleyerek öldürdükten sonra derin bir yas ve delilik evresine giren Neron, sokakta eski karısına tıpatıp benzeyen Sporus adlı genç bir köle çocuk buldu. Neron, çocuğun hadım edilmesini emretti, ona Poppaea’nın kıyafetlerini giydirdi, adını değiştirdi ve onunla resmi bir düğün yaparak evlendi. Sporus, Neron’un intiharına kadar onun yanında "imparatoriçe" gibi yaşadı.

İmparator Neron 2

Korint Kanalı’nı İlk O Kazdı

Bugün Yunanistan’daki meşhur Korint Kanalı projesini ilk başlatan kişi Neron’dur. MS 67’de kanalın kazısını başlatmak için bizzat altın bir kürekle ilk toprağı kazmıştır. Ancak isyanların çıkması ve ölümü nedeniyle proje yarım kalmış, kanal ancak 19. yüzyılda tamamlanabilmiştir.

Halkın Sevgilisi, Aristokrasinin Düşmanı

Roma Senatosu ve soylular ondan nefret etse de, Roma'nın fakir halkı (Plebler) ve Grek dünyası Neron'u çok seviyordu. Öyle ki, ölümünün ardından yıllarca onun mezarına gizlice taze çiçekler bırakıldı ve anısına festivaller düzenlendi. Çünkü Neron, elitlerin parasını alıp halka eğlence (Ekmek ve Sirk) sunan bir popülistti.

İmparator Neron, Roma tahtının gördüğü en dramatik, en tiyatral ve nevi şahsına münhasır karakteriydi. Tarih onu kan emici bir deli olarak kaydetmiş olsa da, ardında bıraktığı küllerin, sanat tutkusunun ve deliliğin sınırlarında gezinen hayat hikayesinin gizemi bugün hâlâ çözülebilmiş değil.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz