Barajlar üzerinden bir fırtınadır koparılıp gidiyor. İktidar Belediyeleri suçluyor, belediyeler ise barajların yapım görevi hükümetin diyor. Gerçek ise, ne kadar kabul etmesek te iş hükümetindir. Yani DSİ’nindir.

Hiç kem küm etmeye gerek yoktur. Çünkü barajların yapım işi gayet açık 2634 sayılı ihale kanunu ile gerçekleşmekte ve 4562 sayılı barajlar kanunu ve 2872 sayılı çevre kanunu mevzuatları ile yapılmaktadır.

Bu durum bu kadar açıkken, neden bu konuda belediyeler sorumlu tutuluyor anlamak mümkün değil. Bu iş dünde böyleydi, bugünde böyle. Sırf muhalefet yapmak için işi çığırından çıkarmakta haksızlık.

Hiç unutmuyorum, muhabirlik yıllarımın ilk dönemlerinde, zamanın Başbakanı Süleyman Demirel ile gene o dönemlerin Ankara Belediye Başkanı Vedat Dalokay arasında ki bir esprili konuşmaya tanıklık etmiştim.

Ankara’nın o tarihlerdeki ünlü bir otelinde resmi bir resepsiyon verilmişti ve bu ikili ayaküstü sohbete dalmıştı, o yıllar Atatürk Barajı’ da gündemdeydi. Ülkede o tarihlerde şimdiki gibi su sıkıntısı da yoktu. Nüfusumuzda şimdiki gibi değildi.

Dalokay Barajlar Kralını karşısında görünce Demirel’e ‘’ sayın Demirel başkente büyük bir baraj düşünüyor musunuz? nüfus artıyor, kent ilerde sıkıntısı çekmesin ‘’ diye sormuştu.

Demirel ise hiç unutmam, o nüktedan haliyle Dalokay’ a gülerek ‘’ gardaşım sen hiç merak etme bana boşuna mı Barajlar Kralı diyorlar, o iş bizim, DSİ’nin. Ülke genelinde planlamayı yapıyoruz ’’ deyivermişti.

Şunu, yaşları biraz geçkin vatandaşlar çok iyi biliyor, Türkiye’de Baraj atağını 1955-1960 yılları arasında Süleyman Demirel’in DSİ Genel Müdürlüğü döneminde gerçekleşmiştir.

O dönemlerde barajların inşası ve su kaynakları yönetimi alanında önemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. İşte bu nedenle Süleyman Demirel’ e Barajlar Kralı adı takılmıştır.

Şunu herkes biliyor ki, baraj kurma işi hükümetin, yanı DSİ’nin işi. Tabi bunun ilgili kurumlar tarafı da vardır. DSİ’nin yanında ilgili kurum olarak Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’nın da ilişkileri bulunmaktadır.

Ancak ana yüklenici olarak iş DSİ’nindir. Bunda tartışılacak bir durum yoktur. Belediyelerin baraj kurulması gibi bir görevi yoktur. Belediyeler barajlardan gelen suyu kendilerinin yetkisinde olan aktarma merkezleri vasıtasıyla halka ulaştırmayla görevlidir.

Ortada bulunan su sıkıntıları ise, özellikle son yıllarda bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de olağan üstü kuraklıktan meydana gelmiştir. Esasen ülkemize yetecek kadar baraj bulunmaktadır.

Yetmedi yapılan planlamaya göre önümüzdeki yıllar için 225 baraj planlaması yapılmaktadır. Şayet yağmurlar zamanında yağar ve barajlarda yeteri kadar su birikirse inanın hiç su sıkıntımız olmaz.

Bu nedenle hiç birbirimizi yemeğe gerek yoktur. Hele kurumlar birbirlerini boşuna suçlamamalıdır. Çünkü kanunen görev net olarak bellidir. Barajlar DSİ’nin işi, suyu halka ulaştırmakta belediyelerin işidir.

Esasen halkımız bu işin böyle olduğunu gayet iyi biliyor. O nedenle hükümet belediyeleri Belediyelerde Hükümeti suçlamamalıdır.

Yapın barajları ve suyu yeteri kadar kaynaklardan temin edin, bırakın dağıtımı belediyelere, suyun evlere ulaşımında bir problem var, yeteri kadar nakil hatları yapılamıyorsa o zaman belediyelerin yakasına yapışmak lazım.

Sözün kısası, Barajlar Kralı Demirel’in söylediği gibi ‘’ o iş DSİ’nindir. ‘’ Boşuna belediyeleri suçlayarak vakit kaybetmeyelim. İlgili kurum görevini yapsın, barajları, suyla doldursun, belediyelerde musluklarımızdan suları akıtsın. İşte bu kadar.