Hakikaten onlara ÇILGIN TÜRKLER tanımlaması nasılda yakışıyor. Bir düşünün Meclis yeni kurulmuş, Sakarya Savaşı kapıda ülke işgal altında. Onlar geleceği inşa ediyorlar kendilerinden emin bir biçimde. Bu yazının işaret fişeğini yine Anadolu Hükümeti Ankara'sı Koray Özalp Koleksiyonu ateşliyor.
Büyük Millet Meclis'inin açılışından beş ay sonra, Yunan orduları Ege ve Trakya'da ilerlerken Eylül 1920'de Ankara'da “Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Riyaset-i Fahimanelerinde" sonbahar at koşuları yapılacağı açıklanır.
Böyle bir ortamda “hakem heyeti, müşterek bahis heyeti, çıkış ve ring heyeti, tartı heyeti ile tribün, hakem yeri, basın yeri ve öteki birimleriyle yerli, safkan Arap ve safkan İngiliz atları için yarış düzenlenmesi" tam anlamı ile "çılgın Türklerin" yapabileceği bir iştir.
Ankara Sonbahar At Yarışları Ekim 1336 (1920)
Yarışlar, Ekim ayında, tren istasyonu yakınındaki bir alanda 1.600-1.800 metrelik bir pistte Miralay Refet [Bele], Hüsrev [Gerede], mebuslar, Ankara Merkez Komutanı, vali vekili, müftü, baytarlık müdürü, talimgâh komutanı ve diğer asker sivil kişilerin çeşitli heyetlerde görev yapmasıyla gerçekleştirilir; dereceye girenlere 20 lira ile 130 lira arasında değişen çeşitli para ödülleri verilir. Ankara'daki bu ilk at yarışlarında müşterek bahis oynanması dahil at yarışı gereklerinin tümü yerine getirilir.