Kim doğru söylüyor? Bir tarafta havalarda uçuşan büyük hayali vaatler, öbür tarafta “bana para için gelmeyin” itirafları. Peki öyleyse kim doğru söylüyor, gelin duruma bir bakalım. Kime inanacaksınız bilemem ama, eğer doğruysa iktidarın açıklamaları, o taktirde irili ufaklı görevdeki belediye başkanları ve adaylar nasıl böyle bol keseden atıyor? Yok şayet hükümet haklı ise, yani kasa boş ise o zaman insana sormazlar mı, bu havalarda uçuşan devasa vaatler nereden çıkıyor?

Bir taraf yalan, doğru söylemiyor. Ama kim acaba? bekleyip göreceğiz 1 Nisan sabahı, neler olacak, yani kim haklı, kim haksız çıkacak? Olsun yine de güzel oluyor aç açıkta olan vatandaşların içi hayalde olsa biraz ısınıyor. Ancak devletler vatandaşların mutlulukları için vardır. Hele söz konusu vatandaşlar olunca öyle kolay kolay onlara yalan söylemez. Şu anda tablo tamda böyle. Hükümet uyguladığı sıkı para politikaları nedeniyle vatandaş acı çekerken, seçime bir kala meydanlarda uçuşan 5 bin liralar, dana butları ve uçuk fiyatlardaki hayali evler, hayalde olsa vatandaşı biraz güldürüyor bu havalarda uçuşan vaatler.

Ülkeyi ekonomik sıkıntılardan kurtarmak için İngiltere’den daha önce de bakanlık yapmış, ancak bir süre önce kovarcasına gönderilen bir isim Hazine ve Maliye Bakanı olarak getirtiliyor ve ekonominin başına oturtuluyor. Önceki bakan “Ohh kurtuldum” diye görevi ithal bakan Mehmet Şimşek’e devrediyor. O da durur mu büyük ümitlerle iş başına geçince bir saniye geçirmeden işe koyuluyor ve milletin ümüğünü sıkmaya başlıyor. Bunları yaşadık ve gördük, görmeye de devam ediyoruz. Uyguladığı sıkı para politikaları ve zamlar sayesinde vatandaşın ümüğü sıkıldıkça sıkılıyor ve hayat ateş topuna dönüyor. Uyguladığı bu politika doğrumu değil mi bilemem, zaman gösterecek. Ancak 2025-2026 yılından itibaren tam olarak görülecek. Bu bir iddia, ayrıca bunu ben söylemiyorum, yetkili ağızların iddiası bu.

Bunu iktidarın başında olan ve Ekonomist olduğunu iddia eden Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iddia ediyor ve hemen hemen her toplantıda da bunu vatandaşlara anlatmaya çalışıyor.
Şuna bende inanıyorum, bu tablo ömür boyu böyle gitmez, mutlaka, ama mutlaka Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, vatandaş bir şekilde, bir gün mutlaka refaha kavuşacak. Ancak benim anlamadığım bir şey var, bütün bu umutların yanında, şu an içinde yaşadığımız gerçek hayat hikayelerimize ne diyeceğiz.
O da başta Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, durum ortada, kasa boş, o yüzden daha emeklilerin ikramiyelerini 3 bin liradan 5 bin liralara çıkartamıyoruz, yani hazine boş, buna ilave hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek’in “sakın ha benden para istemeyin” feryadı.

Peki o zaman seçimlere 15 gün kala vahimi geldi de hazinemize para yağacak da bu meydanlarda ortaya saçılan büyük vaatler niye? İrili ufaklı belediye başkan adayları vaatleri bol keseden atıyor ve vatandaşı olur olmaz hayallere sokuyor, işte burası anlaşılmaz bir durum. Bütün buna rağmen şayet, hükümet haklı ise yarın iş başına gelecek olan belediye başkanlarının eli kolu bağlı kalmayacak mı? yani şimdi havalarda uçuşan, dana butları, konutlar, yardım paraları, bedava yemekler ve sosyal yardımlar ne olacak nasıl dağıtılacak? Bitmedi bütün bunların üstüne vatandaşların yaşamlarını sürdürdükleri il, ilçelerde ki hayatlarını devam ettirmeleri için lazım gelen yatırımlar nasıl yapılacak? İşte bu yüzden, ya hükümet üyeleri doğruları söylemiyor, yani “para yok” diye, ya da şu an meydanlarda ki adaylar boş vaatlerde bulunuyorlar. Bekleyip hangi taraf haklı göreceğiz. Şunun şurasında 15 gün kaldı.

1 Nisan’a 15 gün kaldı. Boş hazinemi galip gelecek yoksa ortalarda uçuşan büyük vaatler mi? Ama bir gerçek ortada duruyor, daha emeklinin ikramiyesini 3 bin liradan 5 bin liraya çıkartamayan hazinemi haklı çıkacak yoksa, seçmeni büyük ümitler içine sokan adayların vaatlerimi haklı çıkaracak?