Osmanlı İmparatorluğu'nun batı yönlü genişleme siyasetinde 1521 yılı, çok büyük bir kırılma noktasına işaret eder. Tahta yeni geçen genç Sultan Süleyman (Kanuni), babası Yavuz Sultan Selim'in doğu seferlerinin ardından yönünü yeniden batıya, yani Macaristan Krallığı'na çevirmişti.

Bu büyük harekâtın, yani ünlü Belgrad Seferi’nin stratejik açıdan ilk ve en kritik hamlelerinden biri, bugün Sırbistan sınırları içinde kalan ve o dönem Macarların elinde bulunan Böğürdelen Kalesi’nin (Šabac) kuşatılmasıdır.

NEDEN BÖĞÜRDELEN?

Yavuz Sultan Selim’in vefatından sonra Macar Kralı II. Lajos, genç sultanın tecrübesiz olduğunu düşünerek Osmanlı'ya karşı haraç ödemeyi reddetmiş ve gönderilen Osmanlı elçisi Behram Çavuş'u katletmişti. Bu durum diplomatik bir savaş sebebi (casus belli) sayıldı.

Ancak hedef sadece intikam değildi; asıl amaç Orta Avrupa'nın kilidi olan Belgrad'ı ele geçirmekti. Belgrad'ı doğrudan kuşatmak yerine çevre kalelerin düşürülmesi gerekiyordu. Sava Nehri kıyısında yer alan Böğürdelen Kalesi, hem nehir trafiğini kontrol ediyor hem de nehrin karşı kıyısına geçerek Macaristan içlerine (Buda'ya) yürümek için kusursuz bir köprübaşı sunuyordu.

ASKERİ HAREKAT

Osmanlı ordusu İstanbul'dan ayrıldığında aslında tam olarak ilk hedefin neresi olacağı ordu içinde bir tartışma konusuydu. Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa doğrudan Belgrad'ın kuşatılmasını savunurken, onun rakibi olan Hain Ahmed Paşa önce Böğürdelen’in alınmasını, ardından Sava Nehri geçilerek Macaristan başkenti Buda üzerine yürünmesini teklif etti. Genç Sultan Süleyman, Ahmed Paşa'nın planını cazip bularak ana orduyla Böğürdelen üzerine yürüdü.

  • Kuşatmanın Başlaması (2 Temmuz 1521): Osmanlı öncü birlikleri ve Hain Ahmed Paşa komutasındaki kuvvetler kaleyi ablukaya aldı. Kısa süre sonra Kanuni Sultan Süleyman da ana orduyla kaleye ulaştı.
  • Lağımcıların ve Topçuların Devreye Girmesi: Kale surları dönemin güçlü Osmanlı topçusu tarafından dövülürken, lağımcılar sur altlarına tüneller kazarak savunma hatlarını sarstı.
  • Kalenin Düşüşü (7 Temmuz 1521): Macar komutan Simon Logodi liderliğindeki az sayıdaki ama inatçı savunma garnizonu, Osmanlı'nın yoğun taarruzlarına fazla dayanamadı. 5 günlük yoğun bir kuşatmanın ardından kale tamamen Osmanlı kontrolüne geçti.

BELGRAD'A AÇILAN KAPI

Böğürdelen’in fethi, Macaristan Krallığı’nın güney savunma hattında devasa bir delik açtı.

Üçüncü Reich’ın Kanlı Eşiği: Uzun Bıçaklar Gecesi
Üçüncü Reich’ın Kanlı Eşiği: Uzun Bıçaklar Gecesi
İçeriği Görüntüle
  1. Stratejik Üs: Kale süratle tahkim edildi. Kanuni, kalenin etrafına yeni kuleler inşa ettirdi ve hendeklerin Sava Nehri'nden gelen suyla doldurulmasını emretti.
  2. Belgrad'ın İzolasyonu: Böğürdelen ve hemen ardından Pîrî Mehmed Paşa tarafından Zemun Kalesi’nin alınmasıyla Belgrad tamamen izole edildi ve lojistik desteği kesildi. Bu başarı, aynı yılın Ağustos ayında Belgrad’ın fethini getirdi.
  3. Mohaç'a Açılan Kapı: Bu zafer, 1526'daki ünlü Mohaç Meydan Muharebesi ile Macaristan Krallığı'nın tamamen çöküş sürecini başlatan ilk domino taşı oldu.

AZ BİLİNENLER

  • İsminin İlginç Kökeni: Kaleye Osmanlıların neden "Böğürdelen" dediği hep merak konusudur. Kale, coğrafi konumu gereği adeta Macaristan Krallığı'nın "böğrüne" (yan tarafına/zayıf noktasına) batırılmış bir diken gibi durduğu ve buranın fethi düşman savunmasını yandan yardığı için bu ismi almıştır.
  • Doğa ile Savaş ve Başarısız Köprü Girişimi: Kanuni Sultan Süleyman, Böğürdelen'i aldıktan sonra Sava Nehri üzerine devasa bir ahşap yüzer köprü (pontoon) kurulmasını emretti ve çalışmaları bizzat 10 gün boyunca yerinde inceledi. Amacı nehrin karşısına geçip doğrudan Buda’ya yürümekti. Ancak Sava Nehri aniden taştı ve sel suları köprüyü yıktı. Doğa engeline takılan sultan, planını değiştirerek Belgrad kuşatmasına katılmak üzere yönünü değiştirdi.
  • Sır Saklayan Ordu: Sefer ilk başladığında askerler dahi tam olarak nereye gidildiğini bilmiyordu. Osmanlı askerî doktrininde hedef gizliliği o kadar üst düzeydeydi ki, Böğürdelen ve Belgrad stratejisi ordu yoldayken netleşmişti.

Böğürdelen Kuşatması, askeri tarih meraklıları için lojistik planlamanın, nehir stratejilerinin ve kale tahkimatlarının önemini gösteren muazzam bir erken dönem Osmanlı klasiğidir.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz