19 Ağustos 1953 tarihinde İran sokaklarında yankılanan tank sesleri ve silah patlamaları, sadece ülkenin ilk demokratik yollarla seçilmiş başbakanı Muhammed Musaddık’ı devirmekle kalmadı; Doğu ile Batı arasındaki güç dengelerini, Ortadoğu’nun kaderini ve küresel enerji siyasetini kökten değiştirdi. İngiliz dış istihbaratı MI6 ve Amerikan gizli servisi CIA tarafından ortaklaşa yürütülen ve tarihe "Ajax Operasyonu" (Operation Ajax) olarak geçen bu gizli darbe, Batı müdahaleciliğinin soğuk savaş dönemindeki en somut vesikalarından biri kabul ediliyor.
İran petrolünün millileştirilmesiyle başlayan kriz, İngiltere’nin ekonomik kayıpları önleme hırsı, Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin mutlak iktidar arzusu ve ABD’nin komünizm korkusuyla birleşerek İran demokrasisine ağır bir darbe indirdi. İşte Musaddık darbesinin tarihsel süreci, arkasındaki siyasi hesaplar, yıkıcı sonuçları ve tarihin tozlu sayfalarında kalmış şaşırtıcı detayları.
PETROLÜN MİLLİLEŞTİRİLMESİ
Krizin temelleri, 1901 yılında İngiliz iş insanı William Knox D'Arcy ile Kaçar Hanedanı arasında imzalanan ve İran petrolünün neredeyse tüm arama, çıkarma ve satış haklarını İngiltere’ye veren ayrıcalıklı antlaşmaya dayanıyordu. Bu antlaşma daha sonra kurulan AIOC (Anglo-Iranian Oil Company) – bugünkü adıyla BP (British Petroleum) – şirketinin temelini oluşturdu.

İran halkı, kendi topraklarından çıkan devasa servetten sadece sembolik paylar alırken, şirket Londra için devasa bir gelir kapısı haline gelmişti. 1951 yılında Başbakanlık koltuğuna oturan milliyetçi ve hukukçu Muhammed Musaddık, parlamentoyu (Meclis) arkasına alarak tarihi kararı açıkladı: İran petrolü millileştirildi.
KİM NEDEN BU DARBEYİ İSTEDİ?
İngiltere’nin Amacı: Ekonomik İmparatorluğu Korumak
İngiltere için AIOC, küresel imparatorluk gücünün ve ekonomisinin en kritik ayağıydı. II. Dünya Savaşı sonrası çöken ekonomisini ayakta tutmak isteyen Londra, Musaddık’ın millileştirme hamlesini doğrudan bir "hırsızlık" olarak niteledi. Petrol tesislerine el konulmasının ardından İngiltere, Abadan Limanı'nı abluka altına aldı, İran petrolünün dünyada satılmasını engelleyen uluslararası bir ambargo uyguladı ve Musaddık’ı iktidardan indirmek için MI6 üzerinden ilk gizli planları hazırladı.
ABD’nin Amacı: Soğuk Savaş ve Komünizm Korkusu
Başlangıçta İngiltere’nin sömürgeci politikalarına mesafeli duran ABD, 1953 başında Dwight D. Eisenhower’ın başkan seçilmesiyle tutumunu değiştirdi. Musaddık’ın İngiliz ambargosu nedeniyle ekonomik krize girmesi ve İran Komünist Partisi (Tudeh) ile taktiksel temaslar kurması, Washington'da "İran, Sovyetler Birliği'nin kucağına düşüyor" paniği yarattı. CIA, Orta Doğu’daki petrol rezervlerini korumak ve SSCB’nin güneye inmesini engellemek için askeri müdahaleyi onayladı.
Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin Amacı: Mutlak Otokrasi
Genç ve tecrübesiz Şah Muhammed Rıza Pehlevi, karizmatik ve halk desteğini arkasına alan Musaddık’ın gölgesinde kalmaktan rahatsızdı. Musaddık, Şah’ın yetkilerini Anayasa uyarınca sembolik bir düzeye çekmiş, ordu üzerindeki kontrolünü kısıtlamıştı. Şah, kendi tahtını garantiye almak ve sembolik bir figür olmaktan çıkıp mutlak bir otokrat haline gelmek için Batılı istihbarat örgütleriyle iş birliğini kabul etti.
OPERASYON AJAX
Darbe operasyonunun yönetimi için CIA, efsanevi ABD Başkanı Theodore Roosevelt'in torunu olan ajanı Kermit Roosevelt Jr.'ı Tahran'a gönderdi.
-
Piyasa ve Medya Manipülasyonu: CIA, milyonlarca dolar bütçeyle Tahran gazetelerine rüşvet dağıtarak Musaddık aleyhine sistemli bir karalama kampanyası başlattı. Musaddık "din düşmanı", "komünist ajanı" ve "halk düşmanı" ilan edildi.
-
Sokak Kışkırtmaları: Tahran sokaklarında kargaşa yaratmak için çeteler tutuldu. Bu gruplar hem komünist gibi davranıp camilere saldırdı hem de anti-komünist gösteriler düzenleyerek halkı terörize etti.
-
İlk Denemenin Başarısızlığı: 15 Ağustos gecesi Şah’ın imzaladığı azil fermanıyla harekete geçen General Fazlullah Zahedi liderliğindeki askeri birlikler, Musaddık’a sadık muhafızlar tarafından püskürtüldü. Korkuya kapılan Şah Rıza Pehlevi uçakla önce Bağdat’a, ardından Roma’ya kaçtı.
-
İkinci Dalga ve Çöküş (19 Ağustos): Kermit Roosevelt pes etmedi. Ordu içindeki cuntayı, din adamlarının bir kısmını ve paralı sokak çetelerini 19 Ağustos’ta tekrar sahaya sürdü. Musaddık'ın evi tanklarla kuşatıldı ve şiddetli çatışmaların ardından Başbakan tutuklandı. Şah zafer çığlıklarıyla Tahran’a geri döndü.
DEVRİME GİDEN YOL
1953 Darbesi, İran ve küresel siyaset için geri dönülemez kırılma noktaları yarattı:

-
Demokrasinin Sonu ve Diktatörlük: İran’ın tek gerçek laik ve demokratik deneyimi bitirildi. Şah Pehlevi, muhalefeti ezmek için CIA ve Mossad yardımıyla kurduğu acımasız gizli polis teşkilatı SAVAK ile ülkeyi çeyrek asır boyunca demir yumrukla yönetti.
-
Anti-Amerikancılığın Doğuşu: Darbeye kadar İran halkının gözünde "sömürgeci olmayan dost ülke" imajına sahip olan ABD, darbe sonrası "Büyük Şeytan" olarak anılmaya başladı.
-
1979 İslam Devrimi’ne Zemin: Musaddık gibi laik ve milliyetçi liderlerin siyasetten tasfiye edilmesi, rejime karşı tek muhalefet odağı olarak dini yapıları ve camileri bıraktı. Bu süreç, 26 yıl sonra Şah'ı devirecek olan Ayetullah Humeyni liderliğindeki 1979 İslam Devrimi'nin ana dinamosu oldu.
-
Petrol Konsorsiyumu: Petrol millileştirilmesinden vazgeçilmedi ancak İngiltere'nin tekelini kırmak için ABD, İngiltere, Fransa ve Hollanda şirketlerinden oluşan dev bir uluslararası konsorsiyum kurularak İran petrolü paylaşıldı.
AZ BİLİNENLER
1. Musaddık’ın Yatak Odası Diplomasisi
Musaddık, sağlığı hassas olduğu ve İsviçre'de hukuk eğitimi aldığı yıllardan beri kronik rahatsızlıklar yaşadığı için diplomatik görüşmelerinin ve Bakanlar Kurulu toplantılarının birçoğunu pijama giyerek yatağının içinde gerçekleştiriyordu. Batı basını başlangıçta bu durumu alay konusu yapsa da Time dergisi onu 1951'de "Yılın Adamı" seçti.
2. "Ajan" Kermit Roosevelt ve Bavul Dolusu Dolar
Operasyonu Tahran’daki gizli bir güvenli evden yöneten CIA ajanı Kermit Roosevelt, darbe günü sokak kışkırtıcılarına, askerlere ve gazetecilere dağıtmak üzere yanında nakit olarak 1 milyon dolar bulunduruyordu. Roosevelt, bu bütçenin 100 bin dolardan azını harcayarak darbeyi tamamladığını anılarında yazmıştır.
3. Lahey Lahey Olalı Böyle Savunma Görmedi
İngiltere, petrolün millileştirilmesini Uluslararası Adalet Divanı’na (Lahey) taşıdığında Musaddık bizzat Hollanda’ya gitti. Duruşma salonuna girdiğinde İngiliz heyetine ayrılan sıralara oturdu. "Orası bizim yerimiz" diyen İngiliz diplomatlara: "İngilizlerin İran topraklarını ve kaynaklarını işgal etmesine alıştık, bari burada yerimizi verin" diyerek tarihe geçen bir kapak cevabı verdi. Dava İran’ın zaferiyle sonuçlandı.
4. Bizzat ABD ve CIA’in İtirafı
ABD devleti uzun yıllar darbedeki rolünü resmi olarak reddetti. Ancak önce 2000 yılında Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, ardından 2009’da Başkan Barack Obama darbedeki ABD rolünü açıkça kabul ederek özür ima eden açıklamalarda bulundu. 2013 yılında ise CIA, gizliliği kaldırılan belgelerle Ajax Operasyonu'nu bizzat planladığını ve uyguladığını resmen ilan etti.
Muhammed Musaddık, darbeden sonra askeri mahkemede yargılanarak 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İnfazın ardından ölümüne kadar (1967) köyü Ahmedabad’daki evinde sıkı bir ev hapsinde tutuldu. Mezarı dahi rejim tarafından bir anıta dönüşmemesi için evinin salonunun zeminine kazıldı. 1953 Darbesi, Batı’nın kısa vadeli ekonomik ve siyasi çıkarlar uğruna bir ülkenin demokratik geleceğini feda etmesinin en acı simgelerinden biri olarak tarihteki yerini koruyor.



