Biyografi

Suikastın 63. Yılında Kennedy

Tarihte bugün, ABD'nin 35. Başkanı John Fitzgerald Kennedy'in doğum günü. Gelin birlikte Kennedy'in hayatına yakından bakalım.

Abone Ol

Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin en genç, en karizmatik ve trajik bir suikastla hayata veda eden 35. Başkanı John Fitzgerald Kennedy’nin (JFK) 109. doğum günü.

1960’ların başında Beyaz Saray’a adım attığında, Amerikan halkına "Yeni Ufuklar" (New Frontier) vaat eden, karısı Jacqueline ile birlikte başkanlık konutunu adeta modern bir saraya ("Camelot" efsanesine) dönüştüren Kennedy, sadece Amerikan siyasetini değil, tüm dünya tarihini derinden etkiledi.

22 Kasım 1963’te Dallas’ta üstü açık Lincoln Continental marka arabasında ilerlerken patlayan silah sesleri, sadece bir başkanın hayatını elinden almadı; modern dünyanın en büyük, en çok tartışılan ve bugüne kadar tam anlamıyla çözülememiş komplo teorileri zincirini başlattı.

Soğuk Savaş'ın en sıcak günlerinden sarsıntılı özel hayatına, uzay yarışını başlatan vizyonundan suikastın karanlık noktalarına kadar JFK’in epik yaşam öyküsünü tüm detaylarıyla inceliyoruz.

MİLYARDER BAŞKAN

John F. Kennedy, 29 Mayıs 1917’de Boston’da, İrlanda kökenli, son derece zengin ve nüfuzlu bir katolik ailede doğdu. Babası Joe Kennedy, büyük bir iş insanı ve ABD'nin Londra Büyükelçisi'ydi. Baba Kennedy’nin tek bir hayali vardı: Oğullarından birini ABD Başkanı yapmak.

  • Savaş Kahramanı: II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik'te PT-109 adlı torpido botunun komutanlığını yapan JFK, botunun bir Japon muhribi tarafından ortadan ikiye bölünmesiyle ağır yaralandı. Buna rağmen mürettebatını kilometrelerce yüzerek kurtardı ve bir savaş kahramanı olarak ülkesine döndü.
  • Genç Bir Yıldızın Yükselişi: Savaştan sonra siyasete atıldı. Sırasıyla Temsilciler Meclisi üyesi ve Massachusetts Senatörü oldu. 1960 başkanlık seçimlerinde cumhuriyetçi rakibi Richard Nixon’ın karşısına çıktı.
  • Televizyonun Değiştirdiği Kader (1960): Tarihte ilk kez düzenlenen canlı yayın başkanlık tartışması, seçimin kaderini belirledi. Radyodan dinleyenler Nixon’ı daha başarılı bulurken, televizyondan izleyen milyonlarca insan; Kennedy’nin bronz teni, şık takım elbisesi, sakin ve karizmatik duruşu karşısında büyülenmişti. JFK, ABD tarihinin seçilen en genç ve ilk Katolik başkanı olarak tarihe geçti.

SİYASİ DÖNÜMÜ

JFK’in bin günlük kısa başkanlık dönemi, insanlık tarihinin nükleer bir yok oluşa en çok yaklaştığı Soğuk Savaş yıllarına denk geldi.

  • Domuzlar Körfezi Fiyaskosu (1961): CIA tarafından organize edilen ve Küba’daki Fidel Castro rejimini devirmeyi amaçlayan bu askeri çıkarma tam bir felaketle sonuçlandı. Kennedy, bu başarısızlığın tüm sorumluluğunu üstlenerek zor bir başlangıç yaptı.
  • Küba Füze Krizi (1962): Sovyetler Birliği’nin Küba’ya nükleer füzeler yerleştirdiğinin tespit edilmesiyle dünya 13 gün boyunca nükleer savaşın eşiğinde yaşadı. JFK, generallerinin "Küba'yı bombalayalım" baskısına direnerek SSCB lideri Kruşçev ile diplomatik bir kanal kurdu ve füzelerin karşılıklı sökülmesini sağlayarak dünyayı büyük bir felaketten kurtardı.
  • "Ay'a Gideceğiz" Vizyonu: Sovyetlerin uzay yarışındaki üstünlüğüne meydan okuyan Kennedy, 1962'deki ünlü konuşmasında, "Biz on yıl bitmeden Ay'a gitmeyi seçiyoruz, bu kolay olduğu için değil, zor olduğu için" diyerek NASA'nın Apollo programını başlattı ve bugünkü uzay teknolojisinin temellerini attı.

PIRILTILI BİR HAYAT

Kennedy ailesinin Beyaz Saray'daki yaşamı dışarıdan bakıldığında mükemmel bir peri masalı gibi görünüyordu. Eşi Jacqueline (Jackie) Kennedy, zarafeti, stili ve sanata olan düşkünlüğüyle ikonik bir First Lady haline gelmişti. Ancak bu pırıltılı vitrinin arkasında derin fırtınalar kopuyordu.

  • Marilyn Monroe ve Diğerleri: JFK, karizması ve gücüyle dönemin en büyük cazibe merkezlerinden biriydi. En ünlü kaçamağı ise Hollywood yıldızı Marilyn Monroe ile olan ilişkisiydi. Monroe’nun 1962’deki doğum gününde ünlü "Happy Birthday, Mr. President" şarkısını şehvetli bir tonla söylemesi, bu gizli ilişkinin tüm dünya önünde tescillenmesi gibiydi. JFK'in sinema yıldızlarından Beyaz Saray stajyerlerine ve hatta mafya liderlerinin sevgililerine uzanan geniş bir gizli ilişkiler ağı olduğu yıllar sonra ortaya çıktı.

22 KASIM SUİKAST GÜNÜ

1964 seçimleri için kampanya yürüten Kennedy, 22 Kasım 1963 günü Teksas eyaletinin Dallas şehrine gitti. Eşi Jackie ile birlikte üstü açık arabasıyla Dealey Plaza’dan geçerken, saat tam 12.30’da silah sesleri yankılandı.

  • Dealey Plaza'daki Suikast: İlk mermi Kennedy’nin boynuna isabet etti. Saniyeler sonra gelen ikinci mermi ise başkanın kafasında ölümcül bir yara açtı. Jackie Kennedy’nin panik içinde arabanın bagajına doğru tırmanarak kocasının kafatasından fırlayan parçaları toplamaya çalışması, televizyon tarihinin en dehşet verici anı olarak kayıtlara geçti. Kennedy, kaldırıldığı Parkland Hastanesi'nde kısa süre sonra vefat etti.
  • Lee Harvey Oswald ve Kuşkulu Ölüm: Suikasttan kısa süre sonra, eski bir deniz piyadesi olan ve bir dönem Sovyetler Birliği'ne iltica eden Lee Harvey Oswald suikastçı olarak tutuklandı. Ancak Oswald suçlamaları reddederek bir "günah keçisi" (patsy) olduğunu iddia etti. Tutuklanmasından sadece iki gün sonra, canlı yayında polislerin arasında nakledilirken, mafya ile bağlantıları olan Jack Ruby adlı bir gece kulübü sahibi tarafından vurularak öldürüldü. Susturulan Oswald, arkasındaki sırları da beraberinde mezara götürdü.

AZ BİLİNENLER

Konu

Detaylar

"Ich bin ein Berliner" Gazabı

1963'te Berlin Duvarı'nı ziyaret eden JFK, komünizme karşı batının yanında olduğunu belirtmek için Almanca "Ben bir Berlinliyim" anlamına gelen bu ünlü sözü söyledi. Ancak ufak bir gramer hatası yapmıştı. "Berliner" aynı zamanda Almanya'da içi jöleli bir tür donut (çörek) anlamına geliyordu. Yani başkan meydandaki yüz binlerce kişiye aslında ironik olarak "Ben bir jöleli çöreğim" demiş oldu, ancak halk coşkudan bunu umursamadı.

Yürüyen Acı Küpü

Ekranda son derece sağlıklı, enerjik ve atletik görünen Kennedy, aslında hayatı boyunca korkunç fiziksel acılar çekti. Kronik bel rahatsızlığı nedeniyle yürümekte zorlanıyor, korse takıyor ve bağışıklık sistemini çökerten nadir bir hastalık olan Addison hastalığı ile mücadele ediyordu. Gün içinde ayakta durabilmek için ağır ağrı kesiciler, kortizonlar ve amfetaminlerden oluşan devasa bir ilaç kokteyli alıyordu.

Küba Ambargosu Öncesi Puro Stoğu

Küba'ya karşı tarihi ekonomik ambargoyu imzalayacağı günün gecesinde, Kennedy basın danışmanı Pierre Salinger'ı acil koduyla yanına çağırdı. Tek bir görevi vardı: Washington'daki tüm dükkanları gezip bulabildiği kadar Küba yapımı "H. Upmann" markalı puro toplamak. Ertesi sabah danışmanı odasına 1.200 adet puro ile geldiğinde, JFK rahat bir nefes aldı, puroları çekmecesine kilitledi ve Küba ambargosunu resmen imzaladı.

Lincoln ile Ürkütücü Tesadüfler

Abraham Lincoln ve JFK'in hayatları arasında komplo teorisyenlerini büyüleyen düzinelerce garip tesadüf vardır. Lincoln 1860'ta, Kennedy 1960'ta başkan seçildi. Her ikisi de cuma günü, eşlerinin yanında kafalarından vurularak öldürüldü. Lincoln'ün katili John Wilkes Booth bir tiyatrodan kaçıp depoda yakalandı; Kennedy'nin katili Oswald ise bir depodan ateş edip tiyatroda (sinemada) yakalandı. Dahası, her ikisinin de yerine geçen başkan yardımcılarının soyadı Johnson'dı (Andrew Johnson ve Lyndon B. Johnson).

John F. Kennedy’nin Dallas’ta yarım kalan hayatı, Amerikan tarihinin en büyük travmalarından biri olarak kaldı. Resmi soruşturmayı yürüten Warren Komisyonu, suikastın Oswald adında "yalnız bir deli" tarafından işlendiğini açıklasa da; CIA, Pentagon, FBI, mafya ve Castro rejiminin dahil olduğu düzinelerce komplo teorisi bugün hâlâ güncelliğini koruyor. JFK, trajik ölümüyle bir siyasetçi olmaktan çıkıp modern bir popüler kültür mitine dönüştü.