Modern İtalya tarihinin en travmatik, en gizemli ve siyasi dengeleri kökten sarsan olayının üzerinden tam 48 yıl geçti.

1978 baharında, başkent Roma’nın kalbinde kaçırılan ve 55 gün süren bir "halk mahkemesi" trajedisinin ardından cansız bedeni bir arabanın bagajında bulunan Hristiyan Demokrat lider Aldo Moro, bugün hâlâ İtalyan demokrasisinin "kayıp ruhu" olarak anılıyor.

İtalya’nın en etkili başbakanlarından birinin; komünistlerle uzlaşı arayışından Kızıl Tugaylar’ın hücresine, devletin "pazarlık yapmama" inadından Vatikan’ın sessiz çığlığına uzanan o karanlık 55 gününü inceliyoruz.

BİR UZLAŞI MİMARI

1916 doğumlu Aldo Moro, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda saygın bir hukuk profesörüydü. Hristiyan Demokrat Parti’nin (DC) entelektüel beyni olan Moro, İtalya’nın II. Dünya Savaşı sonrası inşasında kilit rol oynadı.

  • İktidar Yılları: Beş kez başbakanlık koltuğuna oturdu. Dış politikada dengeci, iç politikada ise toplumsal barışı önceleyen bir çizgi izledi.
  • Tarihi Uzlaşı (Compromesso Storico): Moro’nun en büyük ve en riskli projesi, İtalyan Komünist Partisi’ni (PCI) hükümet koalisyonuna dahil ederek aşırı sağ ve sol arasındaki şiddeti bitirmekti. Bu hamle hem ABD (NATO) hem de Sovyetler Birliği tarafından "tehlikeli bir sapma" olarak görülüyordu.

VİA FANİ KATLİAMI VE KAÇIRILIŞ

Moro, komünistlerin dışarıdan destek vereceği yeni hükümetin güven oylamasına gideceği gün, 16 Mart sabahı evinden çıktı.

Aldo Moro 1

  • Pusu: Roma’daki Via Fani sokağında, kendilerini havayolu personeli gibi kamufle eden Kızıl Tugaylar (Brigate Rosse) militanları Moro’nun konvoyuna ateş açtı.
  • Kanlı Bilanço: Moro’nun beş koruması saniyeler içinde öldürüldü. Moro ise sağ olarak kaçırıldı. İtalya, o sabah televizyon ekranlarında kan gölüne dönmüş bir sokak ve boş bir makam arabasıyla uyandı.

NEDEN MORO?

Aşırı solcu terör örgütü Kızıl Tugaylar için Moro, "kapitalist devletin kalbi"ni temsil ediyordu. Ancak kaçırılma nedenleri daha derindi:

  1. Devleti Teşhir Etmek: Örgüt, devletin en tepesindeki ismi kaçırarak İtalyan devletinin ne kadar kırılgan olduğunu göstermek istiyordu.
  2. Meşruiyet Arayışı: Moro karşılığında tutuklu militanlarının serbest bırakılmasını isteyerek, devletin kendilerini resmi bir muhatap olarak tanımasını hedeflediler.
  3. Uzlaşıyı Sabote Etmek: Komünistlerin sistemle entegre olmasına karşıydılar; Moro’yu yok ederek bu "tarihi uzlaşıyı" bitirmek istediler.

55 GÜNLÜK HALK HAPİSHANESİ

Moro, Roma’da gizli bir dairede küçük bir hücreye hapsedildi. Bu süreçte ailesine ve siyaset arkadaşlarına düzinelerce mektup yazdı.

Amerikan rüyasından siyasi zirveye: Donald Trump’ın hikayesi
Amerikan rüyasından siyasi zirveye: Donald Trump’ın hikayesi
İçeriği Görüntüle

Aldo Moro 2

  • Pazarlık Çıkmazı: İtalyan hükümeti, "devletin teröre boyun eğmeyeceği" gerekçesiyle pazarlık yapmayı reddetti. Dönemin İçişleri Bakanı Francesco Cossiga, sert bir tutum takındı.
  • Moro’nun Mektupları: Mektuplarında arkadaşlarını "vicdansızlıkla" suçlayan Moro, kurtarılması için yalvarıyor, Papa VI. Paulus’tan yardım istiyordu. Devlet ise bu mektupların "beyni yıkanmış bir adamın" kaleminden çıktığını iddia ederek Moro’yu siyasi olarak ölü ilan etti.

BAGAJDAKİ CESET

55. günün sonunda, Kızıl Tugaylar bekledikleri tavizi alamayacaklarını anladı. Moro, bir battaniyeye sarılarak bir Renault 4’ün bagajına konuldu ve 11 kurşunla infaz edildi.

  • Sembolik Mekan: Arabanın bırakıldığı Via Caetani sokağı, sembolik olarak Hristiyan Demokrat Parti ile Komünist Parti binalarının tam ortasındaydı. İtalya o gün sarsıldı; "Tarihi Uzlaşı" projesi Moro ile birlikte toprağa gömüldü.

AZ BİLİNENLER

  • Gizli Servis ve Gladio Şüphesi: Pek çok komplo teorisyeni ve araştırmacı, İtalyan gizli servislerinin veya NATO destekli Gladio’nun, Moro’nun yerini bildiğini ancak komünistlerin iktidara gelmesini engellemek için operasyon yapmadığını savunur.
  • Papa’nın Kefareti: Papa VI. Paulus, yakın dostu Moro için bizzat fidye toplamış ve kendisini Moro ile değiştirmeyi teklif etmişti; ancak İtalyan hükümeti buna da engel oldu.
  • Moro'nun Gömleği: Moro öldürüldüğünde üzerinde, kaçırıldığı günkü gömleği vardı; ancak gömlek tertemizdi ve traş olmuştu. Bu, tutsaklık koşullarının sanılandan farklı olabileceğine dair tartışmalar yarattı.
  • Cossiga’nın Pişmanlığı: İçişleri Bakanı Cossiga, yıllar sonra Moro’nun ölümünden duyduğu vicdan azabı nedeniyle saçlarının bir gecede beyazladığını ve bu olayın hayatını kararttığını itiraf etmiştir.

Aldo Moro suikastı, İtalya’nın "Kurşun Yılları" (Anni di piombo) olarak bilinen karanlık döneminin zirve noktasıydı. Bugün, o trajediden 48 yıl sonra, İtalya hâlâ "Eğer devlet pazarlık yapsaydı tarih nasıl yazılırdı?" sorusunun cevabını arıyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz