İSTANBUL, Temmuz 2026 — Akciğer kanseri vakalarının önemli bir bölümü, bölgesel yayılımın başladığı Evre 3'te tanı almaktadır. Bu evrede tümör, göğüs kafesi içindeki mediastinal lenf bezlerine ya da çevre dokulara ulaşmış olmakla birlikte uzak organlarda henüz metastaz saptanmamıştır.

Evre 3, cerrahinin tek başına yeterli olmadığı; kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapinin bir arada planlandığı karmaşık bir klinik tablo olarak öne çıkmaktadır. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Alpay, Evre 3 akciğer kanserinde uygulanan güncel tedavi yaklaşımlarını ve bu süreçte hastaların bilmesi gereken kritik noktaları paylaşıyor.

Evre 3 Akciğer Kanseri: Bölgesel Yayılımın Karmaşık Tablosu

Evre 3 akciğer kanseri kendi içinde iki ana gruba ayrılmaktadır. Evre 3A'da tümör aynı taraftaki mediastinal lenf bezlerine ulaşmıştır; bu hastalarda dikkatli bir değerlendirme sonrası cerrahi seçeneği gündemde tutulabilmektedir.

Evre 3B ve 3C'de ise tümör karşı taraftaki lenf bezlerine ya da boyun bölgesine yayılmış olup cerrahi çoğunlukla uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. Bu nedenle Evre 3, klinikte en heterojen ve tedavi planlamasının en titiz biçimde yapılması gereken evre olarak kabul edilmektedir.

Multimodal Tedavi: Tek Silah Yetmez

Evre 3 akciğer kanserinde günümüzdeki altın standart, tek bir tedavi modalitesiyle değil; kemoterapi, radyoterapi ve gerektiğinde cerrahinin birlikte uygulandığı multimodal yaklaşımdır.

Eş zamanlı kemoradyoterapi, bölgesel tümör kontrolünü artırırken adjuvan immünoterapi — özellikle PD-L1 inhibitörleri — nüks riskini anlamlı biçimde düşürmektedir. Cerrahinin uygulanabilir olduğu seçilmiş Evre 3A vakalarında ise önce kemoterapi ya da kemoradyoterapi uygulanıp ardından cerrahi planlanan neoadjuvan yaklaşım giderek daha fazla tercih edilmektedir.

Başkentte NATO Zirvesi öncesi atlı polisler devriyede
Başkentte NATO Zirvesi öncesi atlı polisler devriyede
İçeriği Görüntüle

"Evre 3 bizi en çok zorlayan evredir; ancak aynı zamanda son yıllarda en fazla ilerleme kaydettiğimiz evre de budur. İmmünoterapi ajanlarının tedaviye eklenmesiyle yaşam sürelerinde kayda değer uzamalar elde ettik. Her hasta için tedavi kararını toraks onkoloji kurulunda, tüm branşların katılımıyla almak bu evrede tartışmasız bir zorunluluktur."

— Prof. Dr. Levent Alpay, Göğüs Cerrahisi Uzmanı

İmmünoterapinin Yükselen Rolü

Son on yılda akciğer kanseri tedavisinde gerçekleşen en köklü dönüşüm immünoterapi alanında yaşanmıştır. Kemoradyoterapi sonrası uygulanan idame immünoterapi protokolleri, Evre 3 hastalarında hastalıksız sağkalım süresini anlamlı düzeyde uzatmaktadır. Tümör dokusundaki PD-L1 ekspresyon düzeyi ve EGFR, ALK gibi genetik mutasyon profili, tedavi seçiminde giderek daha belirleyici bir rol üstlenmektedir.

Evre 3'te Yaşam Beklentisi ve Güncel Veriler

Evre 3A akciğer kanserinde multimodal tedavi ile 5 yıllık yaşam oranı yüzde yirmi beş ile otuz beş arasında seyretmektedir. Evre 3B ve 3C'de bu oran daha düşük kalmakla birlikte immünoterapinin katkısıyla geçmiş on yıla kıyasla belirgin iyileşmeler kaydedilmiştir. Evre 3'teki her hastanın biyolojisi ve tümörün özelliği birbirinden farklı olduğundan, yaşam beklentisi tahminleri daima bireysel değerlendirme temelinde ele alınmalıdır.

Evre 3 akciğer kanseri, artık yalnızca palyatif bir süreç olarak değil; dikkatli bir planlama ve çok disiplinli bir yaklaşımla kalıcı kontrol ya da uzun süreli remisyonun hedeflendiği tedavi edilebilir bir hastalık olarak değerlendirilmektedir.

Prof. Dr. Levent Alpay Hakkında

1993 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Prof. Dr. Levent Alpay, göğüs cerrahisi uzmanlığını Süreyyapaşa Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlamıştır. 2004 yılında ABD'de Cleveland Clinic'te akciğer kanseri ve videotorakoskopik cerrahi alanında çalışmalar yürütmüştür. 2021 yılında profesörlük unvanına ulaşan Dr. Alpay, torakoskopik cerrahi ve akciğer kanseri alanında 47 uluslararası hakemli makalenin yazarıdır.

Muhabir: Haber Merkezi