Madımak’ta yaşanan facianın üzerinden 33 yıl geçti

Türkiye’nin yakın tarihinin en acı olaylarından biri olarak hafızalara kazınan Sivas Katliamı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaşandı. Şenliklere katılmak üzere çok sayıda yazar, şair, sanatçı, akademisyen ve düşünür dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in davetiyle kente geldi.

Etkinliklerin ikinci gününde kentte başlayan gerginlik, kısa sürede büyüdü. Kültür Merkezi önünde karşıt gruplar arasında yaşanan taşlı ve sopalı olaylar polis tarafından kontrol altına alınsa da, toplanan kalabalık daha sonra Hükümet Meydanı’na yürüdü. Burada bir süre slogan atan grup, ardından Madımak Oteli önüne yöneldi.

Otel ateşe verildi

Bakan Çiftçi: 2 bin 763 kontrol ve arama noktası uygulaması kaldırıldı
Bakan Çiftçi: 2 bin 763 kontrol ve arama noktası uygulaması kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

Binlerce kişinin toplandığı Madımak Oteli önünde önce sloganlar atıldı, ardından otel taşlandı. Daha sonra otelin önündeki araçlar ateşe verildi. Kısa süre sonra ise yangın binaya sıçradı.

Otelde bulunanlar saatler boyunca kurtarılmayı bekledi. Dönemin yazarlarından Aziz Nesin’in de otelde bulunduğu, olaylar sırasında dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nü telefonla arayarak yardım istediği biliniyor. Ancak tüm girişimlere rağmen yangın büyüdü ve kontrol altına alınamadı.

Yangın sonucu otelde bulunan 33 şenlik katılımcısı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Aralarında Asım Bezirci, Metin Altıok, Muhlis Akarsu, Nesimi Çimen, Behçet Sefa Aysan ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu çok sayıda isim dumandan etkilenerek ya da yanarak hayatını kaybetti. Aziz Nesin’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ise ağır yaralı olarak kurtuldu.

Olaylar sırasında otel önünde bulunan saldırgan gruptan iki kişi de yaşamını yitirdi.

Devletin müdahalesi tartışma konusu oldu

Katliamın ardından güvenlik güçlerinin olaylara zamanında ve yeterli şekilde müdahale edip etmediği uzun yıllar kamuoyunda tartışıldı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olayın ardından yaptığı açıklamada güvenlik güçlerinin görevini yerine getirdiğini belirtirken, dönemin Başbakanı Tansu Çiller ise “Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” sözleri nedeniyle eleştirilerin odağı oldu.

Olaydan ağır yaralı olarak kurtulan Aziz Nesin ise yaptığı açıklamada devletin kendilerini koruyamadığını belirterek dönemin hükümetini sert ifadelerle eleştirdi.

Yargı süreci yıllarca sürdü

Katliamın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 190 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 124’ü hakkında “laik anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçlamasıyla dava açıldı.

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görülen davada ilk etapta farklı oranlarda hapis cezaları verildi. Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak katliamın Cumhuriyet’e, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğuna hükmetti.

Yeniden görülen davada 33 sanık idam cezasına çarptırıldı. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasının ardından bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.

Firari sanıklarla ilgili davalar ise yıllarca devam etti. Sanıklardan bazılarının yakalanamaması nedeniyle davaların bir bölümü 2012 ve 2023 yıllarında zamanaşımı gerekçesiyle düştü.

82 B09 B05 A4 D 4505 8 E E0 5610 B3507231

Tartışmalar devam etti

Yargılama süreci kadar sanık avukatları da kamuoyunda tartışma yarattı. Dönemin Refah Partili siyasetçilerinden bazılarının sanıkların avukatlığını üstlenmesi ve ilerleyen yıllarda önemli siyasi görevlerde bulunmaları uzun süre gündemde kaldı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasal af yetkisini kullanarak katliam hükümlülerinden Hayrettin Gül’ün kalan cezasını sağlık gerekçesiyle kaldırması da kamuoyunda tartışmalara neden oldu.

Madımak Oteli bugün Bilim ve Kültür Merkezi olarak kullanılıyor

Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, 2011 yılında kamulaştırıldı. Daha sonra bina Sivas Bilim ve Kültür Merkezine dönüştürüldü. Binada, katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerinin yer aldığı bir anı köşesi bulunuyor.

Ancak binanın “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi yönündeki talepler yıllardır gündemdeki yerini koruyor.

Her yıl anılıyor

Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 35 kişi, her yıl 2 Temmuz’da Sivas başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde düzenlenen törenler, yürüyüşler ve anma etkinlikleriyle anılıyor.

Aradan geçen 33 yıla rağmen katliam, Türkiye’nin toplumsal hafızasında derin iz bırakan olaylardan biri olmayı sürdürürken; adalet, yüzleşme ve toplumsal barış tartışmalarının da önemli başlıklarından biri olarak gündemdeki yerini koruyor.

Muhabir: Haber Merkezi