Osmanlı İmparatorluğu’nun en tartışılan, en çok okunan ve üzerinde en çok spekülasyon yapılan padişahlarından biri olan II. Abdülhamid, 33 yıllık saltanatının ardından 1909 yılında tahtından indirildi.
Bu olay, sadece bir hükümdarın değişmesi değil, koca bir imparatorluğun yönetim anlayışının ve kaderinin kökten değiştiği bir dönüm noktasıydı.
İTTİHAT VE TERAKKİ İLE SÜRTÜŞME
II. Abdülhamid ile İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) arasındaki gerilim, basit bir iktidar kavgası değildi; bu, iki farklı dünya görüşünün çarpışmasıydı.
· Merkeziyetçilik vs. Meşrutiyet: Abdülhamid, devleti Yıldız Sarayı’ndan, sıkı bir istihbarat ağı (Hafiye Teşkilatı) ile yönetiyordu. İttihatçılar ise anayasal bir monarşi ve meclis üstünlüğünü savunuyordu.
· İstibdat Dönemi: İttihatçılar, Abdülhamid'in 1878'de Meclis-i Mebusan’ı kapatmasını "İstibdat" (baskı dönemi) olarak adlandırıyor ve bu durumun imparatorluğu çöküşe götürdüğüne inanıyordu.
· Ordudaki Kırılma: İttihatçılar özellikle Makedonya ve Selanik'teki "Mektepli" subaylar arasında yayıldı. Abdülhamid’in sadık "Alaylı" subaylarına karşı bu genç kadro, modern askeri eğitim almış ve Batılı fikirlerle donanmıştı.
31 MART VAKASI
Tahttan indirilme sürecini tetikleyen en büyük olay 31 Mart İsyanı'dır. İstanbul’da "Şeriat isteriz!" nidalarıyla başlayan bu ayaklanma, meşrutiyet karşıtı bir hareket olarak görüldü.
· Hareket Ordusu: Selanik’ten yola çıkan ve Kurmay Başkanlığını Mustafa Kemal Bey’in (Atatürk) yaptığı Hareket Ordusu, İstanbul’a gelerek isyanı bastırdı.
· Fetva ve Karar: Meclis-i Milli çatısı altında toplanan heyet, Abdülhamid’in isyanda parmağı olduğu (ki bu hala tartışmalı bir konudur) gerekçesiyle hal’ (tahttan indirme) fetvasını hazırladı.
'MİLLET SENİ AZLETTİ'
27 Nisan 1909'da Yıldız Sarayı’na giden dört kişilik heyet, padişaha tahttan indirildiğini bildirdi. Heyetin kompozisyonu oldukça ilginç ve sembolikti:
1. Arif Hikmet Paşa (Sultanın güvendiği bir isim)
2. Emanuel Karasu (Yahudi iş insanı ve milletvekili)
3. Esad Toptani (Arnavut milletvekili)
4. Aram Efendi (Ermeni milletvekili)
İlginç Not: Abdülhamid'in kendisine kararı bildiren heyette bir Yahudi ve bir Ermeni'nin bulunmasına çok içerlediği, "Bir Türk padişahına bunu mu layık gördünüz?" dediği rivayet edilir.
AZ BİLİNENLER
· Yıldız Sarayı’nın Yağmalanması: Abdülhamid tahttan indirildikten sonra Yıldız Sarayı günlerce yağmalanmış, padişahın özel koleksiyonları, değerli eşyaları ve hatta kütüphanesindeki bazı eserler zarar görmüştür.
· Selanik Sürgünü ve Alatini Köşkü: Padişah, tahttan indirildikten sonra Selanik'e sürgün edildi. Burada Alatini Köşkü'nde zorunlu ikamete tabi tutuldu. Kendisine gazete okumak bile bir süre yasaklandı.
· Modernleşmenin Mimarı: İttihatçıların "gerici" ve "baskıcı" dediği Abdülhamid; aslında Osmanlı’da en çok modern okul, demiryolu ve hastane açan padişahtır. Bugün bile kullandığımız pek çok kurumun (Hukuk Fakültesi, Ticaret Odası vb.) temellerini o atmıştır.
· Zanaatkar Padişah: Abdülhamid, usta bir marangozdu. Sürgün yıllarında bile ahşap işçiliği ile ilgilenmiş, yaptığı bazı mobilyalar bugün hala saraylarda sergilenmektedir.
İMPARATORLUĞUN SONUNA DOĞRU
II. Abdülhamid’in gidişiyle birlikte Osmanlı’da "İkinci Meşrutiyet" tam anlamıyla yerleşti ancak beklenen huzur gelmedi.
· İttihatçı Vesayeti: Padişahın yetkileri kısıtlanırken, yönetim tamamen İttihat ve Terakki'nin eline geçti.
· Toprak Kayıpları: Abdülhamid’in "denge politikası" ile korumaya çalıştığı topraklar, gidişinden kısa süre sonra patlak veren Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile hızla elden çıktı.
· V. Mehmed Reşad Dönemi: Yerine geçen kardeşi, sembolik bir figür olmaktan öteye gidemedi.
II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, bir devlet adamının tasfiyesi olmanın ötesinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun son savunma hattının çöküşü ve Birinci Dünya Savaşı'na giden yolun taşlarının döşenmesidir.