Olmadı Sayın Burcu Köksal bu hiç olmadı. Senin partin, yıllardır DEM üzerinden atılan Kandil suçlamasını temizlemeye çalışırken sen kalkıyorsun, üstelik seçim meydanında, böyle bir talihsiz açıklama yapıyorsun ve “DEM hariç her partiye kapım açık” diyorsun.

Ben de konuşmanızı izlerken kulaklarıma inanamadım, nasıl böyle bir açıklama yaparsınız diye, bu hiç olmadı sayın Burcu Köksal. Üstelik TBMM’de hemen kapı komşun olan bir partiye. Her saniye onlarla Meclis çatısı altında beraber değil misiniz? Yeri gelince onlarla şakalaşmıyor musunuz? Ben görüyorum pek ala şakalaşıyorsunuz.

Sizi TBMM çatısı altında, CHP Grup Başkan vekili olarak tanırım ve izlerim, o çatı altında yaptığınız bütün konuşmalarınızı ya hep takdir etmiş, ya da onaylamış idim. Kürsünün size çok yakıştığını ve ortaya koyduğunuz haklı savunmalarınızı da zaman zaman köşemde değinmeye çalışmıştım.
Şimdi görüyorum ki acaba sizi tam tanımamış olabilir miydim? Nerede o sağduyu sahibi kimseyi dışlamayan, kibirli olmayan, konuşmalarıyla herkesi kucaklamaya çalışan CHP’li Burcu Köksal? Size ne oldu da birdenbire gürlediniz ve DEM’e karşı oldunuz.

Şimdi size sormalıyım, 35 yıla yakın bir gazeteci ve bunun büyük bölümünü de TBMM’de görev yapan bir kişi olarak, peki seçilirsen belediyenin kapısından içeriye üstelik sadece DEM partisini sokmayacakmışsınız. Hiç düşünmediniz mi sayın Burcu Köksal? Belediyeye fatura yatırmaya gelecek Kürt vatandaşları nasıl içeriye sokmayacaksınız?

Bunu nasıl izah edeceksiniz. İçeri ye almayacağım dediğiniz o dem parti TBMM genel kurulunda hemen sol yanınızdaki koltukta oturmuyor mu? Meclis'te izliyoruz onlarla çok samimi konuşmalarınız ve şakalaşmalarınızda oluyor.

Peki, sormazlar mı şimdi, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye? Olmadı sayın Burcu Köksal hiç olmadı. Meclise seçimle girmiş, yani Anayasal haklarını kullanan DEM Parti için bunu hiç yapmamalıydınız. Belki iktidar Partisi ve Genel başkanları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürekli olarak “DEM’leniyorlar” sözüne kızıp karşılık vermek istediniz de savunmaya geçtiniz.

Bırakın o savunmayı çiçeği burnunda genel başkanınız Özgür Özel yapsaydı, bunu da zaman zaman yapıyor zaten. Bu nedenle genel başkanınızı aşarak boyunuzdan büyük laflar yaptınız. Hele bu size hiç yakışmadı. Sonra kalkıp genel başkanınızı müşkül durumda sokup, onun ağzından özür diletme yollarına başvurdurmaya çalışıyorsunuz. Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti Sayın Burcu Köksal. Bu heyecanınızla sadece kendinize zara vermediniz, yeni yeni kendisini toparlamaya çalışan partinize de zarar verdiniz.

Nasıl kalkacaksınız bu yükün altından inanın hiç bilmiyorum kolay kolay da kalkamayacaksınız gibi geliyor bana. Ne kadar başarılı ve güvenli bir şekilde TBMM’de grup başkan vekili olarak hizmet veriyordunuz, hem de DEM Parti ile yan yana koltuklarda oturarak.

Sizi ne çarptı da birdenbire o kürsüde bu gafı yaptınız? Burada iki nokta çıkıyor ortaya, bir çıkıp yine meydanlarda DEM Partiden bir anlık hata diyerek özür dilemeniz, diğeri ise sonucu neye mal olursa olsun derhal adaylıktan çekilmeniz ve TBMM’ye dönmeniz. Tabi burada artık çekilirsen yerine adayda gösterilemez, YSK o süreyi de bitirdi.

O zaman yapacağınız ilk ve tek şey bir basın toplantısı ile ve büyük cesaretle kendi ipinizi kendiniz çekerek hem partiyi ve hem de Genel Başkanınızı bu yükten kurtarıp adaylıktan çekilmenizdir. Tabi buda yetmez tüm CHP’li Belediye Başkan adaylarından da özür dilemelisiniz. Çünkü bu açıklamanız ile ülkenin dört bir yanında bu açıklamanız etki yapmıştır ve oralarda da saf temiz DEM’li Kürt vatandaşlarımız yaşamaktadır. Sonucu artık siz taktir edin Sayın Burcu Köksal.