Tarih

Muhsin Yazıcıoğlu

Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden Muhsin Yazıcıoğlu, 16 yıl önce bugün Kahramanmaraş'ta bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybetti.

Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılının sonunda Sivas'ın Sarkışla ilçesinde hayata gözlerini açtı. Yazıcıoğlu, siyasetçi, şair, hekim ve ülkücü liderdi. Eski Ülkü Ocakları başkanı ve 19, 20 ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekilliği yaptı. Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu başkanı oldu.

SİYASETE GİRİŞİ

1968 yılında Sivas'ta Genç Ülkücüler hareketine katıldı. 1972 yılında Üniversite eğitimi için geldiği Ankara'da Veterinerlik Fakültesini okurken Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Burada hızla yükseldi ve önce Genel Başkan Yardımcılığı daha sonra Ülkü Ocakları Genel Başkanı oldu. 1978 yılında Ülkü Ocakları Gençlik Derneğini kurdu. Aynı dönemde yaşanan Bahçelievler ve Maraş katliamlarından dolayı yargılandı fakat mahkeme suçsuz olduğuna kanaat getirdi. 1978 yılında Abdullah Çatlı ve Mustafa Pehlivanoğlu yakalanınca Ankara'ya geldiklerinden bir saat kadar sonra şubeye telefon açarak "Bu size son ihtarım. Abdullah Çatlı'yı bırakmazsanız Ankara'nın 150 yerinde bomba patlatacağız" diyerek emniyeti tehdit ettiği rivayet edildi. 

12 EYLÜL VE SONRASI

12 Eylül Darbesine kadar Milliyetçi Hareket Partisi'nde (MHP) genel başkan müşavirliği yaptı. Darbe gerçekleştikten sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 7 yıl geçen hapis hayatının 5,5 yılını hücrede geçirdi. Dev-Yol lideri Nasuh Mitap ile aynı hücrede kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfının başkanlığını yaptı. 

1987'de Milliyetçi Çalışma Partisine (MÇP) girdi ve genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Genel Seçimlerinde Sivas'tan milletvekili olarak meclise girdi. 

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ

Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de "içinde bulunduğu partinin siyasî anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle beş milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993'te, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisini (BBP) kurdu ve partinin genel başkanı oldu. 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. dönem Sivas milletvekili olarak yeniden TBMM'ye girdi. 28 Şubat 1996 yılında ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü. 8 Ekim 2000 tarihindeki 4, 20 Temmuz 2003 tarihli 5 ve 30 Nisan 2006 tarihli 6. Olağan ve 15 Nisan 2007 tarihli 2. Olağanüstü Büyük Kurultaylar'da yeniden genel başkan seçildi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sivas'tan bağımsız milletvekili olarak TBMM'ye girdi ve seçimlerden önce bıraktığı BBP genel başkanlığına tekrar seçildi.

ÖLÜMÜ 

25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter, bilinmeyen bir sebepten dolayı düştü. Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servis'i aradı. Bu konuşmada bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ'ın inlediğini, ne BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı ne BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi Adayı Murat Çetinkaya ne de pilot Kaya İstektepe'den ses geldiğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise göremediğini söylemiştir. Bu konuşmalar İsmail Güneş'in son konuşması oldu. Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil altı kişinin naaşı arama ekipleri içerisinden 17 gönüllü civar köylüsü tarafından Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu. Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı. 28 Mart 2009 tarihi ve saat 14:10'da BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ve beraberindekilerin öldüğünü açıkladı. Kendisi daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenazesi ölümünden altı gün sonra 31 Mart 2009 tarihinde Kocatepe Camii'nde düzenlendi. TBMM'deki törende Yazıcıoğlu'nun Türk bayrağına sarılı naaşının üzeri çiçeklerle süslendi. Cenaze törenine basın mensupları dâhil yaklaşık 700.000 kişi katıldı. Vasiyeti üzerine cenazesi, Taceddin Dergâhı'na gömülmeyi vasiyet ettiği için bir bakanlar kurulu kararı çıkarılarak Mehmet Âkif Ersoy müzesi olarak kullanılan dergâhın bahçesine defnedildi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından memleketi Sivas'ta birçok parka ve caddeye ismi verildi. Anadolu'nun birçok yerinde park, cadde ve vakıflara Muhsin Yazıcıoğlu ismi verildi. 

ARKASINDAKİ İDDİALAR

25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen kazadan sonra ortaya atılan suikast iddialarını araştırılması için 2 Şubat 2010 tarihinde; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına grup başkanvekili ve Ankara milletvekili Hakkı Suha Okay (10/333); Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına grup başkanvekilleri Kocaeli milletvekili Nihat Ergün, Kayseri milletvekili Mustafa Elitaş, Giresun milletvekili Nurettin Canikli, Hatay milletvekili Sadullah Ergin ve Yozgat milletvekili Bekir Bozdağ (10/334); Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına grup başkanvekilleri Mersin milletvekili Mehmet Şandır ve İzmir milletvekili Oktay Vural'ın önergesiyle Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. 4 Nisan 2011 tarihinde açıklanan Meclis Araştırma Komisyonu raporundan tatmin olmayan ailesi ise iddialarında arkasının kesilmemesi ve dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gazeteciler ile sohbette sarf ettiği "helikopterin beynini keçiler sökmedi ya" cümlesi üzerine dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu ve Gülefer Yazıcıoğlu'nun girişimleri üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu olayı incelemeye almış ve 21 Ocak 2011 tarihinde de raporunu açıklamıştır.

Günümüzde kazanın oluş biçimi ve kaza sonrasında yaşanan ihmaller hâlen tartışılmakta olup konu, Kahramanmaraş Özel Yetkili Savcılığınca hâlen soruşturulmaktadır.

6 Ocak 2014 tarihinde Aksiyon dergisinin 996. sayısında Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşını taşıyan helikopterin düşme nedeninin karbonmonoksit olabileceğine ilişkin bilgilere yer verildi.

İki yıla aşkın bir süredir Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında helikopterin neden düştüğüne ilişkin çok önemli delillere ulaşıldı. Bu kapsamda Aksiyon dergisi, ölenlerin kanlarında helikopter düşmeden önce karbonmonoksit bulunduğuna ilişkin özel bir dosya yayımladı. Köksal Akpınar'ın haberine göre pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş'in kanında bulunan karbonmonoksit değerlerinin helikopter düştüğünde çok daha yüksek olduğu ispatlandı. Savcılık, hayatını kaybedenlerin kanlarındaki karbonmonoksitin jetlerin egzoz gazından oluştuğu üzerinde duruyor.

 15 Temmuz 2016 tarihindeki askerî darbe girişimi esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki otele, Erdoğan'ın otelden ayrıldığından haberdar olmadan onu öldürmek veya sağ yakalamak amacıyla baskın yapan darbecilerin içinde bulunan ve bu baskının ardından kaçmaya çalışırken İzmir'de yakalanan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak'ın Muhsin Yazıcıoğlu içindeyken düşen helikoptere kısa sürede ulaşıp bunu diğer ekiplere iletmeyen ve helikopterin GPS cihazını sökerken (bu yüzden helikoptere ulaşılması uzun süre gecikmiştir) görüntülendiği iddia edilen kaza, kırım ekibindeki astsubaylardan biri olması sebebiyle hakkında soruşturma açılmış olması ve Özsıcak'ın bir FETÖ mensubu olması sebebiyle kamuoyunda Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ/PDY (Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) tarafından düzenlenen bir suikast sonucu helikopteri düşürülmek suretiyle öldürüldüğü ihtimali ağırlık kazanmıştır. Ayrıca darbe girişiminin başarısız olmasıyla Yunanistan'a kaçan ve diplomatik temaslar sonucu Yunanistan'dan Türkiye'ye iade edilen sekiz askerden Davut Uçum'un, Aydın Özsıcak'la beraber helikopterden parça söken ekipte yer alması da bu ihtimali güçlendirmiştir. Bu nedenle Muhsin Yazıcıoğlu bazı kesimler tarafından "şehit" olarak anılmaktadır.