Sıra geldi örnek başkente. Bu cümlelerim Ankaralıların sevdiği Başkan Mansur Yavaş’a. Yaklaşık 40 yıldır yaşadığım güzel başkentimizin, örnekleri Avrupa başkentlerinde gördüğümüz, birazda kıskandığımız pırıl pırıl cadde ve sokakları olan Ankara’mız da.
Her tarafı çiçeklerle donatılmış cadde ve sokaklarda. Başkanım inanın bütün Ankara’lıların hayallerini süslüyor böyle bir başkent. Buna da el atacağınızdan eminim.
Sayın Yavaş, birinci döneminize çıraklık dönemi denebilir gerçi, o dönem de çıraklık dönemi denemez, çünkü başarılı bir Belediye Başkanlığını Beypazarı’nda yaptınız ve o ilçeyi her yönden örnek bir ilçe haline getirdiniz, o nedenle geçen döneminize çıraklık döneminiz denemez.
Denirse ancak çok sorunlarla devraldığınız Atatürk’ün başkenti Ankara’nın yarıda kalmış, ya da hiç el atılmamış sorunlarla boğuşan bir Başkan Mansur Yavaş oldunuz. Gerçekten de her taraftan kuşatılmış bir dönemdi o dönem başkanım. Merak etmeyin buna bütün Ankara’lılar şahittir.
Sayın Yavaş, bütün kuşatmalara rağmen gözle pek görülmeyen, ancak Ankara ve ilçeleri için hayati önem taşıyan alt yapı çalışmalarına hemen giriştiniz ve dönem sonunda bütünü olmasa da tamamına yakın projeleri birer birer bitirdiniz, yakından takip eden bir gazeteci olarak buna şahidim.
Esasen 35 yılı aşmış ve Ankara’da yaşayan bir gazeteci olarak değil bunu, 31 Mart’ta yapılan seçimlerde ortalığı silip süpürmenizden belli oldu.
Şimdi Ankara’da yaşayan bir vatandaş olarak diyorum ki, artık Ankara’nın ana caddeleri ve ara sokaklarına sıra geldi. Hep iç geçirmişimdir yurt dışına gittiğim zamanlarda ‘’neden bizim sokak ve caddelerimiz böyle değil ‘’ diye.
Bu seyahatlerim özellikle Başbakanlar ya da, Cumhurbaşkanları ile yaptığım geziler olmuştur. O gezilerimiz sırasında başkentlerin cadde ve sokaklarında gördüğüm tablolar hem içime bir burukluk ve hem de kıskançlık getirmiştir.
Çünkü o gezilerimizde gördüğüm o caddelerin, kaldırımların, yolların pırıl pırıl, çukursuz, çakılsız, çiçekler içinde o insanların huzur içinde dolaşmaları beni hep imrendirmiştir. ‘’ Neden benim başkentimin cadde ve sokakları böyle çiçeklerle bezenmez, renkli kaldırım ve tretuvar taşları ile döşenmez? ‘’ diye.
Bu konuda önceki dönem birkaç tane yazı yazdım. Özellikle Çankaya Belediye eski başkanı Alper Taşdelen’e ve görevli arkadaşlarına hitaben, özellikle kendisine bağlı Çankaya cadde ve sokaklarının içler acısı durumunu anlattım.
Ben Çankaya’ya bağlı Bahçelievler de oturuyorum. ‘’ Gelin o semtin cadde ve sokakların halini bir görün başkanım ‘’ dedim, özellikle her kezce tanınan ‘’ 7 cadde ve kaldırımları delik deşik, lütfen bu cadde ve sokaklarını dolaşın, kaldırımların ve yolların çukurlarla dolu halini görün ‘’ dedim, ama oralı olmadılar bile. Sonuç, kendisi kaybetti.
Bu şikayetler sadece benden değil, semt sakinlerinden de çok sayıda geldi, gazeteci olmam nedeniyle şikayetlerini bana anlatıyorlardı bende bunları kaleme alıp uyarı şeklinde Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e aktarıyordum, ama aldıran olmadı. İşte inanıyorum ki bu şikayetler başkanın gitmesine neden oldu.
Şimdi gelelim Mansur Başkan’dan dileğimize, önce lütfen benzerleri Avrupa başkentlerinde olduğu gibi, mesela Viyana caddeleri ve sokaklarında olduğu gibi, renkli kaldırım taşları, bir milim taşmamış ya da yarım kalmış cadde ve sokakların asfaltlanmasına.
O da yetmedi caddelerimizi lütfen rengarenk çiçeklerle süsleyin, özellikle bir protokol caddesi olan Çankaya- Sıhhıye arasında da ki orta refüjün o acıklı halini düzeltin. Öncelikle Kavaklıdere ve Sıhhıye arasındaki bu orta refüjde bulunan çalı çırpıları kaldırarak oraları rengarenk çiçeklerle donatın.
Başkanım inanın, sadece bu değişiklik bile oralarda yürüyen Ankara’lıların içini açacaktır. Hele Mansur Başkanım anlatacağım şu konuda bir emir verirseniz inanın Ankara’lılar şimdiden size şükran duyacaktır. Gençlik yıllarımda Ankara’nın protokol caddesi olan Çankaya- Sıhhıye arası sabahın 5 sularında vidanjörlerle yıkanırdı. Yetmedi Bahçelievler- Cebeci arasındaki caddelerde yıkanırdı.
Hiç unutmam munzurluk olsun diye bu vidanjörlerin yanlarından fışkıran sulardan atlayarak geçerdik. Bu caddeleri önce sabunlu su ile vidanjörler yıkar, arkasından gelen ikinci bir vidanjör ile de durulama yapılırdı. İnanın sabahları işi gitmek için bulvara çıkan Ankara’lılar pırıl pırıl ve mis gibi kokan caddelerde yürürlerdi.
İşte Ankara’da yaşayan bir vatandaş olarak, Mansur başkandan bütün bunları Ankara’lılar adına istiyorum. Umarın Mansur Başkan hemen hemen tamamladığı altı yapı çalışmalarından sonra böyle örnek bir başkent için kollarını sıvayacaktır.
Böylece bu dönem Başkentliler, caddeleri köstebek yuvası gibi olmuş sokak ve kaldırımlar dan kurtulur ve çiçeklerle bezenmiş mis gibi kokan bir Ankara’ya kavuşur. Eminim ki Mansur Başkan bunu Ankara’lılardan esirgemeyecektir.