Tam 27 yıl önce bugün, Türkiye tarihinin en kapsamlı ve en riskli istihbarat operasyonlarından biri başarıyla sonuçlandı. Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, Kenya’nın başkenti Nairobi’de yakalanarak özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi.

"Safak" adı verilen bu gizli operasyon, sadece bir tutuklama değil, Ankara’nın aylar süren küresel bir diplomasi ve istihbarat savaşının galibiyetiydi.

SURİYE'YE MUHTIRA

Süreç, 16 Eylül 1998’de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş’in Suriye sınırında verdiği sert mesajla başladı: "Suriye sabrımızı taşırmasın." Türkiye'nin savaş resti üzerine Şam yönetimi, 9 Ekim 1998'de Öcalan'ı sınır dışı etmek zorunda kaldı.

  • Avrupa’da Kapı Kapı Gezi: Öcalan önce Yunanistan’a, ardından Rusya ve İtalya’ya geçti. Türkiye, Öcalan’ın gittiği her ülkede "kırmızı bülten" ve diplomatik baskı mekanizmalarını devreye soktu.
  • İtalya Krizi: Öcalan’ın Roma’da kalması, Türkiye ile İtalya arasında büyük bir ticari ve siyasi krize yol açtı. İtalyan mallarına boykotlar başladı. Baskılara dayanamayan Roma, Öcalan’ı ülkeden çıkardı.

SON DURAK AFRİKA

Öcalan, son çare olarak 2 Şubat 1999’da gizlice Kenya’ya götürüldü ve Yunanistan Büyükelçiliği konutuna yerleştirildi. Ancak Türk istihbaratı (MİT) ve teknik takip birimleri takibi hiç bırakmadı.

Kahramanmaraş’ın "Madalyalı" Kurtuluş Serüveni
Kahramanmaraş’ın "Madalyalı" Kurtuluş Serüveni
İçeriği Görüntüle

Öcalan Yakalanma 2

  • Uluslararası Plan: Operasyonun arkasında CIA ve MOSSAD’ın istihbarat desteği olduğu yıllarca tartışıldı. Ancak operasyonun fiziki icrası tamamen Türk timleri tarafından gerçekleştirildi.
  • Tuzak: Öcalan’a Hollanda’ya gideceği söylendi. 15 Şubat akşamı Yunan Büyükelçiliği'nden bir araçla havalimanına götürülürken, güzergah değiştirildi ve Öcalan kendisini bekleyen, üzerine iş insanı uçağı süsü verilmiş Türk uçağının (Falcon 900B) kapısında buldu.

''MEMLEKETİNE HOŞ GELDİN''

Öcalan uçağa alındığı an, MİT görevlisinin ağzından dökülen o meşhur cümle tarihe geçti: "Abdullah Öcalan, memleketine hoş geldin."

  • Video Görüntüleri: Uçak içerisinde Öcalan'ın gözlerinin bağlandığı ve kelepçelendiği anlara ait görüntüler kısa süre sonra tüm dünyaya servis edildi. Bu, Türkiye'de büyük bir coşkuya, örgüt sempatizanları arasında ise Avrupa çapında şiddetli protestolara yol açtı.
  • İmralı Hazırlığı: Öcalan doğrudan Bursa açıklarındaki İmralı Adası’na götürüldü. Ada, bu özel mahkum için "yüksek güvenlikli cezaevi" statüsüne getirilmişti.

YARGI SÜRECİ VE İDAM KARARI

Öcalan’ın yargılanması 31 Mayıs 1999’da İmralı’da kurulan özel bir mahkemede başladı.

Öcalan Yakalanma 3

  • Savunma Stratejisi: Öcalan, mahkemede örgütü kendisinin kurduğunu kabul etti ancak "devlete hizmet etmeye hazır olduğunu" ve barış için çalışmak istediğini belirterek bir strateji değişikliğine gitti.
  • Karar: 29 Haziran 1999’da Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), Öcalan’ı "vatana ihanet" suçundan idam cezasına çarptırdı.
  • İdamdan Müebbet’e: Türkiye’nin AB uyum yasaları çerçevesinde idam cezasını kaldırmasıyla (2002), Öcalan’ın cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.

AZ BİLİNENLER

  • Sahte Kimlik: Öcalan, Kenya'ya giriş yaparken üzerinde "Lazaros Mavros" adına düzenlenmiş sahte bir Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu taşıyordu.

  • Uçaktaki Maske: Operasyon uçağı, Nairobi Havalimanı’nda yakıt ikmali yapan sıradan bir sivil uçak görüntüsündeydi. Pilotlar bile nereye ve ne amaçla uçtuklarını son ana kadar bilmiyorlardı.

  • Yunanistan’ın Kaosu: Operasyon sonrası Yunan hükümeti büyük bir sarsıntı geçirdi. İçişleri, Dışişleri ve Kamu Düzeni bakanları, Öcalan'ın ellerinden kaçırılması (ya da teslim edilmesi) suçlamalarıyla istifa etmek zorunda kaldı.
  • Engin Alan Detayı: Operasyonun askeri ve stratejik planlamasında, o dönem Özel Kuvvetler Komutanı olan emekli general Engin Alan kritik bir rol üstlenmişti.

Abdullah Öcalan'ın yakalanması, Türkiye için 30 yılı aşkın süren terörle mücadelede psikolojik bir zafer ve devletin kararlılığının bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu operasyon, Türk istihbarat teşkilatının küresel ölçekteki en büyük "paketleme" operasyonlarından biri olarak ders kitaplarına geçmiştir.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz