20. yüzyılın en kanlı ve yıkıcı sayfalarında imzası bulunan, faşizm ideolojisinin kurucusu ve İtalya’yı 20 yılı aşkın süre demir yumrukla yöneten Benito Amilcare Andrea Mussolini; hırslarla dolu yükselişi, çalkantılı özel hayatı ve trajik sonuyla modern tarihin en tartışmalı figürlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Toplumların kitle psikolojisini manipüle etmedeki ustalığıyla "Il Duce" (Lider) unvanını alan Mussolini; bir zamanların radikal sosyalist gazetecisinden, Adolf Hitler’e ilham kaynağı olan bir diktatöre dönüştü. İkinci Dünya Savaşı’nın kıyametinde ülkesini yıkıma sürükleyen İtalyan liderin hayatını, siyasi kariyerini, fikir dünyasını ve trajik sonunu derinlemesine masaya yatırıyoruz.

SOSYALİZMDEN FAŞİZME

29 Temmuz 1883'te Predappio’da doğan Mussolini’nin çocukluğu ve gençliği, radikal fikirlerin gölgesinde geçti:

  • Demirci Babanın Sosyalist Oğlu: Dicle ve devrimci fikirlere sahip demirci bir baba ile dindar bir öğretmen annenin oğlu olarak büyüdü. Gençlik yıllarında ateşli bir sosyalistti. İsviçre’ye kaçarak öğretmenlikten ve askerlikten kaçındı; burada Karl Marx, Friedrich Nietzsche ve Georges Sorel’in eserlerini okuyarak sendikacılık ve güç felsefesiyle tanıştı.
  • "Avanti!" Yılları ve Yol Ayrımı: İtalya’ya döndüğünde Sosyalist Parti’nin yayın organı Avanti! gazetesinin genel yayın yönetmeni oldu. Ancak I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle partisiyle ipleri kopardı. Sosyalistler savaşa karşı çıkarken, Mussolini savaşı "İtalya’nın büyük güç olması için bir fırsat" olarak gördü ve partiden ihraç edildi.
  • Faşizmin Doğuşu (Fasci Italiani di Combattimento): Savaş sonrası İtalya’sındaki ekonomik kriz, işsizlik ve komünizm korkusunu fırsat bilen Mussolini, 1919’da "Kara Gömlekliler" adı verilen paramiliter grupları örgütledi. Şiddeti ve terörü bir siyasi araç olarak kullanan bu hareket, 1921’de Ulusal Faşist Parti’ye dönüştü.

TARİHİ ROMA YÜRÜYÜŞÜ

Roma’ya Yürüyüş (28 Ekim 1922)

Mussolini, iktidarı sandıkta değil, sokak gücüyle ele geçirdi. 28 Ekim 1922’de tensel ve askeri gücünü sergilemek için binlerce Kara Gömlekliyi Roma’ya yürüttü. İç savaştan korkan Kral III. Vittorio Emanuele, hükümeti feshederek Mussolini’yi başbakan ilan etti.

Mussolini 4

Totaliter Rejimin Kurulması

Başbakan olduktan sonra aşamalı olarak demokrasiyi tasfiye etti. Muhalif lider Giacomo Matteotti’nin faşistlerce öldürülmesinin ardından baskıyı artırdı:

  • Tüm muhalefet partileri ve özgür basın yasaklandı.
  • "Her şey devlet içinde, hiçbir şey devlet dışında değil, hiçbir şey devlete karşı değil" ilkesiyle totaliter rejimi inşa etti.
  • Papa ile Lateran Antlaşması’nı (1929) imzalayarak Vatikan’ı bağımsız bir devlet olarak tanıdı ve Katolik Kilisesi’nin desteğini arkasına aldı.

HİTLER VE MUSSOLİNİ

Mussolini, başlangıçta Adolf Hitler’i küçümsemiş ve Avusturya’nın Almanya tarafından ilhakına karşı çıkmıştı. Ancak Etiyopya’yı (Habeşistan) işgal etmesi (1935) nedeniyle Milletler Cemiyeti tarafından yalnızlaştırılınca yönünü Berlin’e çevirdi.

  • Çelik Pakt (1939): Almanya ile askeri ittifak kurdu. Nazilerin askeri başarılarından gözü kamaşan Il Duce, İtalya’nın askeri ve sanayi altyapısının yetersizliğine rağmen 1940’ta İkinci Dünya Savaşı’na girdi.

Mussolini 3

  • Yunanistan ve Kuzey Afrika Bozgunları: İtalyan ordusunun Yunanistan ve Kuzey Afrika’daki başarısızlıkları, Mussolini’yi Hitler’in "küçük ortağı" konumuna düşürdü. İtalyan halkı sefalet ve savaştan yorgun düştü.

İKİ KADIN ARASINDA BİR DİKTATÖR

Mussolini’nin özel hayatı, siyasi hayatı kadar çalkantılıydı. Resmî eşi Rachele Guidi’den beş çocuğu vardı. Ancak hayatı boyunca sayısız kadınla ilişki yaşadı.

Bu ilişkiler arasında en belirleyici olanı, son ana kadar yanından ayrılmayan genç sevgilisi Clara Petacci idi. Petacci, Mussolini’ye olan tutkulu bağlılığı nedeniyle onunla birlikte ölüme gitmeyi seçti.

KAÇIŞI VE İDAMI

1943 yılında Müttefik Devletler’in Sicilya’ya çıkmasıyla Faşist Büyük Konsey Mussolini’yi görevden aldı ve Kral tarafından tutuklatıldı. Ancak Hitler, ünlü komando Otto Skorzeny liderliğinde gerçekleştirdiği Gran Sasso Operasyonu ile Mussolini’yi kurtardı ve Kuzey İtalya’da kukla "Salo Cumhuriyeti"ni kurdurttu.

28 Nisan 1945: Son Saatler

Almanya’nın çöküşüyle Mussolini, Alman üniforması giyerek ve sevgilisi Clara Petacci ile birlikte İsviçre’ye kaçmaya çalıştı. Ancak Giulino di Mezzegra yakınlarında İtalyan komünist partizanlar (Partizanlar) tarafından yakalandı.

  • 28 Nisan 1945’te sevgilisi Clara Petacci ile birlikte kurşuna dizilerek infaz edildi.
  • Cesetleri Milano’ya getirildi ve Piazzale Loreto meydanında baş aşağı sallandırıldı. Halkın cesetlere saldırması ve teşhir edilmesi, faşist rejimin sembolik ve kanlı sonu oldu.

AZ BİLİNENLER

Adını Devrimcilerden Aldı

Mussolini’nin babası Alessandro, oğluna radikal solcu liderlerin adını verdi: Meksikalı devrimci Benito Juárez, İtalyan sosyalist Amilcare Cipriani ve Andrea Costa.

Mussolini 2

MI5 İçin İngiliz Ajanı Olarak Çalıştı

Efsane Berlin Panteri: Turgay Şeren
Efsane Berlin Panteri: Turgay Şeren
İçeriği Görüntüle

1917 yılında, I. Dünya Savaşı devam ederken İngiliz İstihbarat Servisi (MI5), Mussolini’ye haftalık 100 sterlin (bugünün parasıyla binlerce sterlin) ödeme yaptı. İngilizlerin amacı, gazeteci Mussolini’nin İtalya’nın savaştan çekilmesini önleyecek savaş yanlısı propaganda yapmasını sağlamaktı.

Hitler’in "Rol Modeli" ve Sonrasındaki Nefreti

Hitler, 1920’lerde Mussolini’ye büyük bir hayranlık besliyor, onun Roma’ya Yürüyüşü’nü örnek alarak Birahane Darbesi’ni planlıyordu. Hatta Hitler, Mussolini’den imzalı bir fotoğraf istemiş ancak Mussolini ilk başlarda bunu reddetmişti.

Ağır Bıçaklanma Vukuatı

Çocukluğunda agresif tavırlarıyla tanınan Mussolini, henüz 10 yaşındayken okulda bir sınıf arkadaşını bıçakladığı için yatılı okuldan atılmıştı.

Ölümünden Sonra Çalınan Ceset

Mussolini’nin cenazesi Milano’daki imzasız bir mezara gömüldü. Ancak 1946’da neo-faşistler cesedini çaldı. Hükümet cesedi geri aldıktan sonra tam 11 yıl boyunca gizli bir manastırın mahzeninde sakladı. Ceset nihayet 1957’de doğum yeri olan Predappio’daki aile mezarlığına defnedildi.

Mussolini’nin Ünlü Sözü: "Bir gün koyun gibi yaşamaktansa, bir gün kaplan gibi yaşamak yeğdir."

Benito Mussolini, kitlesel propagandanın, şovmenliğin ve totaliter baskının modern tarihteki ilk büyük temsilcilerinden biri oldu. Ardında ise felakete uğramış bir İtalya ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen faşizm mirasını bıraktı.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz