Türk futbol tarihinin en büyük beyefendilerinden, Galatasaray’ın ve A Milli Takım’ın unutulmaz kaptanı Turgay Şeren’in aramızdan ayrılışının tam 10. yıl dönümündeyiz. Sadece kaledeki refleksleriyle değil; liderliği, sadakati, Galatasaray Lisesi’nden aldığı sarsılmaz duruşu ve Türk sporuna kazandırdığı asaletle bir dönemin simgesi olan Şeren, futbolumuzun tescilli ilk küresel efsanelerinden biriydi.

Bütün kariyerini tek bir kulübe adayan, Almanya’ya karşı Berlin’de yazdığı destanla adını tarihe altın harflerle kazıyan ve takımı için sakat sakat oynamaktan çekinmeyen "Berlin Panteri" Turgay Şeren’in görkemli yaşam öyküsünü, başarılarını ve satır aralarında kalmış ilginç anılarını derinlemesine inceliyoruz.

SARAYDA BAŞLAYAN HAYAT VE GALATASARAY

Turgay Şeren, 15 Mayıs 1932'de Ankara'da doğdu. Hayatının ilk yıllarından itibaren çok özel bir çevrede büyüdü. Babası Sabih Bey, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün özel kalem müdür muavinlerindendi. Hatta anlatılanlara göre Turgay Şeren'in adını bizzat Atatürk'ün çevresindeki entelektüel kadro önermişti.

Turgay Şeren 5

  • Mekteb-i Sultani Kültürü: Eğitim hayatı için İstanbul’a gelen Şeren, Galatasaray Lisesi’ne (Mekteb-i Sultani) girdi. Kulübün kurucusu Ali Sami Yen’lerin, efsane başkanların yetiştiği bu okul, Turgay Şeren’in karakterinin de temel harcı oldu. Futbola lise takımında santrfor (forvet) olarak başladı. Ancak bir gün takımın kalecisi sakatlanınca kaleye geçti ve bir daha o çizgiyi hiç terk etmedi.
  • Tek Aşk, Tek Kulüp: 1947 yılında genç takımında oynamaya başladığı Galatasaray A Takımı'na 1949'da yükseldi. Futbolu bıraktığı 1967 yılına kadar tam 20 yıl boyunca aralıksız olarak sadece Galatasaray forması giydi. Paranın, transfer tekliflerinin uçuştuğu dönemlerde bile kulübüne olan bağlılığı onu taraftarın gözünde abidileştirdi.

EFSANENİN DOĞUŞU: BERLİN PANTERİ

Turgay Şeren'i sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın tanıdığı bir isim haline getiren olay, 1951 yılının yazında Almanya'da yaşandı. II. Dünya Savaşı'nın ardından küllerinden doğan ve futbol dünyasını sallamaya hazırlanan Batı Almanya Federal Cumhuriyeti, Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda Türkiye'yi ağırlıyordu.

  • Berlin Ovasında Bir Panter: 17 Haziran 1951 günü oynanan maçta Alman milli takımı, tam 90 bin coşkulu taraftarının önünde Türkiye kalesini adeta ablukaya aldı. Dönemin dünya çapındaki golcüleri Fritz Walter ve ekibinin çektiği onlarca şutta, kalede 19 yaşında genç bir Türk kalecisi devleşti.
  • 90 Dakikalık Direniş: Şeren, o gün köşelerden aldığı toplarla, karşı karşıya kurtarışlarıyla ve kalesinden adeta fırlayarak yaptığı hamlelerle Alman forvetleri çıldırttı. Türkiye, maçı 2-1 kazanarak tarihi bir zafere imza atarken, Alman basını ertesi gün tek bir manşette birleşti: "Der Panther von Berlin" (Berlin Panteri). Bu unvan, ömrünün sonuna kadar onun adıyla birlikte anılacaktı.

KAPTANLARIN KAPTANI

Turgay Şeren, Galatasaray kalesini koruduğu 20 yıl boyunca Türk futbolunun profesyonelleşme sürecine bizzat tanıklık etti ve kupalara ambargo koydu.

Turgay Şeren 3

  • Tarihi Kupalar: Galatasaray formasıyla 3 İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğu yaşayan Şeren, Türkiye Birinci Futbol Ligi’nin (bugünkü Süper Lig) kurulmasının ardından 1961-1962 ve 1962-1963 sezonlarında üst üste şampiyonluklar yaşadı. Ayrıca kulüp tarihinin ilk Türkiye Kupası zaferlerinde de (4 kez üst üste) kaleyi koruyan isimdi.
  • Milli Takım ve Dünya Kupası: A Milli Takım formasını 46 kez giyen Turgay Şeren, bu maçların 35'ine kaptan olarak çıktı. Türkiye'nin katıldığı ilk Dünya Kupası olan 1954 İsviçre Dünya Kupası'nda milli takımın birinci kalecisi ve lideriydi. Güney Kore’yi 7-0 yendiğimiz tarihi maçta ve Batı Almanya ile oynanan gruptaki kritik karşılaşmalarda eldivenler yine ondaydı.

AZ BİLİNENLER

River Plate’in Kapısından Dönen Büyük Transfer

1950'li yıllarda dünyada fırtınalar estiren Arjantin'in dünyaca ünlü kulübü River Plate, Turgay Şeren'e hayran kalmıştı. Arjantinliler, Şeren’i transfer etmek için o dönem için astronomik bir ücret teklif ettiler. Turgay Şeren transferi kabul edip uçak biletini bile cebine koymuştu. Ancak son anda Galatasaray sevgisi ve ailesinin hasretine dayanamayarak uçağa binmedi ve İstanbul'da kaldı.

Sakat Sakat Oynanan Maçlar ve Eğrilen Parmaklar

O dönemin ağır meşin topları, kaleci eldivenlerinin koruyuculuktan uzak ince yapısı ve sahaların çamurlu zeminleri kaleciler için büyük bir çileydi. Turgay Şeren'in kariyeri boyunca parmakları defalarca kırıldı ve çıkardı. Maç esnasında çıkan parmağını kenarda acıyla yerine oturtturup bandajla sararak oynamaya devam ettiği çok olmuştur. Yaşlılık döneminde ellerini gösterirken, "Bu parmakların hiçbiri düz değildir, hepsi Türk futbolunun ve Galatasaray'ın izidir" derdi.

Futbolun Keçisi: Lionel Messi
Futbolun Keçisi: Lionel Messi
İçeriği Görüntüle

"Kaptan" Filmi ve Sinema Kariyeri

Turgay Şeren, sadece yeşil sahaların değil, yakışıklılığı ve karizmasıyla Yeşilçam'ın da ilgisini çekmişti. 1953 yılında, yönetmenliğini Lütfi Ö. Akad’ın yaptığı ve bizzat kendi hayatından esinlenilen "Öldüren Şehir" filminde Ayhan Işık ile birlikte başrol oynadı. Bir futbolcunun dramını anlatan bu film, sporcuların sinemadaki ilk ciddi denemelerinden biri oldu.

Jübilesinde Fenerbahçelilerin Omuzlarında

1967 yılında futbolu bırakma kararı aldığında yapılan jübile maçı, Türk futbolundaki o eski, asil dostluğun en büyük kanıtıydı. Turgay Şeren’in jübile maçında ezeli rakip Fenerbahçe'nin efsane oyuncuları da sahada yer aldı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte Şeren, Fenerbahçeli ve Galatasaraylı futbolcuların omuzlarında gözyaşları içinde sahaya veda etti.

TÜRK FUTBOLUNDA BİR İZ

Turgay Şeren, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük (Mersin İdman Yurdu, Vefa, Samsunspor) ve uzun yıllar boyunca televizyonlarda, gazetelerde spor yorumculuğu yaptı. Sert ama yapıcı eleştirileri, kimseye biat etmeyen dürüst kişiliğiyle spor kamuoyunun saygısını her zaman kazandı.

Turgay Şeren 2

Dönem / Parametre

Turgay Şeren'in Temsil Ettiği Değerler

Kulüp Bağlılığı

Endüstriyel futbolun yok ettiği "tek kulüp, tek arma" sadakatinin en büyük örneği (20 yıl aralıksız).

Kaptanlık Duruşu

Saha içinde hakemle ve rakiple kavga eden değil; duruşuyla, hitabetiyle her iki takıma da saygı duyurtan liderlik.

Uluslararası Temsil

Türk kaleciliğinin dünyada bir marka olmasını sağlayan, "Berlin Panteri" unvanıyla dış dünyada takdir toplayan ilk isimlerden biri.

SONSUZLUĞA UĞURLANIŞ

Uzun süren amansız bir rahatsızlığın ardından Turgay Şeren, 7 Temmuz 2016 tarihinde İstanbul'da 84 yaşında vefat etti. Cenazesi, ruhunu üflediği Galatasaray Lisesi’nde yapılan törenin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Türkiye Futbol Federasyonu, onun anısını yaşatmak adına 2016-2017 Spor Toto Süper Lig sezonuna "Turgay Şeren Sezonu" adını verdi.

Turgay Şeren 1

Bugün aradan geçen 10 yıla rağmen, Türk futbolunda centilmenliğe, sevgiye ve sarsılmaz bir armaya adanmış hayat hikayelerine ne zaman ihtiyaç duysak, gözlerimiz hep o yeşil sahaların çizgisine, ellerini beline koymuş o mağrur "Berlin Panteri"ne çevriliyor. Ruhu şad olsun.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz