Bir yanda Doğu Roma'nın bin yıllık aşılmaz surları, diğer yanda henüz 21 yaşında hırslı, dahi ve entelektüel bir genç sultan...
Tarihler 29 Mayıs 1453'ü gösterdiğinde sadece bir şehir el değiştirmedi; Orta Çağ kapandı, Yeni Çağ başladı ve dünya tarihi geri dönülemez bir şekilde yeniden yazıldı.
Osmanlı Devleti'ni gerçek anlamda bir cihan imparatorluğuna dönüştüren Fatih Sultan Mehmet, sadece askeri dehasıyla değil, felsefeye, bilime ve sanata olan tutkusuyla tarihin en sıra dışı liderlerinden biriydi.
21 YAŞINDA ÇAĞ KAPATAN DEHA
II. Mehmet, babası II. Murad'ın vefatıyla 1451'de ikinci kez tahta çıktığında aklında tek bir düşünce vardı: Konstantiniyye'yi (İstanbul) almak. Çevresindeki deneyimli devlet adamlarının şüpheci yaklaşımlarına rağmen, inanılmaz bir lojistik ve mühendislik dehası sergiledi.
- Surları Yıkan Teknoloji: Dönemin en büyük dehalarından Macar usta Urban'a döktürdüğü devasa "Şahi" topları, o güne kadar yıkılmaz sanılan Bizans surlarında gedikler açtı.
- Gemilerin Karadan Yürütülmesi: Haliç'in zincirle kapatılması üzerine, bir gecede 70 civarında gemiyi yağlanmış kızaklar üzerinde karadan yürüterek Haliç'e indirmesi, askeri tarihin en büyük ve en yaratıcı taktiklerinden biri olarak kabul edilir.
- Sonuç: 53 gün süren çetin bir kuşatmanın ardından, 29 Mayıs 1453'te şehir düştü. Genç sultan artık "Fatih" unvanıyla anılacaktı.
BİR RÖNESANS HÜKÜMDARI
Fatih Sultan Mehmet'i sıradan bir fatihten ayıran en büyük özellik, onun muazzam entelektüel birikimiydi. Birçok tarihçi onu "Doğu'daki ilk Rönesans hükümdarı" olarak tanımlar.
- Göz Kamaştıran Dil Bilgisi: Türkçe'nin yanı sıra Arapça, Farsça, Latince, Yunanca (Grekçe), Sırpça ve İtalyanca bildiği kaynaklarda geçer. Homeros'un İlyada'sını orijinal dilinden okuyordu.
- Bilim ve Felsefe Merakı: Sarayında İtalyan hümanistleri ve Yunan bilginleri ağırlıyor, onlarla felsefi tartışmalar yapıyordu. Batı haritacılığına büyük ilgi duyuyor, Batlamyus'un haritasını yeniden çizdiriyordu.
- Şair Ruhlu Padişah: Divan edebiyatında "Avni" mahlasıyla şiirler yazan Fatih, Türk edebiyatının da önemli şairlerinden biridir.
- Özel Zevkleri: Fatih, tam bir bahçe ve çiçek tutkunuydu. Boş zamanlarında sarayın bahçesinde bizzat çalışır, yeni bitki türleri yetiştirmekten ve ağaç aşılamaktan büyük keyif alırdı.
KAZIKLI VOYVODA
Fatih'in askeri kariyerindeki en zorlu ve karanlık sayfalardan biri, çocukluk yıllarında Osmanlı sarayında rehin olarak birlikte büyüdüğü Eflak Prensi III. Vlad (Kazıklı Voyvoda) ile olan mücadelesidir.
- İsyan ve Vahşet: Osmanlı'ya vergi vermeyi reddeden ve elçileri kazığa oturtan Vlad, bölgede korkunç bir terör estirdi.
- Gece Baskını (1462): Fatih, ordusuyla Eflak'a girdiğinde Târgoviște yakınlarında Vlad'ın efsanevi gece baskınına maruz kaldı. Vlad'ın amacı bizzat Fatih'i çadırında öldürmekti ancak başarısız oldu.
- Korku Ormanı: Osmanlı ordusu Eflak başkentine yaklaştığında, kilometrelerce uzanan ve binlerce Türk esirin kazıklara geçirildiği korkunç bir "kazık ormanı" ile karşılaştı.
- Sonuç: Bu psikolojik savaşa rağmen geri adım atmayan Fatih, Vlad'ı tahttan indirerek yerine Osmanlı'ya sadık olan kardeşi Yakışıklı Radu'yu getirdi. Vlad ise Macaristan'a kaçmak zorunda kaldı.
DOĞU VE BATININ GÖZÜNDEN 'BÜYÜK TÜRK'
Fatih Sultan Mehmet'in felsefesi ve fetihleri, yaşadığı dönemin dünyasında çok farklı yankılar uyandırdı.
- Avrupa (Hristiyan Dünyası): Onu "Grand Turco" (Büyük Türk) olarak adlandırıyorlardı. İstanbul'un fethinden sonra büyük bir korku dalgası yayıldı. Kilise onu adeta "Deccal" olarak tasvir etti. Özellikle İtalya'daki Otranto seferi Roma'nın düşeceği korkusunu zirveye çıkardı.
- İslam Dünyası: Hz. Muhammed'in "Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur" hadisindeki müjdeye nail olan efsanevi lider olarak görüldü ve İslam dünyasının liderliği pekişti.
AZ BİLİNENLER
- "Troya'nın Öcünü Aldım": Fatih Sultan Mehmet, 1462'deki Midilli seferi sırasında antik Troya kentine uğramış ve burada şunları söylemiştir: "Allah beni bu şehrin ve halkının dostu olarak seçti. Bizanslılardan buranın intikamını aldım. Onların Yunanlılara karşı olan borçlarını ben ödedim." Fatih, kendisini antik Troyalıların soyundan gelen bir intikamcı olarak görüyordu.
- Bellini Portresi: İtalyan ressam Gentile Bellini'yi İstanbul'a davet ederek kendi portresini yaptıran ilk Osmanlı padişahıdır. Bu, İslam dünyasında portre sanatına öncülük eden devrimci bir adımdı.
- Yemek Kültürü: Fatih, yalnız yemek yemeyi seven ve bunu bir saray kuralı haline getiren ilk padişahtır (Kanunname-i Âli Osman). Deniz ürünlerine (özellikle ıstakoz ve karides) oldukça meraklıydı.
-
Görünmeyen Zehir: 1481 yılında yeni bir sefere çıkmışken Gebze yakınlarında vefat etti. Ölüm nedeni bugün hala tartışmalıdır; gut hastalığından mı öldüğü yoksa Yahudi asıllı hekimi Yakup Paşa tarafından zehirlendiği mi sorusu gizemini korumaktadır.
Fatih Sultan Mehmet, sadece kılıcıyla değil, kalemiyle, vizyonuyla ve entelektüel derinliğiyle dünyayı değiştirmiş bir dahiydi.
Onun kurduğu çok kültürlü ve güçlü imparatorluk yapısı, yüzyıllar boyunca dünya siyasetinin merkezinde yer almaya devam etti.