Tam 107 yıl önce bugün, Karadeniz’in hırçın dalgalarını aşarak Samsun sahiline yanaşan yaşlı bir vapur, bir imparatorluğun küllerinden çağdaş bir cumhuriyetin doğuşunu müjdeliyordu.
19 Mayıs 1919, sadece Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak bastığı bir takvim yaprağı değil; bir milletin esarete karşı "Ya istiklal ya ölüm!" haykırışıyla ayağa kalktığı, Türk tarihinin en büyük dönüm noktasıdır.
Mondros’un getirdiği karanlıktan Tütüncü İskelesi’ndeki o ilk adıma, Havza’daki genelgelerden bu kutlu günün gençliğe armağan edilen bir bayrama dönüşme serüvenine kadar 19 Mayıs’ın bilinmeyenlerini inceliyoruz.
KARADENİZ'İN SİSİ VE ARKASINDAKİ MEMLEKET
1919 yılının Mayıs ayında Osmanlı coğrafyası tam bir kaos ve çaresizlik içindeydi. İtilaf Devletleri Mondros Ateşkesi’nin ardından stratejik noktaları birer birer işgal ediyor, ordu terhis ediliyor ve halkın elindeki silahlara el konuluyordu. 15 Mayıs’ta İzmir’in güpegündüz işgal edilmesi ise bardağı taşıran son damla olmuştu.

- Asayiş Bahkesi: Karadeniz’de Rum çetelerinin çıkardığı karışıklıklar üzerine İngilizler, İstanbul Hükümeti’ne ültimatom vererek bölgedeki Türk direnişinin durdurulmasını istedi.
- Kurtuluşun Yolu: İstanbul Hükümeti bu karışıklığı bastırması için geniş askeri ve mülki yetkilerle (9. Ordu Müfettişliği) Mustafa Kemal Paşa’yı görevlendirdi. İstanbul için bu görev "asayişi sağlamak" iken, Mustafa Kemal için "Anadolu’da ihtilal örgütlemek" anlamına geliyordu.
- 19 Mayıs Sabahı: Bandırma Vapuru, fırtınalı ve tehlikeli bir yolculuğun ardından 19 Mayıs pazartesi sabahı saat 06:00 sularında Samsun limanına demirledi. Mustafa Kemal ve beraberindeki heyet, Tütüncü İskelesi’nden karaya ayak bastı.
NEDEN SAMSUN?
Samsun, stratejik konumu ve Karadeniz’in Anadolu’ya açılan kapısı olması nedeniyle seçilmişti. Ancak şehirde İngiliz işgal askerlerinin bulunması, Mustafa Kemal’in burada uzun süre kalmasını engelledi.

- Havza’ya Geçiş ve İlk Kıvılcım: Samsun’da asayişin iddia edildiği gibi Türkler tarafından bozulmadığını, aksine Rum çetelerinin halka saldırdığını rapor eden Paşa, 25 Mayıs’ta daha güvenli olan Havza’ya geçti.
- Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): Mustafa Kemal, Anadolu’daki askeri ve mülki amirlere gönderdiği bu ilk genelgeyle, İzmir’in ve diğer yerlerin işgalinin protesto edilmesini, mitingler düzenlenmesini istedi. Bu, milli bilincin uyandırılması adına atılan ilk resmi formattı.
- Geri Çağrılma Süreci: Anadolu’daki hareketliliği fark eden İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’i acilen İstanbul’a geri çağırdı. Ancak Paşa, "Ordu müfettişliği görevinden ayrılırım ama Anadolu’nun bağrından ayrılmam" diyerek Amasya, Erzurum ve Sivas’a uzanacak ihtilal yoluna devam etti.
KURTULUŞUN GENÇLİĞE ARMAĞANI
19 Mayıs’ın ulusal bir bayrama dönüşmesi, tek bir kanunla değil, halkın ve gençliğin bu günü sahiplenmesiyle aşama aşama gerçekleşti.

- Gazi Günü (Samsun - 1926): İlk olarak Samsun halkı, Mustafa Kemal’in şehre gelişini yerel düzeyde "Gazi Günü" adıyla kutlamaya başladı.
- Beşiktaş'ın Girişimi (1935): Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün kurucularından Ahmet Fetgeri Aşeni, 19 Mayıs’ın tüm gençliğe ithaf edilerek spor bayramı olarak kutlanmasını önerdi. Bu öneri kabul görerek İstanbul’da "Atatürk Spor Günü" olarak kutlandı.
- Resmi Bayram (1938): 20 Haziran 1938’de çıkarılan bir kanunla 19 Mayıs, resmen "Gençlik ve Spor Bayramı" adını aldı. 1981 yılında yapılan düzenlemeyle ise bayramın adı bugünkü hali olan "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak tescillendi.
AZ BİLİNENLER
- "Benim Doğum Günüm 19 Mayıs’tır": Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi nüfus kayıtlarında doğum günü sadece yıl (1881) olarak geçmekteydi. Kendisine doğum gününü soran yabancı diplomatlara ve tarihçilere her zaman, "Benim doğum günüm 19 Mayıs'tır. Ben 19 Mayıs'ta doğdum" yanıtını vermiştir. Bu, onun kendi şahsını tamamen ulusal direnişle özdeşleştirdiğinin kanıtıdır.
- Yaverin Korkusu: Bandırma Vapuru Samsun’a yanaşırken denizin dalgalı olması nedeniyle karaya çıkmak zordu. Mustafa Kemal’i sandalla karaya çıkaran Samsunlu Karakaş Mustafa, Paşa’nın elini tuttuğunda heyecandan titremiştir. Mustafa Kemal ona, "Korkma çocuk, biz buraya kaçmaya değil, vatanı kurtarmaya geldik" demiştir.

- Samsun'daki İlk Karargah: Mustafa Kemal, Samsun’a çıktığında bugün müze olan Mantika Palas (Mıntıka Palas) otelinde kalmıştır. Şehirde elektrik olmadığı için o meşhur ilk raporlarını gaz lambası ışığında ve yaverlerinin yardımıyla sabaha kadar yazmıştır.
- Kutlanamayan İlk Bayram: 19 Mayıs’ın resmi bayram ilan edildiği 1938 yılında, Atatürk siroz hastalığının pençesindeydi ve çok hastaydı. O yıl Ankara’daki stadyumda yapılan ilk resmi gençlik gösterilerine katılamamış, sadece radyodan dinleyebilmiştir. Bu durum, onun hayatındaki en büyük ukdelerden biri olmuştur.
107 yıl önce Tütüncü İskelesi’nde parlayan o ilk ışık, bugün milyonlarca Türk gencinin gözlerinde birer meşale olarak yanmaya devam ediyor. Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençler, her 19 Mayıs’ta sadece bir bayramı kutlamıyor; aynı zamanda tam bağımsızlık andını tazeliyor.




