Buna vatandaşta şaştı kaldı. İktidar her fırsatta “çağ atladık” diye övünüyor, muhalefet ise “nerede” çağ atladık şeklinde sert çıkışlar yapıyor. Gelin birlikte olayı bir değerlendirelim. Şöyle tarafsız bir gözle olaya baktığımız zaman, gerçekten Türkiye AK Parti öncesine göre çağ atlamış gibi gözüküyor.
Hele bir konu var ki o konuda ABD bile geride kalır, Bugün baktığınız zaman lüks konutlar ve rezidanslar bakımından Türkiye ABD’ye tur bindirmiş durumda. Yollar, barajlar, köprüler, alt üst geçitler bakımından da öyle. Seçim atmosferi geride kaldı artık böyle yazıları yazmanın zamanı geldi.
Şehirlerimiz metrolarla donatılmaya devam ediyor, gerçi bunun bir bölümünü belediyeler gerçekleştiriyor ama olsun, Demir yolu ağı ve metroda da öncü ülkelerden biri haline geldik. Bütün bunları görmemezlikten gelemeyiz.
AK Parti, 22 yıllık iktidarı döneminde gerçekten güzel şeylere imza atmış olabilir. Bunu kimse inkâr edemez ve etmemelidir de. Öyle zannediyorum ki halkta bunu takdir ediyor gibi gözüküyor, bir partinin 22 yıl gibi uzun bir süre iktidarda kalması da bunun bir göstergesi olsa gerek.
Ben bu satırlara kadar, ülkeyi 22 yıldır yöneten hükümeti destekliyor gibi gözüküyor olabilirim, ama iş hiçte öyle değil. Bizim kuşak gazeteciler, yiğidi öldür hakkını ver diye yetiştirildik. Başımızdaki yöneticiler bize sürekli “karşı görüşte bile olsanız tarafsızlığını korumalısınız” şeklinde uyarılarda bulundular.
Bizde işte bu ilkeden yola çıkarak bugüne kadar iktidar, muhalefet demeden doğru olarak gördüğümüz ve halkın yararına yapılan her güzel şeyin hakkını verdik ve vermeye devam ediyoruz.
Burada bu yazdıklarım bir hükümeti savunmak değil, zira şu ana kadar saydığım ve saymaya devam edeceğim hizmetler esasen bir iktidarın asli görevidir. O nedenle çağ atladık diyen hükümet yetkililerine hak veriyor ve bugüne kadar kendi dönemlerinde yapılan göze hoş gelen yatırımları sıralamakta bir beis görmüyorum.
Ancak bunun da bir sınırı var. Şu ana kadar sıraladığım ve hükümete hoş gibi gözüken yatırımlar ve bundan sonara da sıralayacağım çağ atlatan projelerden sonra, birazda muhalefetin gözünden, çağ atlayan ülkenin durumuna bir göz atalım.
Bu çerçevede, gerçekten ülkemiz görünüm olarak çağ atlamış gibi gözüküyor, doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün yerleşim yerlerindeki gelişmeler gözle görülür vaziyette bunu inkar edemeyiz esasen bunu kimsede inkar etmiyor zaten.
Hele son bir yıl içinde meydana gelen ve gerçekten çağ atlamış gibi gözüken silah sanayiindeki gelişmeler bir Türk vatandaşı olarak göğsümüzü kabartıyor. Bir tarafta göklerde boy gösteren insansız hava araçları, hele “siz başaramazsınız” denen savaş uçağı KAAN gerçekten görülmeye değer.
TOGG, Çeşitli spekülasyonlara neden olan ve yüzde 40 yabancı olan bu otoyu, her şeye rağmen yine de başarı olarak görülmelidir. Gerçi hem yerli otomobil, hem silah sanayimizde ki gelişmelerin ilk başlangıçları eski dönemlere rastlar ama, sonuçlanması AK Parti dönemine ait sayılmalıdır.
Bir başka çağ atlama ise deniz kuvvetlerimiz de gerçekleşmiştir. Yine bu gelişme AK Parti döneminindir. İlk amfibi gemimiz, tam hizmeti veremese de gene de ilk amfibi gemimiz olması bakımından da önemlidir. Bu tür yatırımları ve gelişmeleri dahada sıralayabiliriz.
Ancak gelelim muhalefetin gözüyle Türkiye’ye, diyorlar ki madem bu kadar geliştik ve çağ atladık o halde bu halkın içinde bulunduğu durum ne? Sevgili okuyucular bu cepheden de baktığımız zaman bu çağ atlamışlığın yanında ülkenin içinde bulunduğu bu ekonomik sıkıntı neyin nesi.
70’li, 80’li yıllarda gördüğümüz ve AK Parti hükümetinin sürekli o yılları örnek göstererek, kuyruklardan bahsetmesi yanında, bugün aradan 40 yıl geçmiş olmasına rağmen ve çağ atladık denmesine rağmen peki, gece yarısı emeklilerin et kuyruğuna, ucuz ekmek kuyruğuna girmeleri neyin nesi.
Bitmedi ekranlara çıkarak artık korkmadan ve onur meselesi yapmadan feryat eden “açız” diye ağlayan yaşlı kadınlarımızın durumunu neyin nesi. Bitmedi çocuğumun okul çantasına bir şey koyamadan, ya da sadece iki dilim ekmek koyarak gönderiyorum diyen annelerimizi nereye oturtacağız.
Torunuma ufak bir çikolata alamıyorum, harçlık veremiyorum diyen ve gece onlar uykuya daldığı zaman sessizce eve giriyorum diyen dedelerimize ne söyleyeceğiz. Yıllardır İŞKUR kapılarını aşındıran işsiz gençlerimiz, yurt dışına adeta kaçmaya çalışan beyin göçünü nereye koymamız lazım.
Diğer bir değişle gerçekten çağ atlamış gibi gözüken ülkemizde, emeklilerin içinde bulunduğu durum, evde kaynamayan tencereler, siftah yapmadan kepenk kapatan esnaf, hayvancılığı, çiftçiliği bırakan milyonlarca köylü ve tarımla uğraşan kesime ne diyeceğiz.
İşte tarafsız bir gözle ortaya koymaya çalıştığım çağ atlamışlıkla, yoksulluk arsındaki durum bu. Bana kimse kızmasın, ya da helal olsun dememeli ben aldığım meslek terbiyesi ile bir durumu ortaya koymaya çalıştım. Siz patronsunuz en iyisini siz bilirsiniz, kararı siz verin.
Buna Vatandaşta Şaştı Kaldı
Erdem Noyan
Yorumlar