Devlet Bahçeli kürsüde neden böyle hırçın davranıyor. Bu ifade bana ait değil, başta kendi seçmenleri olmak üzere öteki bazı vatandaşlardan gelen bir tepki.

Kendisini MHP kurucu genel başkanları Alparslan Türkeş zamanında tanırım. O tarihlerde İletişim Fakültesine yeni girmiş ve zamanın Son Havadis Gazetesinde staja başlamıştım.

Gazetede tecrübeli ağabeyim olan rahmetli Kancan Danışkan ile birlikte MHP Genel Merkezine gitmiş ve Türkeş’le bir röportaj yapmamız istenmişti. Büyük bir heyecanla yanına gitmiş bir süre özel kalemde bekletilerek içeriye alınmıştık.

Benim heyecanım hat safhada idi, çünkü o tarihte ülkede en çok konuşulan bir siyasetçi idi Alparslan Türkeş. İnanın iliklerime kadar titriyordum böyle bir siyasetçinin yanında olduğum için.

Bana dev gibi gözüküyordu, nasıl gözükmesin bir dönem ülkede yapılan ihtilale imza atmış, milliyetçiler tarafından tabu gibi görülen bir isimdi Türkeş. Hiç unutmam daha partiye girdiğimiz an ve özel kalem başta olmak üzere yanındakiler neredeyse esas duruşta duruyorlardı.

Esas beni şaşırtan bu sahneler olmuştu ve tecrübesiz, şaşkın ördek gibi ne yapacağımı şaşırmıştım. Neyseki tecrübeli Gazeteci ağabeyim Kancan Danışkan beni yatıştırdı ve kısa süren röportajımızı yapmış ve oradan ayrılmıştık.

Peki, bunu neden anlatıyorum sevgili okuyucular, çünkü tam o sırada özel kalemde kenarda oldukça yakışıklı bir delikanlı duruyordu, gerçi benden büyüktü ama, genç görünümlü son derece kibar birisi idi, bu kişiyi sordum yanımdaki Kancan Danışkan’a.

Bana MHP’li gençin Devlet Bahçeli olduğunu söylemişti. İşte o kibar, sakin ve yakışıklı kişi bugünün Bahçelisi idi. MHP’den selamlaşıp ayrıldık, ancak mesleğim itibariyle tecrübeli olmaya başlayınca yalnız görevlere de çıkmaya başlamıştım.

İşte tam o günlerde, yine zaman zaman çeşitli toplantılarda Bahçeli ile karşılaşmıştım. İlişkim sadece bu kadar olmuştur. Hiçbir zaman kendisi ile bir araya gelip oturmuşluğum olmamıştır.

Ta ki, MHP genel başkanı olduktan sonra TBMM’ ye gelmeye başladığında kulislerde karşılaşıyor, ya da Grup toplantılarında kendisini dinlemeye başlamıştım. Ne yalan söyleyeyim o zamanki Bahçeli ile bu zamanki Bahçeli arasında muazzam değişiklik olmuştu.

Hiç unutmam Başbakan yardımcılığı döneminde de zaman zaman Başbakanlık çıkışında karşılaşırdık. Son derece kibar, sakin ve nezaket sahibi bir politikacı olarak tanıdık hep kendisini. O yıllardaki Bahçeli gitmiş, yerine kürsülerde kükreyen bambaşka bir lider olarak karşımıza çıkmıştı Bahçeli. 

Neden bu kadar sert onu pek anlamış değiliz. TBMM’ de ki o MHP Grup kürsüsünde bir tılsımmı var bilmiyoruz. Her kez aynı görüşte, o kürsüde Bahçeliye bir şeyler oluyor, kürsüye çıkınca o kibar zarif insan gidiyor, yerine kükreyen ve sert ifadeleri olan bir Bahçeli geliyor diyorlar.

Şimdi bende soruyorum, en azından Bahçeli’nin hemen yanındaki dava arkadaşlarına, Sayın Bahçeli bu güne kadar o kürsüye çıktığı zaman, Emekli, Memur, Esnaf, Çiftçi, Köylünün derdi ile hiç neden ilgilenmiyor. Birgün ağzından bu kesimlere yönelik bir kelime çıkmıyor.

Varsın olsun diyemeyiz, sürekli siyaset yapılamaz Bahçeli birazda halkın derdi ile ilgilensin. Varsa yoksa CHP, halbuki unutmamak lazım o eleştirdiği CHP bir dönem Hükümet ortağı idi.

Halbuki birazda alev alev yanan çarşı pazardan bahsetse, sokaklarda gözyaşı döken emeklilerle meşgul olsa. Anlıyoruz iktidar ortağı, belki vuramaz ama onlara yol gösterebilir, hem böylece giderek oyları düşen AK Parti’ye de katkısı olur belki.

İşte sevgili okuyucular, vatandaşın benden istediği önemli bir konuyu bugün gündeme taşıdım ve köşemde yazdım, gerisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bileceği bir iş. Öteki meslektaşlarım bu konularla pek ilgilenmezler, onlar başlarını kuma gömerler.

Ben bu sefer farklı bir konuyu işledim ve o sevecen, Kibar, Zarif Bahçeliden bahsetmek istedim.  Halk onu sert, kükreyen değil, sorunu çözen lider olarak görmek istiyor Bahçeli’yi.