Ankara denildiğinde çoğu kişinin aklına Anıtkabir, Ankara Kalesi, Ulus, Hacı Bayram Veli Camii ve Cumhuriyet dönemi yapıları geliyor. Ancak Başkent’in tarihi, görünen yapıların çok daha ötesine uzanıyor.
Şehrin altında ve çevresinde farklı dönemlerden kalan su galerileri, tüneller, kaptajlar ve yer altı yapıları bulunuyor. Bu yapılar, Ankara’nın geçmişte su ihtiyacını nasıl karşıladığını ve kentteki mühendislik bilgisinin ne kadar eskiye dayandığını ortaya koyuyor.
Ankara’nın altında gerçekten bir yer altı şehri var mı?
Bu sorunun cevabı biraz daha karmaşık.
Ankara’da, Kayseri veya Nevşehir’de bulunan ve çok sayıda oda, ibadet alanı, depo ve yaşam bölümünden oluşan klasik anlamda büyük bir yer altı şehri bulunduğunu söylemek doğru olmaz.
Ancak Ankara’da yer altında tarihi tüneller ve su yapıları bulunuyor. Bu nedenle “Ankara’nın altında başka bir dünya var” ifadesi, kentin yer altında kalan tarihi yapıları açısından dikkat çekici bir anlatım olarak kullanılabilir.
Bunların en ilginç örneklerinden biri ise Ankara’nın erken Cumhuriyet dönemine uzanan yer altı su tesislerinden biri.
Ankara’nın 12 metre altında tarihi bir tünel
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmişte tanıtılan Kusunlar Yer Altı Kaptajı, Başkent’in yer altındaki dikkat çekici yapılarından biri.
Mamak’taki Kusunlar Anı Parkı içerisinde bulunan tarihi kaptajın yaklaşık 12 metre yer altında olduğu ve 63 metre uzunluğunda bir tünel içerdiği belirtiliyor.
ABB’nin aktardığı bilgilere göre yapı, 1925 yılında planlanan Ankara’nın ilk içme suyu tesislerinden biri olarak öne çıkıyor. Yer altındaki tünelin duvarlarında bulunan açıklıklardan yer altı sularının süzülerek tünele ulaştığı ve buradan suyun farklı bölgelere aktarıldığı ifade ediliyor.
Ankara’nın su geçmişi Roma dönemine kadar uzanıyor
Ankara’da yer altındaki tarihi yapılar yalnızca Cumhuriyet dönemine ait değil.
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (ASKİ) tarihçesine göre Roma döneminde kent için su şebekeleri inşa edildi. Kayaş yakınlarındaki Romalılar Galerisi olarak anılan yapı da geçmişte Ankara’ya su sağlayan sistemlerden biri oldu.
Bu durum, Ankara’da su mühendisliğinin yüzyıllar öncesine uzandığını gösteriyor.
Roma döneminde Ankara önemli bir idari merkez haline gelirken kentte anıtlar, saraylar ve hamamların yanı sıra su sistemlerinin de oluşturulduğu biliniyor.
Roma Hamamı Ankara’nın geçmişine ışık tutuyor
Ankara’nın Ulus bölgesinde bulunan Roma Hamamı da kentin Roma dönemindeki gelişmiş şehir yapısının önemli örneklerinden biri.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze kaynaklarında Ankara Roma Hamamı, antik Ancyra şehrinin önemli kalıntıları arasında gösteriliyor.
Bugün açık hava müzesi niteliğinde ziyaret edilebilen alanda Roma döneminin hamam mimarisine ilişkin kalıntılar görülebiliyor.
Bu yapı, Ankara’nın yaklaşık iki bin yıl önce de gelişmiş bir kent yaşamına sahip olduğunu gösteren önemli tarihi kanıtlardan biri.
Ankara’nın altında su yolları neden yapıldı?
Antik ve erken dönem kentlerinde su, şehir yaşamının devamı için en önemli ihtiyaçlardan biriydi.
İçme suyu, hamamlar, tarım ve günlük kullanım için gerekli olan suyun yerleşim merkezlerine ulaştırılması gerekiyordu. Bu nedenle dönemin mühendisleri kaynaklardan kente uzanan galeriler, kanallar ve farklı su yapıları oluşturdu.
Ankara’nın tarih boyunca önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olması da bu tür altyapıların geliştirilmesini gerekli kıldı.
Başkentin görünmeyen tarihi
Ankara’nın tarihi çoğu zaman Cumhuriyet dönemi üzerinden anlatılsa da kentin geçmişi çok daha eski.
Ankara’da Hitit, Frig, Lidya, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ilişkin izler bulunuyor. Kent, Galatların Tektosag koluna başkentlik yaptıktan sonra Roma döneminde de önemli bir merkez haline geldi.
Bu nedenle bugün Ankara sokaklarında yürürken görülen yapıların altında ve çevresinde farklı dönemlere ait izlerin bulunması şaşırtıcı değil.
Ankara’nın yer altındaki tarihi neden önemli?
Yer altında kalan bu yapılar yalnızca eski tünellerden ibaret değil. Aynı zamanda Ankara’nın geçmişte nasıl büyüdüğünü, insanların su ihtiyacını nasıl karşıladığını ve farklı dönemlerde hangi mühendislik yöntemlerinin kullanıldığını anlamamıza yardımcı oluyor.
Özellikle Kusunlar Yer Altı Kaptajı gibi yapılar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’nın başkent olma sürecinde karşı karşıya kaldığı altyapı sorunlarını da gözler önüne seriyor.
Ankara’nın bilinmeyen tarihi keşfedilmeyi bekliyor
Bugün modern binaları, geniş caddeleri ve yoğun şehir hayatıyla tanınan Ankara’nın altında aslında farklı dönemlerin izleri bulunuyor.
Antik su galerilerinden erken Cumhuriyet dönemi kaptajlarına kadar uzanan bu yapılar, Başkent’in yalnızca görünen yüzünden ibaret olmadığını gösteriyor.
Ankara’nın altında gerçekten gizli bir şehir var mı? Büyük ve bütünlüklü bir yer altı şehri bulunduğuna ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak tarihi tüneller, su galerileri ve yer altı tesisleri, Ankara’nın görünmeyen tarihinin en dikkat çekici




