Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı Abraham Lincoln, sadece köleliği kaldıran adam değil, aynı zamanda Amerikan tarihinin en melankolik, en dirençli ve belki de en gizemli figürlerinden biridir. Bir oduncu kulübesinden Beyaz Saray’a uzanan bu epik yolculuk, zaferler kadar trajedilerle de örülüdür.
ZORLU BAŞLANGIÇ VE MELANKOLİ
Lincoln’ün "Dürüst Abe" (Honest Abe) imajının arkasında, derin bir hüzün ve bitmek bilmeyen bir kişisel gelişim azmi yatıyordu.
- Kendi Kendini İnşa Eden Adam: Toplam örgün eğitimi sadece bir yılı buluyordu. Kitaplara olan açlığı o kadar büyüktü ki, komşularından ödünç aldığı kitapları okumak için kilometrelerce yürürdü.
- Klinik Melankoli: Bugün "klinik depresyon" diyebileceğimiz ağır hüzün nöbetleri geçirdiği bilinir. Arkadaşları, en parlak başarılarının ortasında bile gözlerindeki o derin kederden bahsederlerdi.
- Güreşçi Başkan: Lincoln, siyasetten önce tescilli bir güreşçiydi. 300'den fazla müsabakaya katıldı ve sadece bir kez kaybetti. "Ulusal Güreş Onur Listesi"nde (National Wrestling Hall of Fame) yer almaktadır.

MARY TODD VE KAYIPLAR
Lincoln’ün özel hayatı, ne yazık ki siyasi hayatı kadar fırtınalıydı.
- Zıtların Birliği: Eşi Mary Todd Lincoln, zengin bir aileden geliyordu ve oldukça fevri bir kişiliğe sahipti. İlişkileri her zaman tartışmalıydı ancak Mary, Lincoln’ün zekasına ve potansiyeline her zaman inanmıştı.
- Baba Olarak Büyük Acılar: Lincoln çiftinin dört oğlu oldu (Robert, Edward, Willie ve Tad). Ancak Robert hariç hepsi çocukluk veya ergenlik döneminde hayatını kaybetti. Willie’nin Beyaz Saray’da ölümü, Abraham Lincoln’ü ruhsal olarak yıkıma uğratan en büyük olaylardan biriydi.
YÜKSELİŞ VE İÇ SAVAŞ
Lincoln’ün yükselişi, bölünmenin eşiğindeki bir ülkenin dikişlerini tutma çabasıydı.
- Retorik Dehası: 1863’teki *Gettysburg Söylevi*, sadece 272 kelime ve 2 dakika sürmesine rağmen, Amerikan demokrasisinin en ikonik metni haline geldi.
- Savaşın Lideri: İç Savaş (1861-1865) sırasında Lincoln, askeri stratejilere bizzat dahil oldu. Telgraf ofisinde sabahlayarak cepheden gelen haberleri takip eder, generalleriyle sürekli tartışarak modern komuta kontrol sisteminin temellerini atardı.
- Emancipation Proclamation (Özgürlük Bildirgesi): Bu bildirgeyle köleliği sadece kağıt üzerinde yasaklamadı, savaşa ahlaki bir zemin kazandırarak Konfederasyon'un (Güney) diplomatik destek bulmasını engelledi.

HAZİN SON
Savaş bittikten sadece beş gün sonra, 14 Nisan 1865’te dünya tarihini değiştiren o olay yaşandı.
- John Wilkes Booth: Ünlü bir oyuncu ve Konfederasyon sempatizanı olan Booth, Lincoln’ü Ford Tiyatrosu’nda "Our American Cousin" oyununu izlerken başından vurdu.
- Kehanet Gibi Bir Rüya: Öldürülmeden birkaç gün önce Lincoln, Beyaz Saray’da bir cenaze gördüğünü ve "Kim öldü?" diye sorduğunda bir askerin "Başkan, bir suikast sonucu öldü" dediğini rüyasında gördüğünü arkadaşlarına anlatmıştı.
- Garip Bir Tesadüf: Lincoln’ün oğlu Robert Todd Lincoln’ün hayatı, suikastçının kardeşi Edwin Booth tarafından kurtarılmıştı. Robert bir tren platformunda raylara düşmek üzereyken Edwin onu yakalayıp çekmişti.

AZ BİLİNENLER
- Sakalının Sırrı: 11 yaşındaki Grace Bedell isimli bir kızın mektubu üzerine sakal bırakmıştır; kız, yüzünün çok zayıf olduğunu ve sakalın ona daha çok yakışacağını yazmıştı.
- Mucit Başkan: Lincoln, ABD tarihinde patent alan tek başkandır. Gemi sığlıklara oturduğunda onu yukarı kaldıran bir mekanizma icat etmiştir
- Gizli Servis: Öldürüldüğü gün, aslında ABD Gizli Servisi’ni (Secret Service) kuran yasayı imzalamıştı. Ancak o zamanlar bu birimin görevi koruma değil, kalpazanlığı önlemekti.
- Cep İçeriği: Öldüğünde ceplerinden; gözlükleri, bir mendil, bir çakı ve Konfederasyon gazetelerinden kesilmiş, kendisini öven bazı kupürler çıkmıştır
MİRASI
Lincoln’ün ölümü, Amerika’da bugüne kadar görülmüş en büyük yas dalgasına neden oldu. Cenaze treni Washington’dan Illinois’e giderken milyonlarca insan rayların kenarında saygı duruşunda bulundu.

Onun ölümüyle, Güney’in yeniden yapılandırılması (Reconstruction) süreci çok daha sert ve sancılı geçti. Ancak Lincoln’ün attığı temeller, Amerika’nın parçalanmış bir grup eyalet yerine, tek bir ulus (One Nation) olarak kalmasını sağladı. Bugün Lincoln Anıtı’ndaki devasa heykeli, sadece bir başkanın değil, imkansızlıklara karşı duran bir iradenin simgesidir.



