Yeni Parti lideri Özgür özel TBMM’de Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmelerinde kürsüden hem halka hem milletvekillerine hitap etti.

Konuşmasında özellikle şehit ailelerinin düşüncelerine de yer verdi. Çerçeve yasaya cevap vermek konusunda, Yeni Parti milletvekillerinin halkla görüşerek karar vereceklerinin altını çizdi.

Whatsapp Image 2026 08 10 At 15.36.22

Özel konuşmasında, “Bugün Türkiye’nin en ağır en yakıcı sorunlarından birini konuşmak üzere bu çatının altındayız. Kürt meselesini konuşmak üzere buradayız. Kürt meselesi yalnızca terör meselesi değil, yalnızca güvenlik meselesi değildir. yalnızca bir örgütün silah bırakması meselesi hiç değildir. Demokratik temsil özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir. Herkesi kendi kimliğiyle birbiriyle yaşaması meselesidir. Toplumsal huzurun ve ortak geleceğimizin meselesidir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğü kırmızı çizgimizdir. Korku üzerine devlet inşa edilmez. Devlet özgüven üzerinde ayakta durur. Cumhuriyeti kurmak çok partili dememeye geçirmekle üniter yapımızı zayıflatmadık aksine güçlendirdik. işine gelmediğinde bütün Kürtleri terörist ilan edenlerden olmadı. Bugün de aynı şeyi söylüyoruz bu mesele gizli pazarlıklarla değil milletin gözü önünde rıza ile çözülmelidir. Bu meselenin çözüm adresi Meclistir. Ak Parti ve diğer partilerle salonunda buluştuk ama milletin kendisinden hiçbir zaman kopmadık. Ülkenin hayrına olmayan hiçbir şeye imza atmadık. Siyaset ilkeyle yapılır. Erdoğan Bu süreci bir özensizlik de yönetmiştir. Bu toplumsal meseleyi ikili müzakere ortamına sıkıştırmıştır. Bizi bir muhalefeti dışarıda bırakmak için elinden geleni hatta akla gelmeyenleri yapmıştır. Özellikle siyasi hesaplara sıkıştırılmaya çalışılan bir süreç yürütülmüştür. İtiraz eden, soru soranlara eleştirilerini dile getiren vekillerin üzerine yürümeye kadar gidilmiş ve farklı bir telaş farklı bir panik bütün milletin göz önünde yaşanmıştır. Toplumsal uzlaşma yangınından mal kaçırır gibi kurulamaz.

Süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayanlar bizleriz. Sahte delillerle kanıtlanmamış kanıtlarla tarihe utanç olarak geçecek bir süreç yaşıyoruz. Bu teklife hayır dememiz için tepki eleştiri alan en çok bizleriz. Bu millete olan bağlılarınızla bu ülkeye olan sevgimizle birlikte toplumsal barışa inancı olan bizleriz. Teklife hayır deme hakkına en çok biz sahibiz. Türkiye’de yaşayan etnik kökeni ne olursa olsun tüm gençlerin iyi bir gelecek olduğu masasıdır. Silahlı bir terör örgütü mensubunun silah teslim etmesi ile Mardin’deki gencecik bir seçmenin verdiği bir oyu alan belediye başkanıyla, atanan belediye başkanının yönetmesini nasıl ilişkilendirebilirsiniz?

Büyükelçi Atamaları Resmi Gazete'de Yayımlandı
Büyükelçi Atamaları Resmi Gazete'de Yayımlandı
İçeriği Görüntüle

İstismara açık yetkiler veren bir metin var. Yani bu süreçten sonra siyasete dahil olma meselesini bile elinde koz olarak tutan bir anlayış var.
Erdoğan siyasi iplerini bertaraf etmeyi göze alan bir noktadır. Baştan nemalanmak isteyen taraftadır. Mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapan taraftadır. Biz böyle bir iktidar samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere peşinen güvenmiyoruz. Biz doğru bildiğinin ne pahasına olursa olsun savunan sahaya çıkanlarız. Bizi uyaran vatandaşlarımızın sesini duyuyorum. Haksızlar mı? Soruyu son derece meşru buluyorum. Ayrıca eleştirilerin barışa karşı olmadığını da görüyorum. Her şeyin bu iktidara güvensizlikten kaynaklandığını biliyorum. Bir daha evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bu iktidarın buna niyeti yoktur. Demokratlar bu ülkeye barışı getirecek ama bu iktidarı bu ülkenin vicdanında asla aklamayacaktır. Ortak bir barışın mümkün olduğunu biliyoruz. Asıl hedefimiz demokratik çözümdür. Bu milletin hiçbir ferdinin umudunu siyasi hesaplara ezdirmeyeceğiz. Biz o kapıyı kapatan tarafta olmayacağız. Biz komisyon raporuna imza attık, koyduğumuz imzayı namus biliyoruz. Sizin imzanıza sahip çıkıp çıkmayacağını milletle takip edeceğiz. Kimse şehitlerimizin aziz hatırasını siyasete malzeme edemez. Bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu alarak ben ve arkadaşlarım bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz” dedi.

Muhabir: Ceren Dilan Koluaçık