CHP’de kartlar yeniden karılıyor. Ekrem İmamoğlu ile ilgili kararın çıktığı ilk günden itibaren CHP’de önemli gelişmeler olmaya başladı. Burada Genel Başkan Özgür Özel’e dikkatlice bakmak gerekiyor.
Partinin üzerindeki ölü toprağı kalktı. Gerçek bir Ana Muhalefet Partisi gibi davranılmaya başlanıldı. En önemlisi ise Genel Başkan Özgür Özel artık rüştünü ispat etmiş oldu.
Bu söylemler bana ait değil, bugüne kadar Özgür Özel’e muhalefet yapan 27 dönem Milletvekilleri ile eski siyasetçilerin ifadeleri de bu yönde gelmeye başladı.
Gerçekten şöyle geriye dönüp baktığımız zaman, CHP’nin yeni lideri Özgür Özel çok eleştiriye tutulmuştu. Partiyi toparlayamadı, Ana Muhalefet Partisi lideri gibi davranmıyor diye.
Demek ki Özgür Özel’in ayağa kalkması için bir Ekrem İmamoğlu vakasının ortaya çıkması gerekiyordu. Bence de öyle gibi, bugüne kadar CHP Lideri Özgür Özel bir kapalı kutu gibi liderlik yapıyordu. Ana Muhalefet Partisi liderinden çok daha farklı şeyler bekleniyordu.
İzinlerini almadığım için burada isimlerini veremeyeceğim bazı muhalif siyasetçiler, özellikle 27 dönem Milletvekilleri, başta Özgür Özel olmak üzere Parti yönetiminin son günlerdeki tutumlarını desteklediklerini söylediler.
Bence de genç Genel Başkan Özgür Özel artık rüştünü ispat etmiş, üzerindeki ölü toprağını atmıştır. Kendisini Meclis çalışmalarından yakından tanıyorum. Rutin Genel Başkanlık dışında güçlü lider profili vermemişti.
Evet, göreve geldiği günden beri çok sayıda eylemlere, toplantılara katılmış yaptığı ateşli konuşmaları ile belki azda olsa ilk günler CHP’ye bir heyecan getirmiştir.
Partililer ve taban Genel Başkanlarının çok daha fazla kolları sıvayıp işin içine girmeyi bekliyordu. İşte bu fırsat çıkmış gibi gözüküyor. İmamoğlu hakkındaki soruşturma başladığı andan itibaren Özgür Özel bir lider gibi davranmış ve üzerindeki ölü toprağını atmıştır.
CHP Genel Başkanı Özel, o andan itibar hem takım çalışması ve hem de Genel Başkan olarak ciddi mücadeleyi ortaya koymuştur. Bu davranışlar açık açık görülmüştür.
İlk andan itibaren CHP lideri ayağa kalkmış, başta Saraçhane’de Karargah kurarak yöneticileriyle beraber Parti Politikalarını yürütmüştür. Bu da yetmemiş, gece gündüz, dört gün boyunca kâh İmamoğlu’nun ailesinin yanında bulunmuş, kâh İmamoğlu’na destek olmuştur.
CHP Genel Başkanı bunla da kalmamış, ilk kez tecrübeli bir maestro gibi partisini yönetmiştir. Başta Saraçhane olmak üzere yaptığı bütün konuşmalarda toplumu heyecanlandırmış ve ayağa kaldırmıştır.
İşte Halk bir Ana Muhalefet Partisi liderinden bunları beklemekteydi. Özel daha da önemli bir iş başarmıştır, halkı, Muhalefet Partilerini, daha da önemlisi parti içi muhalefeti de birleştirmiş gibi gözükmektedir.
Bu davranışlar önemlidir, Ekrem İmamoğlu ile ilgili alınan kararın ilk gününden itibaren tutumu nedeniyle CHP Genel Başkanına güven artmıştır. CHP liderine bundan sonra daha büyük görevler düşmektedir.
Bu arada, Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur Yavaşı’ da tebrik etmek gerekir. Tam bir Devlet adamı gibi davranmış ve haberi alır almaz Cumhurbaşkanlığı aday adaylığını askıya almıştır. Bunu CHP iyi görmelidir.
İmamoğlu, alınan bu tutuklama kararından sonra daha da güçlenmiş ve geleceğin Cumhurbaşkanlığı tescillenmiş oldu. Bunu örneklerini daha önceki dönemlerde çokça görmüş durumdayız.
Özellikle, 40 yıla yaklaşan Gazetecilik hayatımın yaklaşık 30 yılı siyasetin içinde geçince bir an olsun Demirel’li, Ecevit’li, Özal’lı yıllara dönüverdim.
O yıllarda da, özellikle Demirel 6 kez gitmiş 7 kez gelmiştir, bunların bir bölümü tutuklamalarla geçmiştir. Keza Ecevit ve Erbakan’ da bu muameleye maruz kalmışlardır. Onlarda tutuklanmış ama çıktıktan sonra daha da güçlenerek ülke yönetimlerine geri dönmüşlerdir.
Bunlara hep birlikte şahit olmuşuzdur. Burada iş biraz daha farklıdır, İmamoğlu ve Özgür Özel gibi siyasetçiler o dönemden daha farklı bir dönemde siyaset yapmaktadırlar, o dönem kapalı toplumlar vardı, Dünya kapalıydı, gençler ancak ülke içinde siyasete ortak olabiliyorlardı.
Bu dönem öylemi? Gençlerimiz, kadınlarımız, emekliler ve işçi sınıfları Dünyayla ortak siyaset yapmaktadırlar. Siyasetçilerimizde öyle. Erdoğan geçmiş dönemin siyasetçisi, o dönemler artık geride kalmıştır.
Şimdiki liderler daha Genç ve Dünyaya iyi entegre olmuş durumdalar. Bu nedenle geleceği olan ve Gençliği temsil eden İmamoğlu ve Özgür Özel gibi liderlerin avantajı çok gibi görülüyor.
Hele bu liderlere haksızlık yapılmış ise, o zaman toplum daha duyarlı hale geliyor. İşte bütün bunların çerçevesinde Ana Muhalefet Partisi Liderine büyük görevler düşüyor. Tam zamanı, üzerindeki ölü toprağı attığına göre, bundan sonra iktidar yolunu açmalı ve Partiyi birleştirmelidir.
Şayet Özgür Özel, bu hareketi yaparak olağan üstü yapılacak Kurultaya giderse, emin olun geleceğin lideri bile olabilir. Bu konuda çok daha fazla şeyler yazabilirdim ama şimdilik benden bu kadar.