Bundan tam 148 yıl önce bugün, 13 Haziran 1878’de, dönemin küresel güç dengelerini elinde tutan Avrupa devletleri, Alman Şansölyesi Otto von Bismarck’ın davetiyle Berlin’de devasa bir masanın etrafında toplandı.
Tarihe Berlin Kongresi olarak geçen ve tam bir ay süren bu diplomatik satranç, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini, Balkanlar’ın haritasını ve Orta Doğu’nun geleceğini yeniden şekillendiren en kritik kırılma noktası oldu.
93 Harbi’nin (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ardından çöken dengeleri yeniden kurma iddiasıyla toplanan bu kongre, sömürgeci güçlerin kağıt üzerinde cetvellerle sınır çizdiği, Osmanlı'nın ise varoluş mücadelesi verdiği tarihi bir hesaplaşmaydı.
MASAYA GİDEN KANLI YOL
Berlin Kongresi’ni var eden asıl neden, Osmanlı İmparatorluğu’nun Rusya karşısında aldığı ağır 93 Harbi yenilgisiydi. Rus orduları İstanbul’un eşiğine, Yeşilköy’e (Ayastefanos) kadar gelmiş ve Osmanlı’ya dikte ettikleri Ayastefanos Antlaşması'nı (3 Mart 1878) imzalatmışlardı.
Ancak Ayastefanos’un şartları, Avrupa’daki diğer süper güçleri dehşete düşürdü:
- Rusya’nın Ege’ye İnme Tehlikesi: Ayastefanos ile sınırları Tuna’dan Ege Denizi’ne kadar uzanan devasa, bağımsız bir Bulgaristan Prensliği kuruluyordu. Bu prenslik, Rusya’nın Balkanlar’daki uydusu olacaktı.
- İngiltere ve Avusturya’nın Panikleri: Akdeniz rotasını korumak isteyen İngiltere ve Balkanlar’da genişlemek isteyen Avusturya-Macaristan, Rusya’nın bu tek taraflı zaferini ve sıcak denizlere inme hamlesini kendi varlıklarına tehdit olarak gördü. Avrupa’da büyük bir genel savaş çıkma ihtimali üzerine, Almanya Şansölyesi Bismarck araya girdi ve "Dürüst bir arabulucu" rolüyle tarafları Berlin’de masaya çağırdı.
DEVLER ARENASI
Berlin Kongresi, 19. yüzyıl diplomasisinin şampiyonlar ligi gibiydi. Masada altı büyük Avrupa devleti ve kaderi masaya yatırılan Osmanlı İmparatorluğu oturuyordu:
- Almanya: Kongre başkanı ve ev sahibi Şansölye Otto von Bismarck.
- İngiltere: Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma vaadiyle arka planda kendi çıkarlarını kovalayan Başbakan Benjamin Disraeli.
- Rusya: Ayastefanos’taki büyük kazançlarını masada korumaya çalışan Dışişleri Bakanı Prens Gorçakov.
- Avusturya-Macaristan İmparatorluğu: Balkanlar'da toprak kapma peşindeki Kont Andrássy.
- Fransa ve İtalya: Akdeniz'deki dengeleri gözetleyen diplomatik heyetler.
- Osmanlı İmparatorluğu: Kongrede Başmurahhas (Başvekil) olarak Nafia Nazırı Alexander Karatodori Paşa (Osmanlı tarihinde bu çapta bir anlaşmada devleti temsil eden ilk Rum bürokrattır), Müşir Mehmet Ali Paşa (Alman asıllı Osmanlı paşası) ve Sadullah Bey yer alıyordu.
BERLİN'İN OSMANLI'YA AĞIR FATURASI
13 Temmuz 1878'de imzalanan Berlin Antlaşması, Ayastefanos'u hafifletmiş gibi görünse de Osmanlı İmparatorluğu için tam bir yıkım ve parçalanma belgesiydi.
- Balkanlar’da Harita Değişti: Sırbistan, Karadağ ve Romanya Osmanlı’dan tamamen ayrılarak bağımsız oldu. Ayastefanos’taki o devasa Bulgaristan üç parçaya bölündü; asıl Bulgaristan Osmanlı’ya vergi veren küçük bir prenslik haline getirildi, Doğu Rumeli’ye hristiyan bir vali atanarak özerklik verildi, Makedonya ise ıslahat şartıyla Osmanlı’ya geri bırakıldı.
- Doğu Cephesi Kayıpları: Doğu Anadolu’da Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selâse) Rusya’ya bırakıldı. Sadece Doğubayazıt (Bayazid) Osmanlı’ya geri verildi.
- Ermeni Meselesinin Doğuşu: Antlaşmanın 61. maddesi, Osmanlı’nın Ermenilerin yaşadığı eyaletlerde (Vilayay-ı Sitte) ıslahat yapmasını ve onları Çerkes ile Kürtlere karşı korumasını şart koşuyordu. Bu madde, Ermeni Meselesi'ni ilk kez uluslararası bir antlaşma metnine sokarak dış güçlerin müdahalesine açık hale getirdi.
KÜRESEL DENGELERİN BOZULMASI
Berlin Antlaşması, Avrupa'da I. Dünya Savaşı'na kadar sürecek olan 36 yıllık kırılgan bir barış dönemi (Pax Britannica/Germanica) başlatsa da aslında o büyük savaşın tohumlarını ekti.
- Balkanlar Barut Fıçısına Döndü: Balkan milletlerinin sınırları milliyetçilik esasına göre değil, büyük devletlerin çıkarlarına göre çizildiği için bölge kalıcı bir huzursuzluk merkezine dönüştü.
- Osmanlı Yalnızlaştı ve Denge Değişti: Sultan II. Abdülhamid, İngiltere’nin artık Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü korumaktan vazgeçtiğini anladı. Bu hayal kırıklığı, Osmanlı dış politikasında İngiliz ekseninin kırılmasına ve I. Dünya Savaşı’na giden yolda Alman yakınlaşmasının başlamasına neden oldu.
AZ BİLİNENLER
|
İlginç Konu / Olay |
Perde Arkası ve Tarihsel Detaylar |
|
Masaya Oturma Bedeli: Kıbrıs’ın İngilizlere Verilmesi |
İngiltere, Berlin Kongresi’nde Osmanlı’yı Rusya’ya karşı savunmak ve Ayastefanos'un şartlarını hafifletmek karşılığında Sultan II. Abdülhamid’den gizli bir rüşvet istedi: Kıbrıs. Osmanlı, kongreden hemen önce (4 Haziran 1878) Kıbrıs’ın idaresini geçici olarak İngiltere’ye devretmek zorunda kaldı. İngilizler adaya yerleşti ve bir daha hiç çıkmadı. |
|
Bismarck’ın Azarlamaları ve Tehditleri |
Kongre başkanı Otto von Bismarck, sert ve sabırsız mizacıyla tanınıyordu. Osmanlı heyeti kendi haklarını savunmak için her itiraz ettiğinde Bismarck masaya vurarak, "Ben buraya Osmanlı’yı mutlu etmeye gelmedim, Avrupa barışını kurtarmaya geldim! Eğer zorluk çıkaracaksanız kongreyi dağıtırım, Ruslar tekrar İstanbul kapılarına dayanır!" diyerek Türk diplomatları açıkça tehdit etmiştir. |
|
Mehmet Ali Paşa’nın Trajik Sonu |
Osmanlı heyetindeki Müşir Mehmet Ali Paşa, aslında Karl Detroit adında Magdeburg doğumlu bir Almandı. Küçük yaşta Hamburg’dan kalkan bir gemiden İstanbul’da kaçmış, Müslüman olmuş ve Osmanlı ordusunda mareşalliğe kadar yükselmişti. Berlin Kongresi dönüşünde, antlaşmayla Karadağ’a bırakılan toprakları teslim etmek üzere Arnavutluk sınırına gönderildi. Ancak topraklarının verilmesine öfkelenen yerli halk ve Arnavut milliyetçileri tarafından Yakova’da linç edilerek öldürüldü. |
|
Rusya'nın Diplomatik İntiharı |
Savaş meydanında kesin bir zafer kazanan Rusya, Berlin masasında adeta diplomatik bir çöküş yaşadı. Avrupalı devletlerin baskısıyla kazandığı toprakların ve nüfuzun çoğunu kaybetti. Rus Başmurahhası Gorçakov, antlaşma imzalandıktan sonra Çar II. Aleksandr’a gönderdiği telgrafta, "Bu antlaşma benim hayatımın ve diplomatik kariyerimin en karanlık sayfasıdır" diye yazmıştı. |
Ermeni Murahhas Heyetinin Hayal Kırıklığı
Kongreye kendi lehlerine bağımsızlık veya özerklik koparmak için giden Patrik Mkrtich Khrimian liderliğindeki Ermeni heyeti, Berlin’den sadece soyut bir "ıslahat sözü" (61. madde) alarak döndü. Khrimian, İstanbul’a geldiğinde cemaatine verdiği vaazda tarihe geçen şu "Demir Kepçe" benzetmesini yaptı: "Berlin’de büyük devletler bir kazan herise (keşkek) kaynatıyordu. Bulgaristan, Sırbistan oraya demir kepçeleriyle (silahlarıyla) gelip kendi paylarını aldılar. Biz ise oraya sadece bir kağıt parçasıyla (diplomatik dilekçeyle) gittik. Bizim kağıttan kepçemiz o kazana girince eridi, hiçbir şey alamadık. Anladım ki hak, silahla alınır."
Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun "Hasta Adam" ilan edilerek kağıt üzerinde ameliyat masasına yatırıldığı tarihi bir dönemeçti. Masada kaybedilen milyonlarca metrekarelik toprak ve buralardan Anadolu’ya doğru başlayacak olan kitlesel Türk göçleri, imparatorluğun çöküşünü hızlandırırken, Türkiye Cumhuriyeti’ne giden o zorlu ve engebeli yolun da sınır taşlarını döşemiş oldu.