Kentsel Dönüşüm Projelerinin olmazsa olması finansmandır. Kamu kaynakları tüketilmeden, kendi içinde yapım kaynağını oluşturabilen projeler başarıyla hayata geçirilebilirler. Finansal kurgusu eksiklikler içeren bir kentsel dönüşüm projesi, taraflara istenilen anlamda yarar sağlayamaz ve fiziki gerçekleşme bakımından aksaklıklara, gecikmelere yol açar.

Kentsel Dönüşüm projelerinin fizibiliteleri yalnızca finansal boyutta ele alınamaz. Bu türden projelerin siyasi fizibiliteleri de önemlidir. Projelere isteklilikle katılım gösteren haksahibi miktarı, önemli bir fizibilite parametresidir. Haksahiplerinin tamamıyla "olur" dediği projelerin önü açıktır, teknik ve finansal eksiklikler varsa bile proje sürecinde giderilebilir. Buna karşın, haksahiplerinin terredüt gösterdiği, imtina ettiği projeler, teknik ve finansal açıdan ne kadar doğru görünürse görünsün, başarılı olamazlar - en azından siyasi yönden başarılı olmazlar.

Buna göre, yerel yönetimler kreatif yaklaşımlarla, beyin fırtınalamalarıyla, gerekirse empati yaparak doğru bir model oturtmalıdırlar. Projenin üç sac ayağını oluşturan Kamu - Özel Sektör - Haksahipleri arasında dengeli ve üç tarafı da memnun edecek, en azından mağdur etmeyecek çözümlemeler yapmalıdırlar. Bu üçlü arasında pozitif bir uzlaşma zemini oluşmalıdır.

Kentsel dönüşüm projelerinin bileşenleri, siyasi, hukuki, teknik, finansal ve sosyal parametrelerdir. Bu parametrelerden hangisinin daha fazla ağırlık kazanacağı, projeden projeye değişir. "Siyasi" boyut ise genellikle tüm projelere önemli bir ağırlığa sahip olmuştur. Kentsel Dönüşüm projeleri her şeyden önce siyasi projelerdir. Siyasi fizibilite, finansal fizibiliteden çok daha önemli olmaktadır.

Öncelikle, bir yerin kentsel dönüşüm alanı ilan edilmesi Belediye meclisine, yani onu oluşturan siyasi parti mensuplarına bırakılmıştır. Belediye meclisleri de, çoğunlukla belediye başkanın isteği doğrultusunda hareket etme eğilimindedirler. Hiç bir kentsel dönüşüm projesinin, belediye başkanı inisiyatifi veya bilgisi dışında gelişmesine olanak yoktur. Seçmenler tarafından da bu, böyle algılanmaktadır.

Aslında bu projelerin "siyasi” olması, bir bakıma sigorta fonksiyonu gibi çalışmaktadır. Belediye başkanı, haksahiplerini memnun etmeyecek veya istenmeyen sonuçlar alınacak bir kentsel dönüşüm projesine kalkıştığında, bunun bedelini seçim zamanı sandıkta ödeyecektir. Buna göre hiç bir belediye başkanının veya yerel yönetimin, "dayatma yoluyla", haksahiplerinin/seçmenlerin istemediği bir projeyi oluşturup ortaya koyması mümkün değildir. Bu, medyada sıkça rastlandığı şekliyle "rant uğruna" veya "belli müteahhitlere iş bulma" adına yapılamaz. Bu, kentsel dönüşüm projelerinin doğrudan doğruya halkı ilgilendiren bir mesele olmasından ileri gelmektedir. Yetkilerini kötüye kullanmaya hazır bir belediye başkanı bile, bunu kentsel dönüşüm söz konusu olduğunda uygulayamaz.

Kamuoyunda sıkça algılandığı şekliyle kentsel dönüşüm, sivil toplum kuruluşlarının Kamuoyuna gerçekleşmelidir. Meslek Odalarda yerde buna benzer kurumların görüşlerinin alınması gereklidir. Burada önemle ayırt edilmesi gereken "görüş almak" ile "karar verme" arasındaki ince çizgidir. Yerel yönetimler, odaların ya da üniversitelerin görüşlerini olduğu gibi uygulamak durumunda değildirler. Görüş, yalnızca teknik konularda alınmalıdır, prensip kararlarda değil. Kentsel dönüşüm alanın tespit edilmesi ve dönüşüm proje detayları, yerel yönetimce alınacak prensip kararlardandır.

Bu noktada, yerel yönetimin siyasi gücü son derece önemlidir. Kentsel dönüşüm gibi uzun soluklu ve karmaşık bir süreci, siyaseten güçlü ve kararlı belediye başkanları uygulayabilir. Projelerde atılacak geri adımlar, siyasi olarak yerel yönetimin güçsüz olduğuna işarettir.

Yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm projeleri ile ilgili anket yapmaları da, kamuoyunun savunduğunun aksine, iyi bir uygulama değildir. Anket, herşeyden önce yerel yönetimin projeyle ilgili kararsız olduğu noktalar bulunduğuna işarettir. Anket sonuçlarını değerlendirmek de problemli bir olaydır zira anketlerden çok çeşitli ve birbiriyle uyumsuz istekler de çıkabilir. Bunun da ötesinde, anket, henüz ortada olmayan istekleri de zimnileştirmekte, bir anlamda vaadlerde bulunmaktadır.