Deprem, tsunami ve volkanik patlama riskleriyle karşı karşıya olan Japonya, afetlere müdahale kapasitesini artırmak için yeni bir kurumsal yapılanmaya gitti. Ülkede faaliyete başlayan Ulusal Afet Yönetim Ajansı, yüzlerce personeliyle felaket öncesinden yeniden inşa sürecine kadar tüm çalışmaları koordine edecek.

Japonya'da afetlere karşı tek merkezli yönetim dönemi

Doğal afetlerin sık yaşandığı Japonya, olası büyük yıkımların önüne geçebilmek için afet yönetiminde yeni bir yapılanmayı hayata geçirdi. Pazartesi günü çalışmalarına başlayan Ulusal Afet Yönetim Ajansı, ülkenin farklı bölgelerinde yaşanabilecek büyük ölçekli felaketlere karşı hazırlık ve müdahale süreçlerini tek çatı altında toplayacak.

350'den fazla çalışanın görev alacağı kurumun sorumluluk alanı yalnızca deprem ve tsunami gibi afetlerle sınırlı olmayacak. Afetlere hazırlık, acil durumlarda kurumlar arası koordinasyon ve felaketlerin ardından şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması da ajansın görevleri arasında yer alacak.

Japonya'nın böyle bir kuruma ihtiyaç duymasının arkasında ise 2011 yılında yaşanan büyük felaket bulunuyor. Ülkenin kuzeydoğusunu vuran 9 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında meydana gelen tsunami, yaklaşık 19 bin 800 kişinin ölümüne neden olmuştu. Fukuşima Nükleer Santrali'nde yaşanan felaket de ülkenin afetlerle mücadeledeki eksikliklerini gözler önüne sermişti.

Bugüne kadar farklı bakanlık ve kamu kurumlarının geçici ekiplerle yürüttüğü afet müdahalesi, artık kalıcı bir koordinasyon merkezi tarafından yönetilecek.

Yeni kurumun çalışmalarını yönetecek Yeniden Yapılanma Bakanı Goshi Hosono, 2011 yılındaki Fukuşima krizinde edindiği deneyimi yeni yapılanmaya aktarmayı amaçladığını belirtti. Başbakan Sanae Takaichi de afetlerin tamamen engellenemeyeceğine ancak doğru hazırlıklarla can ve mal kayıplarının önemli ölçüde azaltılabileceğine dikkat çekti.

Nankai Çukuru ve Fuji Dağı olasılığı endişelendiriyor

Japonya'nın afet hazırlıklarını hızlandıran en önemli unsurlardan biri, önümüzdeki yıllarda yaşanabileceği değerlendirilen büyük ölçekli deprem senaryoları. Özellikle Pasifik Okyanusu kıyısındaki Nankai Çukuru, ülkenin en ciddi tehditlerinden biri olarak görülüyor.

Çin'de Mbappe Yasağı! Sponsorlarını Kaybetti ve İsmi Her Yerden Silindi!
Çin'de Mbappe Yasağı! Sponsorlarını Kaybetti ve İsmi Her Yerden Silindi!
İçeriği Görüntüle

Hükümetin hazırladığı risk analizlerinde, bu bölgede meydana gelebilecek büyük bir depremin yaklaşık 298 bin kişinin hayatını kaybetmesine yol açabileceği öngörülüyor. Aynı senaryoda 6,5 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kalabileceği, 2,35 milyon konutun ise yıkılabileceği hesaplanıyor.

Japonya'nın kuzey kıyılarındaki iki ayrı deniz çukurunda yaşanabilecek büyük depremler için de yaklaşık 200 bin can kaybı ihtimali üzerinde duruluyor. Tokyo'da meydana gelebilecek güçlü bir depremin 18 bin kişinin ölümüne, 4,1 milyon kişinin tahliyesine ve 400 bin konutun kaybedilmesine neden olabileceği tahmin ediliyor.

Ülkenin sembollerinden Fuji Dağı da risk değerlendirmelerinde yer alıyor. Olası bir volkanik patlamanın yaklaşık 790 bin kişiyi etkileyebileceği, ulaşım sistemlerinden elektrik altyapısına kadar birçok alanda ciddi aksamalara neden olabileceği belirtiliyor.

Yetkililer, bu senaryoların kesin bir felaket takvimi anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Depremlerin nerede ve ne zaman meydana geleceği öngörülemese de hazırlıksız yakalanmanın sonuçlarının çok daha ağır olabileceği değerlendiriliyor.

Bu kapsamda vatandaşlardan evlerinin depreme dayanıklılığını kontrol etmeleri, devrilebilecek eşyaları sabitlemeleri ve tahliye güzergâhlarını önceden belirlemeleri istendi. Ayrıca evlerde en az üç günlük su ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurulması çağrısı yapıldı.

Afet sonrası barınma koşulları da değişecek

Yeni ajansın önceliklerinden biri de felaketlerin ardından kurulan geçici barınma merkezlerinde yaşanan sorunları ortadan kaldırmak olacak. Japonya'da geçmişte meydana gelen afetlerde spor salonları, okullar ve toplum merkezleri tahliye alanı olarak kullanılmış, ancak bu yerlerde hijyen, mahremiyet ve temel yaşam ihtiyaçları konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmıştı.

Özellikle yatak eksikliği, yetersiz tuvalet koşulları ve sıcak yemek teminindeki güçlükler, afetzedelerin yaşamını daha da zorlaştırmıştı. Uzmanlar, kötü barınma koşullarının afet sonrasında yeni sağlık sorunlarına ve can kayıplarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Yeni dönemde tahliye merkezlerine taşınabilir tuvaletler, sıcak yemek hazırlanabilecek mutfaklar, banyo imkânları ve geçici yatak sistemleri kazandırılması planlanıyor.

Temmuz ayında Kumamoto eyaletinde yaşanan 7,1 büyüklüğündeki deprem, bu ihtiyacın güncelliğini bir kez daha ortaya koydu. Depremde 38 kişi hayatını kaybederken 69 binden fazla konut hasar gördü veya yıkıldı. Bazı bölgelerde su ve elektrik kesintileri haftalarca devam etti.

Üstelik yaz aylarında etkili olan yüksek sıcaklıklar, geçici barınma alanlarındaki koşulları daha da ağırlaştırdı. Spor salonları ve toplum merkezlerinde yeterli serinleme imkânı bulamayan bazı afetzedeler, bu merkezlere yerleşmek yerine araçlarında veya otoparklarda kalmayı tercih etti.

Japonya'nın yeni afet yönetimi yapılanmasıyla birlikte bu tür sorunların önüne geçilmesi ve afetlerden etkilenen vatandaşların yalnızca kurtarma sürecinde değil, sonrasındaki yaşamlarında da daha iyi koşullara kavuşması hedefleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi