X-Man, Dune ve Star Trek gibi filmlerin efsanevi oyuncusu Patrick Steward, dün yaşamını yitirdi.

Stewart'ın en yakın arkadaşı olan ve Yüzüklerin Efendisi serilerinde canlandırdığı Gandalf karakteriyle hafızalara kazınan Ian McKellen, dostuna sosyal medya hesabından paylaştığı duygusal yazıyla veda etti.

"Kalbinden geçeni olduğu gibi ortaya koyan bir insandı"

Patrick Stewart Ian Mckellen 1

Patrick Stewat'ın yetenekli ve duygularını gizlemeyen bir oyuncu olduğunu kaydeden McKellen, arkadaşıyla Royal Shakespeare Company bünyesinde tanıştığını ancak aynı yapımlarda uzun süre rol almadıkların dile getirdi.

Patrick Stewart'ın Star Trek yapımı için risk aldığını fakat bu riskin müthiş sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

İspanya'da Toledo'da Tren Faciası: 68 Can Kaybı ve 3 Günlük Ulusal Yas
İspanya'da Toledo'da Tren Faciası: 68 Can Kaybı ve 3 Günlük Ulusal Yas
İçeriği Görüntüle

Oyuncunun en büyük gurur kaynağının ise doğup büyüdüğü Yorkshire'daki Huddersfield Üniversitesi'ne rektör olarak atanması olduğunu belirtti.

Avengers: Doomsday filmindeki son performansını ise henüz izleme fırsatlarının olmadığını söyledi.

Ian McKellan akın dostu Patrick Stewart'a, "Her şeyden önce Patrick, İngiltere'nin kuzeyinde yer alan, son nefesine kadar büyük bir sevgi ve gururla bağlı kaldığı Yorkshire'da doğup büyümüş biriydi. Bunu hem aksanlı konuşmasından hem de düşündüklerini ve hissettiklerini açıkça dile getiren dürüst ve tavizsiz tavrından anlamak mümkündü. Yorkshirelılar yarım gerçeklere, kaçamak cevaplara ve önemli meselelerden uzak durmaya tahammül etmezler. Patrick de duygularını gizlemeyen, kalbinden geçeni olduğu gibi ortaya koyan bir insandı. Bu özelliği onu güven duyulacak, hayranlık uyandıracak ve benim için sevilecek bir insan yapıyordu. Yaklaşık yarım asır önce, henüz kariyerlerinin başında olan iki genç oyuncuyken Royal Shakespeare Company bünyesinde tanıştık. Ancak aynı yapımlarda birlikte rol almadık. Onunla ilgili hafızamda yer eden ilk güçlü anılardan biri, birkaç yıl sonra Londra'nın merkezinde sokakta karşılaşmamızdı. Bana Star Trek dizisindeki başrolü devralması için kendisine bir teklif yapıldığını anlatmıştı. Ona, "Ama Patrick, Birleşik Krallık'taki tiyatro kariyerini düşün. Yıllarca Hollywood'da kaybolma riskini gerçekten göze almak istiyor musun?" diye sorduğumu hatırlıyorum. Sonunda bu riski aldı. İyi ki de almış! Çünkü bu karar yalnızca ona hayranlık duyan Star Trek hayranları için değil, sinema ve tiyatro izleyicileri için de büyük bir kazanç oldu. Uluslararası şöhretini kullanarak birbiri ardına başarılı sinema filmlerinde, elbette X-Men serisi başta olmak üzere, rol aldı. Bunun yanı sıra Stratford-upon-Avon'da, Londra'nın West End sahnelerinde ve Broadway'de Shakespeare, Ibsen, Arthur Miller, Peter Shaffer, Pinter ve Beckett gibi büyük yazarların klasik eserlerinde sahneye çıkarak izleyicileri kendisine hayran bıraktı. Amerika, onun sonradan benimsediği ikinci vatanı oldu. Burada çok sevdiği Sunny ile tanıştı. Sunny, hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde kötü günde Patrick'in yanında oldu ve ona büyük bir özveriyle baktı. Ancak Patrick, köklerini hiçbir zaman unutmadı. Atlantik'in her iki yakasında da kendi kuşağının en saygın ve sevilen oyuncularından biri olarak kabul edilen Patrick'in en büyük gurur kaynaklarından biri, doğup büyüdüğü Yorkshire'daki Huddersfield Üniversitesi'ne rektör olarak atanmasıydı. Avengers: Doomsday filmindeki son performansını ise henüz izleme fırsatımız olmadı." sözleriyle veda etti.

Tiyatrodan Sinemaya Uzanan Köklü Geçmiş

Ian Mackellen 1

Gençlik yıllarında İngiltere'nin prestijli tiyatro sahnelerinde aynı havayı soluyan ikili, uzun yıllar boyunca hem meslektaş hem de yol arkadaşı oldu. Tiyatrodan sinemaya geçiş süreçlerinde birbirlerinin en büyük destekçisi kalan sanatçılar; X-Men serisinde Profesör X ile Magneto, Yüzüklerin Efendisi ve Star Trek gibi dev yapımlarda ise popüler kültürün kilit taşları haline geldiler. Ancak onları asıl özel kılan, kameralar kapandıktan sonra da bitmek bilmeyen enerjileri ve eğlenceli dünyaları oldu.

Bu köklü bağ, 2013-2014 yıllarında Broadway sahnesine taşındı. Samuel Beckett’in efsanevi eseri Godot'yu Beklerken ve Harold Pinter’ın No Man's Land oyunlarında başrolü paylaşan ikili, yoğun prova ve temsil temposunu adeta neşeli bir turneye dönüştürdü. Sahnede devleşen iki usta, kulis arkasında ise birbirlerine taktıkları lakaplar ve çocuksu şakalarıyla daima gündemde kaldı.

Cübbe Giyip Nikah Kıyan Bir Dost

Ian Mckellen Patrick Stewart 1

İkilinin hayatı paylaşma biçimi sınır tanımıyor; bunun en somut örneği ise 2013 yılında gerçekleşti. Patrick Stewart, müzisyen Sunny Ozell ile nikah masasına oturmaya karar verdiğinde, bu özel görevi vereceği ismi hiç düşünmeden seçti. 40 yılı aşkın süredir dostu olan Ian McKellen. McKellen, resmi nikahı kıymak için özel bir cübbe giydi ve çiftin hayatını birleştiren imza törenini yönetti. Ünlü oyuncu daha sonra katıldığı bir televizyon programında, "Hayatımda ilk defa nikah kıyıyordum, tören sırasında sürekli 'Ya yanlış bir şey yapıp onları evli saymasaydım?' diye içten içe endişelendim" diyerek olayın eğlenceli yüzünü kahkahalarla paylaşmıştı.

Hayatın Tadını Çıkaran İki Efsane

Patrick Stewart Ian Mckellen

İleri yaşlarına rağmen hayat enerjilerinden hiçbir şey kaybetmeyen McKellen ve Stewart; New York caddelerinde ellerinde kadehleriyle yaptıkları geziler, Coney Island lunapark maceraları ve kırmızı halıdaki samimi sarılmalarıyla hayranlarına ilham vermeye devam etti. Yaşlanmayı bir dezavantaj değil, birlikte daha çok eğlenme fırsatı olarak gören bu ikili, birbirlerine duydukları derin saygıyı her fırsatta gözler önüne seriyor.

Yarım asrı deviren bu dostluk; sadece sinema ve tiyatro tarieline geçen ortak projeler değil, aynı zamanda şöhretin ötesinde kurulan sahici bir insanlık ve kardeşlik hikayesi olarak hafızalara kazındı.

Patrick Stewart 1

Ian Mackellen

Muhabir: Ceren Dilan Koluaçık