Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ziyareti dönüşü uçakta gazetecilere açıklama yaptı ve soruları cevapladı. Erdoğan, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'e yaptığı ziyareti tamamladığını belirtti, '76 sene önce Kore Savaşı'nda kahraman Mehmetçik'imizin fedakarlıklarıyla kurulan, iki milleti kan kardeşi kılan tarihi bağlarımızı daima gururla hatırlıyoruz. Bu ortak geçmiş üzerine bina ettiğimiz ilişkileri 2012 yılında stratejik ortaklık düzeyine yükseltmiştik. İnşallah 2027 yılında diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 70'inci yıl dönümünü de birlikte idrak edeceğiz. Ülkelerimiz arasında yoğunlaşan ziyaretler iş birliğimizin gelişmesine katkı sağlıyor. Hatırlayacaksınız; Sayın Cumhurbaşkanı geçen yıl kasım ayında ülkemize resmi ziyarette bulunmuş, ayrıca NATO Ankara Zirvesi'ne iştirak etmiştir. İki stratejik ortak olarak bu ziyaretimizde münasebetlerimizi ilerletmeye yönelik ortak irademizi bir kez daha teyit ettik. İlişkilerimizde, ticaret ve yatırım başta geliyor. 11 milyar doları aşan ticaret hacmimizi 'kazan-kazan' anlayışıyla 15 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Serbest ticaret anlaşmamızın güncellenmesi dahil, birçok konuda ilgili kurumlarımız temaslarını sürdürüyor. Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemde özellikle yatırımlar konusuna dikkat çektim. Türkiye'nin yatırımcılara sağladığı fırsatları, küresel ölçeğe sahip Koreli firmalara anlattım. Malumunuz Kore ile nükleer enerji alanında iş birliği için geçmişte görüşmelerimiz oldu. Bu ziyaretimizde bu alanda yeni bir irade ortaya koyduk. Özellikle finansman konusunda görüşmelerimiz sürecek. Savunma sanayi alanında ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı projelerden hareketle iş birliğimizi ilerletecek konuları ele aldık. Ayrıca, otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirdik. Enerji, madencilik, bilimsel iş birliği, proje finansmanı ve yatırım alanlarında 5 belgeye imza attık. Her açıdan dolu dolu geçen bir ziyaret gerçekleştirilmiş oldu' diye konuştu.
"epsini ele alırlar ve biz de buna göre adımlarımızı atarız"
Bir gazetecinin, 'Güney Kore ile yapılan nükleer güç santrali anlaşmasına ilişkin bir takvim var mı? Bundan sonraki süreçte hangi adımları göreceğiz? İHA ve SİHA'lar konusunda acaba önümüzdeki dönemde Güney Kore ile bir anlaşma, iş birliği mümkün müdür?' sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde savunma sanayi dediğimiz zaman, bir iki silahı masaya yatırma şeklinde değerlendirilmez. Burada konu, toplu bir savunma sanayi teknolojisidir. Savunma sanayi teknolojisi Altay tankından tutun Fırtına obüslerine varıncaya kadar, İHA, SİHA'lara, hava savunma sistemlerine, denizdeki son gelişmelere, denizaltılara varıncaya kadar bütün bunları kapsayan adımlardır. Milli Savunma Bakanlığımız muhatabıyla bunları görüşür, hepsini ele alırlar ve biz de buna göre adımlarımızı atarız' şeklinde cevapladı.
"Rusya tarafını da inşallah bu görüşmeye hazırlayacaklardır"
Erdoğan, 'Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye'yi ziyaretinde, savaşın diplomatik bir aşamaya taşınması gerektiğini vurgulayarak, sizin ara buluculuğunuza ve diplomatik etkinize güvendiğini ifade etti. Liderler düzeyinde Türkiye'de bir zirvenin gerçekleşebileceğini, Türkiye'nin bunu organize etmesi halinde memnuniyet duyacaklarını dile getirdi. Rusya tarafıyla da aynı durum geçerli midir? Ufukta bir 3'lü zirve var mıdır?' sorusuna da 'Sayın Zelenskiy'nin, Türkiye'ye cumartesi günü yaptığı ziyarette bunları etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Beraber bir çalışma yemeği de yedik. Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaşın sonlandırılması için müzakereler noktasında diplomasi yoluyla adımların atılmasının çok önemli olduğunu Sayın Zelenskiy'e ifade ettik, anlattık. Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sayın Zelenskiy ile yaptığımız bu görüşmeden sonra şimdi Sayın Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını da ele alalım istiyoruz. Bu arada başta Dışişleri Bakanım olmak üzere ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını da inşallah bu görüşmeye hazırlayacaklardır' dedi.
"Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur"
Erdoğan, son dönemde Azerbaycan'la ilişkilerde yaşanan gelişmelerin sorulması üzerine de şunları kaydetti:
'8 Kasım'da Azerbaycan'ın Zafer Günü var. Ben de fevkalade bir durum söz konusu olmazsa 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkanımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanımı gerek Dışişleri Bakanımı Azerbaycan'a gönderdim. Ayrıca bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8'indeki Zafer Günü'ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum; bizim Azerbaycan'la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur.'
"Bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor"
ABD'de yapılan ara seçimleri de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Seçim sonuçlarının Amerikan halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Aynı zamanda bu sonuçların bölgemize ve dünya siyasetine yansımalarının olumlu olmasını temenni ediyorum. Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde biraz erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz. Biliyorsunuz bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato ile yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz' ifadelerine yer verdi.
"Terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız"
'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Öncelikle Terörsüz Türkiye sürecimiz, kanunun belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama bizim buradaki kararlılığımız çok net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya son derece hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de bunu yapmanın meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız' açıklamasında bulundu.
"Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız"
Fon soruşturmasına yönelik son gelişmelerin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle dedi:
'Bu konuda gerekli yol haritasını oluşturduk, gerekli talimatları verdik. Yol haritasına göre her kurum kendi görevini yerine getiriyor. Yani buradan daha önce yaptığım açıklamalarda da söylediğim gibi herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Gerek mevzuat gerek idari tedbirler gerek yargı süreçleri hepsi yakın takibimizde. Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor. Biliyorsunuz Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdim. Onlar da kendi incelemelerini yürütüyor. Oradan çıkacak netice de çok çok önemli. Cevdet Bey başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulumuz, düzenli ve sık aralıklarla toplanıyor. Kurul'da alınan kararlar çerçevesinde ödemeler konusunda, ihtiyaç duyulan adımlar atılıyor. Olağan tasfiyelerin ardından geçen hafta cuma günü itibarıyla olağanüstü tasfiyelerde ödemeler başladı. Güvence verildiği gibi, bu ödemeler aralıksız yapılıyor. Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Altını çizerek söylüyorum; kamu kaynağı kullanımı burada söz konusu değil. Tam aksine herkes fonla ilgili ödemesi gerekeni ödeyecek, tasfiyeler yapılacak ve tahsilatlar gerçekleştikten sonra da gerekli olan yerlere ödemeler gerçekleştirilecek. Aziz milletim şunu çok iyi bilsin ki; haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız.'
"Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu"
Bir gazetecinin, 'AK Parti iktidarının 24'üncü yıl dönümündeyiz ve siz bugünü yine yolda karşılıyorsunuz. Hiçbir zaman sizin insani yönünüz ve siyasetçi tarafınız arasında makas açıklığı olmamıştır. Yine de en fazla merak ettiğimiz şey 24 yılın içinde gördüğünüz, hissettiğiniz nedir?' sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, '24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize de hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye'siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye'deyiz? Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz 'Her şey Türkiye için' dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz' şeklinde cevapladı.
Umutcan ÖREN/ANKARA,



