Gerek dünyada gerek ülkemizde en sık rastlanan on kanser arasında ilk sırada yer alan meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve meme kanseri farkındalığını sağlamak amacıyla, Dünya Sağlık Örgütü 2004 yılından itibaren Ekim ayını “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” olarak belirlemiştir. Ayrıca erken tanının önemini vurgulamak amacıyla,15 Ekim “Dünya Meme Sağlığı Günü” olarak kabul edilmiş ve 26 Ekim meme kanserini sembolize eden “Pembe Kurdele Takma Günü” olarak belirlenmiştir.
Ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüm nedeni olan meme kanseri, meme dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması ile ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25’ini meme kanseri oluşturmaktadır. Erkeklerde meme kanseri çok daha az görülmektedir.
Ülkemizde yılda yaklaşık 18.000 kadına meme kanseri teşhisi konulmaktadır. Tarama programlarının olumlu etkisi ile hastalığın erken tanı oranlarında artış görülmektedir. Erken evrelerde tespit edilen meme kanserlerinin hem tedavileri daha başarılı olmakta hem de hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artmaktadır.
Tüm kanserlerde olduğu gibi, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, sağlıklı kiloda olma, sigara ve alkol kullanımından uzak durma ile meme kanseri riski azaltılabilmektedir. Emzirmenin meme kanserinden koruduğuna dair çok sayıda çalışma bulunduğundan tüm annelerin bebeklerini en az 2 yıl süreyle emzirmeleri önerilmektedir.
Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Ayrıca ele gelen bir kitle olmasa bile bir memenin tamamının veya bir kısmının şişmesi, memede ya da meme ucunda ağrı, meme derisinde kaşıntı ve yanma, meme ucunda çökme, memede portakal kabuğu görünümü, meme derisinde tahriş, meme ucunda akıntı gibi belirtiler de meme kanserinde görülebilmektedir.
Meme kanseri ileri dönemlere gelene kadar belirti vermeyebilir. Meme kanserine erken dönemde tanı konulmasıyla tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansı artmaktadır.
Bu sebeple 40-69 yaş aralığında tüm kadınlarımıza 2 yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçli ve farkındalığının yüksek olmasıdır.
Kadınlarımızın 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşımaktadır. Kendi kendine muayene sırasında ayna karşısına geçilerek her iki memenin görüntüsünün simetrik olup olmadığına bakılır. Meme başı ve derisinde çökme veya çekilme, deride kızarıklık ve şişlik varlığı incelenir. Bu muayene ile özellikle deriye ve meme başına yakın tümörler kadının kendisi tarafından erken evrede fark edilebilir. Memesinde bir kitle fark eden kadının hemen doktoruna başvurması gereklidir. Ayrıca iki yılda bir doktora meme muayenesi ve mamografi çekilmesi için gidilmelidir.
Meme kanserinde cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır. Her hastanın tedavisi farklılık gösterdiği için tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunlarının var olup olmaması gibi birden fazla faktör etkilidir.
Sağlıklı günler dileğiyle…