Alkışlarla doğan, ancak, büyük umutsuzluklar yaratarak yok olmanın eşiğine gelen bir parti İYİ Parti. İYİ Partinin doğduğu günleri bir hatırlayın. MHP’ den kopuş ve büyük umutlarla, binlerce kişiyi peşine takarak kurulan bir parti. Bu hikaye umuttan hüsrana bir partinin çöküş hikayesi.
Güçlü erkek siyasetçilerin bile o dönemde cesaret gösteremeyeceği demir leydi ye benzetilen bir kadın lider Meral Akşener. Kendisini İçişleri Bakanlığı döneminden tanırım, iktidarda DYP var ve başında Başbakan Tansu Çiller.
Biri güçlü kadın Başbakan diğeri ise iç güvenliğimizi teslim ettiğimiz kadın bakan Meral Akşener, hatırlıyorum o yılları, ülke güneydoğuda ve yurt içinde terör mücadelesi veriyor. PKK Palazlanmış özellikle güneydoğu ateş çemberine dönmüş.
Sürekli şehitler veriyoruz, özellikle dağ şartlarına alışık PKK’lılar bizim iyi eğitimli, disiplinli askerlerimize karşı tuzaklar kuruyor. Özellikle kış şartlarında karlarla kaplı güneydoğu bölgesinde teröre karşı amansız savaş veriyoruz.
O yıllarda muhalefet partileri ve medya hücum ediyor ‘’ neden askerlerimizin kış şartlarına uygun kar kıyafetleri yok ‘’ diye, işte bu sırada cesur bir kadın içişleri bakanı Meral Akşener ortaya çıkıyor ve sarışın güzel başbakanımız Tansu Çilleri ikna ediyor.
Sonra nemi oluyor? Tabi ki güvenlik güçlerimiz çok kısa sürede, son derece modern kış kıyafetlerine kavuşuyor, üstelik eksi 40-50 derecedeki soğuk hava şartlarına dayanıklı beyazlar içinde kış kıyafetleri güvenlik güçlerimize teslim ediliyor ve arkasından teröristler o kış tuş oluyor.
Şimdi böyle demir leydi gibi, güçlü, sözü mert, verdiği sözden geri dönmeyen bir kadın lider yıllar sonra İYİ partiyi kuruyor ve ülkede umut oluyor. Ancak bütün bu umutlar liderliği süresinde ne oluyorsa oluyor ve umutsuzluğa dönüşüyor.
Kendisini uzun yıllardır tanıdığı için söylüyorum ne olduysa oldu, nasıl oldu bilemiyorum, trafoya kedimi kaçtı da şase yaptı bunu hiç bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var o demir leydi dediğimiz Meral Akşener’e bir şeyler oldu da nasıl bu hale geldi.
O taktirde ben söyleyeyim, benimde şahit olduğum olaylar var. Meral hanım müthiş bir çıkışla ve gerçekten etrafına topladığı demokrat, milliyetçi, hemen hemen hepsi kariyer sahibi kadrolarla bir den bire flaş parti oldu ve yüzde 18’lere kadar yükseldi.
Peki ne oldu, gerçekten zafer sarhoşluğumu çarptı da parti yöneticileri ve pırıl pırıl parti kadroları yönetimden şikayet eder duruma geldiler. Hatırlıyorum, bir gün kendisinin daveti üzerine makamına gittim ve birlikte kahve içtik, o zaman içimdekileri döktüm ve kendisine ‘’ ülkemizin sizin gibi lidere ve merkezde bir partiye ihtiyacı var ‘’ demiştim, ‘’ lütfen cesaretle gidin ‘’ deyip bakanlığı dönemindeki anılarla ilgili konuşmuştuk.
Peki öylemi oldu? Hayır, kısa süre etrafını dinleyen, gerçekten arkadaşlarını dinleyip kararlar veren bir lider, kısa sürede nasıl oluyor da öz başına kararlar alıp uygulamaya koyabiliyor. İşte düşünülmesi gereken nokta burası. Akşener nasıl oldu da kısa sürede bildiğini okuyan bir parti genel başkanına dönüşüverdi.
Baktığımız zaman etrafında gerçekten kariyer sahibi siyasetçiler ver. Bunların hepsini sayamam ama bazılarını şöyle sıralayabilirim, bir hukukçu Bahadır Erdem, bir devlet adamı Aytun Çıray, Demirel’ li yılların ünlü ismi Cihan Paçacı, Ümit Dik bayır, tam bir dış politika uzmanı Naci Cinisli, gene o yılların Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz, Özal’ın prenslerinden Lütfullah Kayalar, bu isimlere daha çok isim ilave edebilirim, isimlerini sayamadığım politikacılar beni bağışlasın.
Peki bu kadar güçlü kadrolara sahip bir parti nasıl olurda yüzde 18’ ler den, 3,1’ le re düşer. Bunun tek sebebi kendisinin de dediği gibi Meral Akşener. Ben umuyorum daha önce ifade ettiği gibi kendi ipini mutlaka kendisi çekecek ve partiyi genç demokratlara teslim edecektir. En azından kendisine yakışanı yapacaktır. Böyle umut ediyorum.
Gelelim başarısızlığın başka boyutlarına ve bizzat şahit olduğum olaylara, kendisine çok yakınlığı ile bilinen ve partideki en büyük sıkıntının sebebi olduğu partililerce öne sürülen dokunulamaz durumundaki özel kalem müdürü Esma Bekar’a.
Bu hanımı sadece o ortamlardan tanırım ancak partinin en önemleri isimleri ve milletvekilleri ‘’genel başkanla rahatça görüşemiyoruz, önümüze engeli bu kadın çıkarıyor, sanki partinin tek hakimi gibi ‘’ diyorlar ve inanın bana bu şikayetler ismi bende saklı çok önemli vekillerden de geldi. Bir süre önce bu isim biliyorsunuz parti içindeki para konularına da karışmıştı.
Biraz daha ileriye gidiyorum ve bundan bir süre önce İYİ parti Grup toplantısına gelen kadın kollarından bir grup kadın çıkışta beni bir kenara çekerek özel kalem müdürü Esma Bakar’dan şikayetçi olmuşlardı ve çok ciddilerdi genel başkanla aramıza duvar örüyor bu kadın, diye sert ifadeler kullanmışlardı lütfen bunları yazın, ‘’ parti aşağılara çekiliyor’’ demişlerdi.
Tabi partinin aşağılara doğru çekilmesi sadece bu özel kalem müdürü değil, parti yöneticilerinin de söylediği gibi, son aylarda genel başkan Meral Akşener’in anlaşılması garip tutumları ve anlaşılmaz sert konuşmaları da buna sebep oldu bence.
Bir dönemin Demir leydi si olarak adlandırılan lideri, şimdilerin partisini yüzde 18’lerden 3,1’lera düşüren lideri Meral Akşener şapkasını önüne alıp ciddi düşünmelidir. İnanıyorum ki Akşener kurultaya kadar en doğru kararı verecektir. ‘’Siyaset vefasızlığı asla affetmez ‘’ bu cümleler bir dönemin baba diye isim taktığı tecrübeli lideri Süleyman Demirel’ e aittir.