Takvimler 13 Kasım1918’i gösterdiğinde Osmanlı İmparatorluğu’nun kadim başkenti İstanbul İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgal edilmişti. Osmanlı hükümeti bu işgale karşı durabilecek güçte değildi. Bu duruma daha fazla tahammül edemeyen eski İttihat ve Terakki üyesi bir asker bu duruma artık yeter diyecekti. Bu asker elbette ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildi.
Milli Mücadele Yolunda İlk Adım
Milletin bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğünün tehlike olduğunu gören Gazi Mustafa Kemal Atatürk bağımsızlık ateşini yakmak için, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıkma kararı aldı.
19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşan Ulu Önder, Samsun’un İngilizler’in denetiminde olması sebebiyle, Havza’ya geçti. Buradan da daha güvenli olduğunu düşündüğü Amasya’ya gidebilmek için Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi’ye telgraf çekerek şehre gelme isteğinden bahsetti.
Hacı Tevfik Efendi’den “Amasya halkı devlet, din ve vatan yoluyla mücadele edenleri bağrına basmakla müftehir olacaktır” cevabını alan Gazi Atatürk, şehrin girişinde Hacı Tevfik ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı.
Hacı Tevfik Efendi'nin "Beldemize hoş geldiğiniz Paşa. Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun." sözleri, Mustafa Kemal'i oldukça memnun etti.

Ardından Saraydüzü Kışlası'nda 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ve "Hamidiye kahramanı" olarak tanınan eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey, 3. Kolordu Komutanı Refet Bey, Kurmay Yarbay Arif Bey, eski İzmit Sancak Beyi İbrahim Süreyya Bey, Yüzbaşı Osman Nuri, Tufan Bey, Yedek Teğmen Recep Zühtü, Efganlı, Teğmen Abdurrahman, Maliye Müfettişi Arif Bey, Erzurum 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Yıldırım Kıtası Müfettişi Mersinli Cemal Paşa'nın yanı sıra Edirne'de 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'in de telgraf vasıtasıyla katıldığı genelge görüşmeleri, 21 Haziran 1919'da başladı.
Ertesi sabaha kadar devam eden görüşmelerin ardından bütün dünyaya, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin amaçlandığı yüksek sesle duyuruldu.
"Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." cümlesi, alınan bütün kararların özeti ve bağımsızlığa giden yolun başlangıcını oluşturdu.
Kurtuluş Savaşının fitilini ateşleyen aynı zamanda da Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden önemli bir kilometre taşı olan 22 Haziran 1919’da imzalanan Amasya Genelgesi’nin üzerinden tam 107 yıl geçti.
Amasya Genelgesinin İçerdiği Maddeler
22 Haziran 1919’da imzalanan Genelge 6 maddeden oluşmaktadır:
1- Vatanın tamamı, milletin istiklâli tehlikededir. Hükümet merkezi İtilaf Devletleri'nin etkisi ve denetimi altında bulunduğundan, sahip olduğu sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum, milletimizi adı var, kendi yok durumuna düşürüyor.
"Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." Milletin durumunu ve davranışını göz önünde bulundurarak haklarını dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir milli heyetin varlığı gerekmektedir. Bunun için her taraftan vuku bulan teklif ve milli istek üzerine Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas’ta milli bir kongrenin süratle toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için, bütün illerin her livasından parti ayrılıkları dikkate alınmaksızın muktedir ve milletin güvenini kazanmış üçer kişinin olabildiğince çabuk yetiştirmek üzere hemen yola çıkarılması gerekmektedir. Her ihtimale karşı bunun bir milli sır hâlinde tutularak ve delegelerin gereken yerlere kimliklerini gizleyerek gelmeleri sağlanmalıdır.

2- Doğu vilâyetleri nâmına 10 Temmuz’da Erzurum’da toplanması gereken kongre için sözü geçen vilâyetlerin Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyetleri’nden seçilmiş üyeler zaten Erzurum’a doğru yola çıkarılmışlardır. O vakte kadar diğer vilâyetlerimizin temsilcileri de Sivas’a geleceklerinden Erzurum Kongresi’nin üyeleri belirlenecek zamanda umumi toplantıya katılmak üzere Sivas’a hareket edecektir.
3- Yukarıdaki esaslara göre, temsilciler Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetleri ve belediye başkanları tarafından ve çeşitli suretlerde seçileceklerdir.
4- Bu esasların uygulanmasına 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, Eski Bahriye Nâzırı Rauf Bey, 15. Kolordu Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, 13. Kolordu Kumandan Vekili Miralay Cevad bey, 3. Kolordu Kumandanı Miralay Refet Bey, Samsun Mutasarrıfı Hâmit Bey, 2. Ordu Müfettişi Cemal Paşa, 12. Kolordu Kumandanı Miralay Selahattin Bey, 25.Kolordu Kumandanı Ali Fuat paşa, Bursa’da 17. Kolordu Kumandan Vekili Miralay Bekir Sami Bey,, Edirne’de Kolordu Kumandanı Cafer Tayyar Bey ve diğer bazı sivil ve askeri önemli kişiler tarafından çalışılacaktır. Bundan başka eski sadrazam Müşir Ahmed İzzet Paşa, Nâfıa Nâzırı Ferit Bey, âyan üyesinden Ahmed Rıza Bey gibi kişilerden fikir ve düşünceler alınacaktır.
5- Reddi İlhak ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetlerinin verecekleri telgrafların telgrafhânelerce kabul edilmeyerek çekilmesi Posta ve Telgraf Müdüriyet-i Umumiyesi’nden bildirilmiştir. Bu husus kesin şekilde reddedilerek her ne şekilde olursa olsun serbestçe yazışmaların sağlanması için gösterilerde bulunarak yazışmalar sağlanacak ve bunlar elde edilinceye kadar gösterilere devam edilecektir.
6- Askeri ve sivil kuruluşlar hiçbir suretle terk ve başkasına verilmeyecektir. Vatanın herhangi bir tarafına yeniden yapılacak düşman işgâl hareketleri bütün orduyu ilgilendirecek ve meydana gelen duruma göre memleketin savunmasına birlikte girişilecektir. Bu sebeple komutanlar derhal birbirini haberdâr edeceklerdir. Silah ve savaş malzemesi kesinlikle elden çıkarılmayacaktır.

